27 Aralık 2015 Pazar

Son kayıp çanta bükücü!

Yeni yıldan önceki son extreme day'imi anlatmak için buradayım. Daha önceki şu yazımlarımda da kadıköy'de okuduğumu ve okulumuzun yurdunda kaldığımı belirtmiştim. Bu yazılarım genelde yaşanılan korkunç, gereksiz ve dersleri konu alıyordu. Bu seferkinin de korkunç katogorisine girmesi pek acayip değil.

Fakat bu seferkinin diğer korkunç olaylardan birazcık farkı var. Şu ana kadar hep eğelenmek için yola çıktığımız günlerde korkunç şeyler yaşamış, olayların bir kısmının bizim eğlencemiz için yaşanıp kötü sonuçlanmıştı.

Bunlardan biri kısaca kore restorantı ararken karşımıza çıkan ilk çin restorantında önümüze gelen balık ürünlerini bilinçsizce tüketip ikizimin ciddi bir alerji krizi geçirmesi ikincisi ise 4.30da varmayı planladığımız yere saat 8.30 da varmamız ve bu sırada da pek çok vapur seferi olsun diğer toplu taşıma araçlarını kaçırmamız.(hepsi anlaşmış gibi bizi es geçmişti ya...)

Bu seferki ise yeni yollar denerken tamamen kader işi bir iett aracında çantamı unutmak....

25 Aralık 2015 Cuma

// Senpai'den Haberler // : HER SABAH 2 SAAT BIYOLOJI & BTS - 'RUN' M/V

( BU POST ASLINDA 1 AY ONCE YAZILMISTI AMA YAYINLAMAYI UNUTTUM ... )

MERHABA BLOGUMUZUN MAGNIFICIENT  ZIYARTECISI.

Nasilsin ? Eyi misen ? 

Ben deyilem. 



Beni hatirladin mi ? 

Bilmem. 

( KAFIYE. YASSSSSS . )

Gunler Amerika'da zor ve stresli. Turkiye'ye donecegimi bilmek de ayri bir stres .



Ve biraz bu ic karartici seylerden kacmak icin yine blogumuza siginiyorum. Beni sicak bir kucaklamayla karsilar misiniz ? 

-----

MİM#20: Biricik Kore Hakkında!

Geçen ay yalnızca 3 yazı yazmış olmam beni çok üzüyor. Ama elden bi şey gelmez. Ben de bu ayki yazı sayımı arttırım B)

Bazı soruları önceki mimlerde benzer sorulara cevap verdiğim için pas geçicem. Özellikle beğendiğim soruları cevaplayıp beni bekleyen milyonlarca mat sorusuna merhaba diyeceğim.

İlk oppanız ve unniniz?

Tabii ki Yoonnaa! vee LMH...

Ost'sini en beğendiğiniz dizi?

100'lerce Ost dinlemiş ve hala daha aynı ostleri dinleyen biri olarak soru çok kazık geldi. Pas geçebilir miyim?
Neyse o zaman şöyle yapalım. Ost'lerini sevdiğim 3 diziyi söyliyim.
  • City hunter(its alright ve sad run *kalpkalp*) 
  • Dream high(Love high ve diğer bütüün şarkıları!!)
  • Heirs'ın da tek sevdiğim özelliği müthiş OST'Si!(yani teklerden)
Oyunculuğunu beğendiğiniz koreli aktörler ve aktrisler?

Off hang birini saysam!!!! O zaman başlıyorum:
  • Ji Chang Wook(Healer ve empress ki)
  • Lee Min Ho (City hunter ve birazcık Bof 
  • So Ji sub (Master's sun)
  • Joo sang Wook (Cunning single lady!)
  • Lee jong suk (pinocchio- ı hear your voice)
  • Park min Young (Healer- city hunter)
  • Park shin hye (Heartstrings - Pinocchio)
  • Lee min jung(Eeen sevdiğim!!!)))))))

Ne kadar süredir Kore dizisi izliyorsunuz, bu süre zarfında kaç dizi devirdiniz? Aklınıza ilk gelen izlenmeli dediğiniz dizi?

Yalkaşık 70-80 bitirmişimdir. Başlayıp devamı gelmeyenler de bi 50 eder :D

İlk olarak Cunning single lady gelir tabii ki!!

Sıkıldığınız diziler?

Hmm... Her dizide az çok sıkılırım ama genelde baştan sevmediklerim en sıkıldıklarımdır. Kısacası yukarıda belirttiğim bitmemiş 50 dizi.

Hangi dizi karakterine tekme tokat dalmak istediniz?

Açıkçası pek çok karaktere dalmak istedim ama yakın zamandan örnek vermem gerekirse Achiara's secret'taki eczacı imo'yu gördükçe sinileniyorum V_V

Sonunu beğendiğiniz ve beğenmediğiniz diziler?

Sonunu en beğendiğim diziyi söyliyim: Sanırım mask ve cunning single lady. A bi de man from the stars
Beğenmediklerimse: Başta BOF!! Sonra da sanırım nine plus boys.

Dizi müzikleri hariç ilk dinlediğiniz şarkı?

Sanırım ablamın yakın arkadaşının telefon müziği olan

Ft İsland HELLO HELLO

Korece - Japonca - Çince?

Çinceye karşı iyi duygular beslemiyor olsam da korece ve japoncayı çok severim.

Japonca kendi içinde de dışında da bambaşka bir dil. Mesela bir dilin iki farklı telaffuzu olur değil mi?Ve de bu tellafuzlardan biri şehirli diğeri ise daha çok merkezden  uzak kesimin kullandığ

Fakat japonlarda bu ayrımdan daha belirgin bir durumları var:

Gerçek japonca ve anime japoncası

Ve emin olun anime japoncası gerçektekinden 1000 kat daha güzel.

Korece ise belli şiveler dışında insanların benim şizofreni olduğumu sanacak kadar çok kendi kendime konuşmamı sağlayan bir dil. Gerçek manada sevdiğim tek yabancı dil.

Mim için kore fenomenine çok teşekkür ederiim!!!! Ben de istediğiniz soruyu cevaplamanız için evet sen okuyucu sana paslıyorum mimi!!

İyi günler!!

18 Aralık 2015 Cuma

I hear your voice'a dair《Jung woong in ve parody》

Allah'ım!!!! HUNHARCA GÜLDÜM!!! Ve bu güzel dizinin parodisinin tanıtımını yapmaya karar verdim! Fakat önce asıl dizimizin konusu:


Park so ha, insanların seslerinin yanında düşüncelerini de duyabilmektedir. Geçmişte-10 yaşlarında- yaşadığı trajik bir araba kazası sonucu babasını kaybetmiştir.
Bir süre konuşamayan so ha'nın, babasının cinayetini kanıtlayabilmesi için tek seçeneği 16 yaşındaki hye song'un mahkemede tanıklık etmesidir. Hye song so hanın durumuna acır ve tanıklığını ederek belalı min joon gook'u hapse gönderir.
Gönderir göndermesine fakat min joon 10 yıl sonra intikam için geri döner. Fakat Park So Ha,  Hye song'u koruyacağına yemin etmiştir.

Konu aynı The girl who see the smells gibi uçuk olsa da gelişen olaylar garip senaryonun önüne geçerek nefes kesici bir dizi sunuyor. Bu yönden senaristi tebrik ediyorum.

FAKAT!

Neden başroller arası bu kadar yaş var!!! Sırf bu nedenle tam olarak sevemedim gitti. Tamam so ha da iyi ama keşke avukat cha (Secret gardem Oska'sı) kızın eşi olsaydı.

Şimdi sıra parody'de

Dedim ya hunharca güldüm diye , eğer bir şey hakkında bilgi sahibiyseniz sizin de güleceğinize de eminim. Fakat o bir şey çok şey ifade ediyor. Bilmek için "her dizide nefret edilen adam" sendromlu adamın en az 2 dizisini izlemelisiniz.

Peki kim bu adam?

Genellikle hitap ettiğim şekilde yani, her dizide nefret edilen adam olarak adlandırılan bu insancığın adı: Jung Woong In.

Bu adamın şöyle bir özelliği daha vardır ki, komik rollerinden bile nefret edersin. İticidir ve gıcıktır.


Dizi boyunca böyle psikopat bakışlar atar.

Eline geçirdiği avını bu hale getirir.


En sonunda da kendini bu hale getirir ama acıyamazsın, acımazsın.

O zaman parodyi izlerken iyi Eğlenceler!


7 Aralık 2015 Pazartesi

Gap Dong

Balıkçı düğümü, saklı ceset ve her seferinde farklı bir DNA'ya ait iz.
Evet, yine bir Gap Dong vakası.


20 yıl önce çeşitli cinayetler işleyen Gap Dong'un yeniden seri cinayetlere başlaması ile bütün polisler gerilir. En çok gerilense eski gap dong olarak sorguya giderken ölen adamın dedektif oğlu ha mu yeol'dur. Gap Dong'u yakalamaya and içmişken işin içine bir de sahte gap dong girince olaylar nasıl gelişecek izleyip öğrenin!
Karakterler bunlar. Başrol kız haricindeki hepsi süper!
Kız da fena değil.
İki defa başlamak için yeltenip ikisinde de bıraktığım bir diziydi. Taa ki 2. bölümünden başlamayı akıl edinceye kadar B) Yine zeka fışkırıyorum muhahaaha!

Tabii ki başta olayları tam anlayamadım ama beni çeken bir gizem, bir cool cucuk ve bir adet dedektilik rolüne tam oturmuş OSKA vardı. (OSka Secret garden'dan :)



Bir de güzel olduğuna sonunda karar verebildiğim kim ji yeon. Heirs'tan sonra gerçek manada nefret ettiğim ilk aktris ünvanını almaya hak kazanmıştı fakat bu dizide birden gönlümü fethetti. Nasıl oldu ben de anlayamadım...

5 Aralık 2015 Cumartesi

Yazılıya girmek mi büyük marifet yoksa alacağın puanı yiğitlikle kucaklamak mı?

Üstümden yedi yazılılı bir tır geçti. Ah pardon hafta demek istemiştim -.-

Fark ettiyseniz baya uzun bir süredir yazamıyorum. Bunun bir sebebi yurda gitmem olsa da büyük sebebi yukarıda bahsettiğim yazılılar. Ama çok şükür bitti. Peki ne kadarı?

Neredeyse bütünü bitmiş olsa da haftanın son günü yavaş yavaş puanlarımızın açıklanmaya başlamasıyla bir şeyi gözden kaçırdığımı fark ettim:

Yazılıya girmek büyük marifet değilmiş asıl marifet alacağın puanı yiğitlikle kucaklamakmış.

Yani daha yolun yarısı duruyor. En tehlikeli olan.

Not: Daha çok çocukluk travmalarımdan bahsettiğim bir yazı olacaktır.

Not 2: Lütfen başarı algımı eleştirmeyin biraz da benim bakış açımdan düşünün ^^ 50 alan bir insan için 70 güzelken hep 90'larda alan bir insan için 80 kötü bir nottur. Bunu da unutmamanız dileğiyle iyi okumalar...

21 Kasım 2015 Cumartesi

Zeze / IU

Zeze'yi bilir misiniz?

Hani şu Yoksul bir ailenin oğlu olan 5 yaşındaki o müthiş hayal gücüne sahip çocuğu.. hani şeker portakalını kaybetmiş o küçük cocuğu...

Evet o benim en sevdiğim kitaplardan birinin, şeker portakalı kitabının ana karakteri :) Bir aralar kitaptan o kadar etkilenmiştim ki, her elime geçtiğinde belli kısımlarını tekrar tekrar okur ve ağlardım. Okumanız tavsiye edilir!
Peki IU ne alaka?

Benim de yeni edindiğim bilgiye göre IU yaklaşık 1 hafta önce yeni albüm çıkarmış. Şarkılardan birinin adı da Zezé. Açıkçası şarkı ismini ilk gördüğümde şeker portakalındaki karakter olabileceği aklıma gelmişti ama üzerinde durmamıştım. Sonradan  okuduğum skandal yazıları ile anladım neler olduğunu...

Sanırım 2 hafta önceki yazımla IU ya nazar değdirdim.

Öncelikle şarkıyı dinleyin.

14 Kasım 2015 Cumartesi

Psikopat...Hayır hayır biraz kötü.

Selam! Bugün yeni yaşadığım bir olayı sizlere anlatacağım. Baya saçma bir olay. Anahtar kelimeleriyse; Kötülük, sinir bozucu, erkek kore dizi izleyicisi?! ve biraz kötü. O zaman anlatmaya başlayayım.


Sabah, -bir nevi felsefe dersi olan- bilgi kuramı dersinde 1957 yapım filmin sonunu izleyeceğimiz için mutluydum. Dersten hemen önce kantinden aldığım çikolatalı poğaça ve Capri sun'ımı içiyordum.

This is capri sun.
 Sonra yanıma dün arkadaşımı teselli amaçlı girdiği bir odada dedikodusu yapılan, hakkında herkesin sevmediği, gelen geçene küfreden veya zarar vermeye çalışan çocuk olarak bilinen okulun sondan 3.sü çocuk hızlı hareketlerle capri sun'ıma dokundu ve geri çekildi.


Neler olduğunu anlamaya çalışırken çocuğa amacın ne bakışları attım ve capri sun'ı elime alarak içmeye başladım.

Bu da delik...
 İçmez olaymışım. Ben sıktıkça delinen capri sun masaya dökülmeye başladı. Koşarak çöpün yanına gittim. Olayı anlayan yunoka ve teselli etmeye gittiğim arkadaş kahkahalara boğuldular. Gerizekalı bense hala capri sun'ın nasıl bu zamana kadar dökülmediğini de şimdi döküldüğünü çözmeye çalışıyordum.

Sonra yanımdan o çocuk geçti. Gülüyor ve bir eliyle elindeki raptiyeyi gösteriyordu. O anda jeton düştü ve ben refleksen çocuğun ayağına tekme atmaya çalıştım olmayınca da son çare,

"Sen böyle devam et! Arkandan neler neler konuşuluyor haberin yok. Emin ol ki hiçbiri iyi şeyler değil." dedim.

Arkasına baktı ve sınıfına girdi.

7 Kasım 2015 Cumartesi

Beynine bir kez hava deymeye görsün/ Rapor

Her hafta 1 kitap bitirmeye çalışıyor olmama karşın, bloguma kitap yorumlarını yazmayacak kadar üşengecim. Fakat bu kitap beni o kadar derinden etkiledi ki, biyoloji hocasının 3 sayfalık raporunu 6 ya çıkaracak kadar çok yazıp bu kitabı tanıtmak istetti. Eee blog ne güne duruyor ben de burdan düşüncelerimi anlatırım^^

Beynine bir kez hava deymeye görsün kitabı, bir beyin ve sinir hastaları cerrahının olağanüstü yaşamını konu alıyor. Ve bu hikayedeki herkes GERÇEK! Ana karakterse yazar!

Eskiden izlediğim kore dizilerinden (doctor stranger, good doctor vb.) veya dinlediğim korkunç yaşanmışlıklardan dolayı cerrahlık, beynimde "küçük bir hata sonucu ölüm"le özdeşleşmişti. Sonra bu kitabı okudum ve fikirlerim 180 derece değişti...

Bu kitap bana cerrah olduğum takdirde hatam sonucu insanların öleceğini değil, başarım sonucu insanların yaşayacağını anlattı, kanıtladı.

Bununla birlikte yazarın, "Başarısızlığın başarıdan daha güçlü bir eğiticidir. Tek bir ölüm beyin cerrahının ruh halini, elli kurtarışın yapamayacağı kadar büyük bir etkiyle biçimlendirir." sözü de cerrahlığın ciddiyetini açıklar nitelikte. Çünkü cerrahlık "kibirli bir meslek" olmasına rağmen, "kolay olsaydı herkes yapardı" diyebileceğimiz kadar meşakkatlidir. Sonuçta işin ucu, ölüme kadar varıyor.

Cerrahlar "kimsenin görmek istemeyeceklerini görür", halk tarafından yüceltilmesine karşın, üstü tarafından:"Çok şey öğrenmek için buradayım dediğinde, hayır kölem olmak için burdasın" cümlesini duyacak kadar ezilir ve yaptığı en ufak hata sonucu "Suç ve ceza" romanındaki Rakolnikov'un halet-i ruhiyesine bürünebilecek kadar derinden etkilenebilir.


Cerrahlık ciddi sonuçlar doğuran bir yapıda olmasından dolayı ciddiyetin hakim olduğu bir meslektir. Fakat bana göre yazar, en sempatik ve duygusal olağanüstü cerrah olmaya aday. Bu da  kitabı daha sevilesi kılarken okuyucuya rahat bir ortam sağlıyor.

Peki bu kanıya nasıl vardım? 

31 Ekim 2015 Cumartesi

Hidden singer «IU≫

Kore fanlığımın ilk yıllarında -dream high'ın favorim olduğu dönemlerde- Biricik Pil Suk'un (IU) şarkılarını derinlemesine araştırıyordum.

Sonradan en sevdiğim şarkılarından biri olacak olan You and I şarkısıyla karşılaştım. Oldukça güzel bir şarkıdır Tavsiye ederim!

IU - You & I

Size bilerek live versyonunu açtım böylelikle hem IU'nun sesinin her yerde güzel olduğunu hem de aradan kendi sevdiğiniz ünlülerin bile ne kadar sevdiğini seçebilin diye :)

Not: IU, sesinin yanında görünüşünün de çok güzel olduğunu düşündüğüm nadir korelilerdendir.

Şimdi,  asıl konumuz burdan sonra şekilleniyor.

Bir gün bu şarkıyı ararken Hidden Singer adındaki bir yarışmayla karşılaştım. O zaman önce yarışmamızı tanıtalım:
Hidden Singer ( Korece: 히든 싱어) jTBC kanalında yayımlanan Tv eğlence programıdır. Program her dört turda ünlü şarkıcılar ve onların sesini taklit eden kişilerin, seyircilerin içlerini göremediği bir kabinde söyledikleri şarkıların 100 seyirci tarafından oylanması sonucunda gerçek şarkıcının tahmin edilmeye çalışılmasına dayanmaktadır.
Şimdi daha yeni IU'yu tanımış birinden tutun müziklerini dinleyen birinin bile % 90 ihtimalle IU'yu bulamayacağı bir video izleteceğim size! Bu sırada tahmin yapmayı da unutmayıın!




29 Ekim 2015 Perşembe

Mim #19: Yemek sitili mi yaşam sitili mi?

Merhabalar!

Aramıza yeni katılan Blogger Mervenin mim pasını aldım ve sahalara geri döndüm!

Başlığa gelirsek, açıkçası bu başlığı benim yerime başka biri yazmış olsaydı her şey daha mantıklı açıklanabilirdi fakat yaşamak için yemek yiyen ben, bu başlığı yalnızca benden sonrakilerin ne düşündüğünü bilmek için yazdım.

"Yaşamak için mi yersiniz, yemek için mi yaşarsınız?"


Böyle dediysek de yemek ayrımı yapmam anlamayın. Ben sadece hiçbir yemeği yemek için yaşamadığımı belirtmek istiyorum yani kısacası yunoka kadar boğazıma düşkün değilim :D

O zaman daha fazla uzatmadan sorulara geçelim.

23 Ekim 2015 Cuma

Jang Ye Won / Fenomen Muhabir

Selam! Nabersiniz??
(made by my family ;)

Bugün ilginç bir olayla geldim hem de bayaa ilginç.

Yaklaşık 3-4 ay önce görsellerde gezinirken tam olarak şöyle bir gif görmüştüm:


Bayanın ne kadar güzel olduğunu düşünüp kim olduğunu veya neden böyle bir gif olduğunu sorgulamamıştım.

Kim bilebilirdi ki bu ani gülümsemesi ile bu kadar ünlü olduğunu!

21 Ekim 2015 Çarşamba

Rekor güncel dizilerim #1

Evet bugün itibari ile en güzel ve en fazla güncel dizi rekorumu kırdım!

Genelde 2 yada 3 güncel dizi izleyen ben, şu anda 5'i geçtim ve hala sırada bekleyen güncel dizilerim var. Ayrıca hepsi birbirinden güzel!!!

Fakat anlatma sıramı en sevdiğim diziden sona doğru yapacağım.

1-) Twenty again

(Yazım zamanı 17.10.2015)
Dizimizin 14.bölümüne gelmiş bulunmaktayız ve ben hala sıkılmadım. Bu Healer'da bile azıcık sıkılma belirtisi göstermiş olan benim için neredeyse bir ilk! Sanırım bu dizi favorilerim arasına girmeyi başaracak :D
Ve tabii ki Ha woo jin süper!
(Alıntıdır)
Dizinin ful tanıtımı için dizinin isminın yazılı olduğu yere tıklayınız.

2-)Six flying dragons



Yeni yazdığım yazımda da belirttiğim gibi tek kelime ile müthiş ve oldukça bilgilendirici bir dizi!

19 Ekim 2015 Pazartesi

My daughter(?!)Geum sa wol


Başlıkta da belirttiğim gibi, bu nasıl bir dizi ismi? Tamam, olabilir ama aynı isimde milyon tane dizi var lütfen yapmayın etmeyin. Zaten üzerine tıkladığım gibi afişi dolayısıyla da oyuncuları görmem bir oldu. Tepkim neydi biliyor musunuz? Hunharca gülmek.


Abi resmen aile dizilerinde tutan isimleri bir araya toplayıp benzer bir konuyla yeni bir dizi çekiyorsunuz. Lütfen biraz daha creative olalım.

Ayrıca yeni edindiğim bilgiye göre senaristi Come! Jang Bo ri'nin yapımcısıymış. Bu haber ile birlikte daha bi önyargılıyım artık. Neden mi? Çünkü Jang bo ri dizisi güzel bir başlangıç yapsa da yaklaşık 7-8 bölüm çocuklukları ile geçen, karakterler büyüyünce ise bambaşka berbat bir diziye dönüşen hayal kırıklığımızdır ablamla. 



Yine de belki senarist bu seferkini böyle yapmaz da bizi şaşırtır diyerek önyargılarımı gerilere atıyorum. 

Güncelleme: Gerçekten çocuklukları 7 bölüm sürdü fakat bu sefer hep çocuk kalmalarını istedim . . . 
Bu kız çok şekerr! Take care of us captain dizisinde daha tatlıydı ama burda da iç fena değil.
Yine de aile dizilerini çok seven biri olarak başrolü baek jin hee olan bir diziyi kaçıramam.
(Diğerleri de hiç fena değil )
Not: Özellikle çocuk oyunculara bayıldım

17 Ekim 2015 Cumartesi

Six Flying Dragons

MÜTHÜŞ BİR DİZİYE BAŞLADIM DOSTLAR!!!


Tarihi dizi tutkunu ben, Jang ok jung'ın kralı dahil pek çok sevdiğim oyuncunun bulunduğu süper ötesi bir dizinin 4.bölümüne gelmiş bulunmaktayım! O zaman vakit kaybetmeden diziye geçelim.

Eğer azıcık tarihi dizi geçmişiniz varsa koryeo ve Jeoson kavramlarından haberdarsınızdır. Birisi Kore cumhuriyetinden hemen önceki Jeoson hanedanlığı, diğeriyse ondan önceki, koryeo hanedanlığıdır. Bir nevi selçuklu ve Osmanlı olarak bizi düşünebilirsiniz. Aynı ırkın birbirinin devamı devletler.

İzlediğim her tarihi dizide koryeodan jeosona geçişi sorgulardım.

Acaba ne olmuş da yönetim değişmemiş de ülke ismi değişmiş?
ya da
Hanedan yine aynı soydan mı devam etmiş? vb.

Bu dizi BÜTÜN sorularıma yanıt olacak gibi! Neden?

Konusu: Babasına saygısının bir hayal kırıklığına dönüşmesiyle Sungkyunkwanka giren 13 yaşlarındaki haksızlığa asla müsamaha göstermeyen, karşısındaki kim olursa olsun kafa tutan Bang Won'un, Haklı görüşlerini en güzel biçimde dile getirerek hükümete kafa tutmasına rağmen belli bir yerde kalmış geleceğin Jeoson Kralı Do Jeon ve annelerini aramak için gelen iki kardeş ve pek çok dragonla tanışarak bir devlet kurmasını konu almaktadır. KISACASI BİR DEVLETİN KURULUŞUNA ŞAHİT OLUYORSUNUZ.

Oyuncular:

13 Ekim 2015 Salı

Mim #18: Zorlu olan... a bi de unutulmuş...

Mimi unutmuşum gitmiş! Hatta bi ara mimin adını hatırlayamadım, 50 saat hangi mim olduğu yazan, kimin mimlediğini belirten yorumu aradım ve da da da dannn!!! Bulamadım demek ki bunca saat kendi kendimi mimlemişim gfjhjl :D Amaan sonuçta o kadar yaptım yayınlayıveriyim :)


Hem misaki, miki, kinu moka ve Rin'in cevaplarını da merak ediyorum :)

1-) Bu gece öleceğini bilseniz bazı insanlara bazı şeyleri söylemiş olmanın pişmanlığını hisseder misiniz? Peki neden söylemediniz?

Bu soruyu okuduğumda aklıma ilk gelen isim anneannemdi, çünkü yakın zamanında kavga etmiştik. Tabii ki ergenliğim sağ olsun ileri gitmiştim. Eğer ki o zaman ölseydim özür dilemediğim ve helallik istemediğime pişman olurdum.
Fakat şu an küs değiliz :)
Siz siz olun yakınlarınızı kırmayın....

2 Ekim 2015 Cuma

Sukul layf -Esprisi bile sinir bozucu olan-

Bugün cuma. Aynı chatte de belirttiğim gibi, BİLGİSAYARIMA KAVUŞTUM.
Ayrıca internetime de ❤︎ (yurttan döndüm)
Dedim bir de ben nefretimi kusayım.

Biliyorsunuzdur, okul kurallarına gereksiz birkaç kural eklenmiş.
Okulda telefon kullanamamaktan tutun tek izin günümüzü çarşamba gününü 5'e çekmeye* kadar-.-


*Yurtta her gun saat 3'ten 5'e kadar iznimiz varken özel çarşı günü olarak adlandırdığımız çarşamba günleri 3-7'ye kadar iznimiz var. Bu süre zarfında istediğimiz gibi gezebiliyoruz. Kısacası, kadıköy taksim, beyoğlu'YDU, Artık değil! Tek özgür günümüz de elimizden alınıp izin 7'den 5'e çekilmiş, çok atarlıyım V-V

Yeni bir kural daha çıkmış, herhangi bir hocaya ya da öğrenciye hakaret edememe kuralı. Aslında  bu kural oldukça mantıklı. Fakat bugünkü yazımdaki duygularıma zincir vurup tepkilerimi azaltmama neden olacak. Yani anlayacağınız az sonra yazacağım yazıdaki duygularımın 5 katı kadar üzgünüm ya da mutluyum. 

Ve emin olun gerçek hayatta Kyoko'nun auraları kadar atarlıyım...


Peki neden?

27 Eylül 2015 Pazar

Korece özel adlar ile imtihanım

Uzun bir kore fanlık sonucu korece isimlere az çok alışmışızdır.

Fakat bazı isimler var ki oldum olası ilk önce google'a başvurup yazarım.

Bu kelimeler de oldukça ilginç.

Bu yazımda sizlere bu kelimeler hakkında az çok, gerekli gereksiz bilgiler vereceğim, hazırsınız başlıyorum.

Not: 3 yer adı ve 3 de ünlü ismi yazdım sıkılırsanız ünlülerde eğleneceğinize eminim.Ayrıca şok da olacaksınız ;)

24 Eylül 2015 Perşembe

☆★☆《 DUYURU 》 : Senpai'den !! (HIATUS) ★☆★

Merhaba blogumuzun ziyaretcisi. 

Nasilsin ? 

Senin icin cok sugoi olmayan haberlerim var ...


Amerikada okulum yaklasik 2 haftadir baslamis durumda ve ben okula hem gec basladigim icin, hem en ust seviye siniflari sectigim icin su siralar zor zamanlar geciriyorum ... 

Bloga 'ugramayi' geçtim, 20 dkk bi anime bile izleyemiyorum ... Lüks gibi bisey oldu ; 3; // 

Hayranlarim. Fan clubim. Beni affedin. Sizi seviyorum. ♥


Ama Senpainiz yaklasik 1-2 ay bloga cok ugrayamayabilir ... 

Beni anladiginiza kalpten inanaraktan hepinize guzel bir yeni okul dönemi diliyorum ! 

BENI UNUTANI DÖVERIM. TAAAMMI. 


- Makoto Senpai 

23 Eylül 2015 Çarşamba

Mim #17: Blogger Life ≪Editor:L.A.≫

Selaam! Banghwang'ın bizi mimlemesiyle geldikk!

Başlığa yorum: İlk mimimizdeki gibi editor little agashis yazacaktım ama uzun olur dedim. Little agashis artık bir Los Angeles :"D

[Senpai'den Not : Çok uzulerek belirtmek isterim ki, uzun bir sure post yayinlayamayacagim. 



Amerikada okul basladi ve benim yetismem gereken cok sey var. 2 haftadir ne drama ne anime izliyorum ... 

Sorry ; 3; ] 



1) Blogger denince aklınıza gelen 3 şey nedir?

Azim, mutluluk, kore


Neden azim diye sorabilirsiniz. Çünkü kendime verdiğim bir söz yüzünden yaz boyu 2 güne 1 yazı yetiştirmek için var gücümle çalıştım. 3 günü geçirdiğim az zaman oldu. Bu azim gerektirmez de ne gerektirir!

Cidden yoruldum ama deydi. Sizlerle tanıştım, eğlendim yeni bilgiler öğrendim. Sarangheyo yedılaa!

Anime ♡ Kore ♡ Kendimi Ifade Etme



Blig yazarken asil kisiligimi ortaya cikardigima inaniyorum ve genellikle Anime-Kore tarzi yazdigim icin ~~

20 Eylül 2015 Pazar

Nice mı Guy?


Başlığa yorum:


Hiç de değil valla.
Kızı mahvetti.
Neyse spo vermemeliyim.

Sonuçta dizinin yapıtaşı: entrika

Konusu ise intikam.


Başa bir ost koyuyorum arka fonda dinleyerek okuyunuz.

17 Eylül 2015 Perşembe

Mask


Bu nasıl bir başlangıçtır!
Dizinin ilk iki dakikasında ben şok, kadın şok yandaki adam ölü...
Ben ful ekrandan çıkıp gerçekten 1.bölümü mü açmışım diye kontrol ediyorum.
(daha önce Big man dizisinde böyle bir hata yapmıştım da)
Teyit ettikten sonra derin bir nefes alıp tekrar oynata tıklıyorum.
Deli arıyor, kadın can havliyle açıyor.
Tabii Teklifi ve "önce ölmen gerek" şartını duyduktan sonra kadın daha bi şok haliyle.
Sonra olaylar geri sarılıyor.
Böylelikle dizi tam manası ile başlıyor.

Neyse bu kadar ilk dakikalar yorumu yeter şimdi dolandırmadan konsunu yazalım.

Ji sook klasik bir dram kızıdır. Babasının borçları, işyerinin azarları derken Tescilli deli enişte tarafından yukarıda belirttiğim teklifi alır. Yaşamak için tek şansı vardır.

⇒ Ölmeli ve zengin biri olarak yeniden dirilmelidir. ⇐

15 Eylül 2015 Salı

《 Senpai'den Secmeler 》 : Hip-hop Lady Gaga deyil miydi yaa ..?

Merhaba blogumuzun buyuuuk ihtimal benden daha kulturlu olan ziyaretcisi .

Hav ar yu ? Nan kwenchana ~ 

3 aylik kardesime Show Me The Money (SMTM) sarkilari dinletirken farkettim ki ben aslinda cok fazla Korece rap dinliyorum ...

Bunun kim oldugunu sonra gorceksiniz ~

SMTM'de surekli 'HIP HOP' diyorlardi. Sonralari ogrendim ki Hip-Hop su rap olayiyimis. 

Ve birden kendimi kendime su soruyu sorarken buldum ;  


' HIP-HOP LADY GAGA DEYIL MIYDI ? OMAYGAD. '

*Kultursuzlukten yerin dibine girdi. Mantigin öldügü yere baglanmak istiyorsaniz lutfen 2 ye basiniz.*


Bu postta size bir kac K-HipHop sarkimi listelicem ~ 

--------

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...