28 Nisan 2016 Perşembe

Mim#23: Yak, yeniden yaz, tekrar oku

Merhabaaa! Mim havasına girdim sanki. Malum bayadır mim yapmıyordum Betül paslayınca çok sevindim.

Bu kitapların hepsi-dublörün dileması dışında, o geçen yılın ekim ayı kitabı- 2016 yılında okumuş olup bloga yorumlarını girmeye üşendiğim, ya da yapsam da anlatmayı beceremeyeceğim kitaplardan oluşuyor. Betül'ün pasladığı bu mim sayesinde anlatmak isteyip de güç yetiremediklerime şahit olacaksınız!

Tarihçimizin tabiriyle: Bir taşla kuş katliamı yaptım!! Taşı veren Betüle sevgiler...

TUR 1!


Yak  » Kürk Mantolu Madonna

Yak arkadaş yak! Klişe bir senaryo, gereksiz dengesizlikteki aşk için yak. Yoksa eski kelimelere ve hiçbir şekilde devrik olmayan cümlelere ve sonlara doğru akıcılaşanları yakmaya da bilirsin. 
Sevenleri böyle yüz üstü bırakmak istemem şuraya 1K yorumumu da koyayım.

Bir Sabaattin Ali de okumuş olayım dedim, okudum. Ee ne oldu? Okumuş ve 1933 yılı Almanyanın durumunu öğrenmiş oldum. Başka da hayran olunacak bi şey bulamadım. 
Yalnızca söylemeliyim ki acıma duygumu kabarttı. Raif bey adına üzgünüm. Hayatını bu şekilde harcamış olduğu için.

Tek alıntı cümlemi de buraya bırakıyım:

"Dibinde bir ejderhanın yaşadığı ilinen kuyuya inecek bir kahraman bulmak, muhakkak ki , dibinde ne olduğu hiç bilinmeyen bir kuyuya inmek cesaretini gösterecek bir insan bulmaktan daha kolaydır."

Yeniden Yaz » İsmi her neyse

Biliyorum, daha düne kadar övüyordun neden şimdi yeniden yaz'a koydun diyorsunuz. Beni kandıramazsınız. Güzel kitap, hoş kitap da içi yeterince dolu değil! Çok olay var çok güzel anlatılmış da benim istediğim hayatımı değiştirmesi. Büşra ablada bu yetenek varken yeni eserlerinde olay örgüsünün karmaşık ve daha dolu olması

Alıntılarla devam mı etsem:

"Bazıları aşksız yaşanamayacağını düşünür ama bence oksijen daha önemli."

Yeniden oku » Pi'nin Yaşamı

Gerçekleşebilecek en sıradışı hikaye. Tek kelimeyle nefes kesici...
Tekrar tekrar oku, bengal kaplanının nefesini hisset. Kork, yaşama tutunmanı bengal kaplanı sağlasın. 

"Amaçsızca sürüklendim. Nereye gideceğime rüzgarlar ve akıntılar karar verdi..."
TUR 2
〖MURAT MENTESH〗


Demin gerçekleşebilecek en sıradışı hikaye dedim. Bu sefer de gerçekleeşemeyecek en sıradışı hikayelerin yazarını tanıtacağım. Açık ara farkla gerçekleşemeycek en sıradışı roman yazmak gerçekleşebilecek sıradışılığı bulmaktan daha zordur. Murat Menteş kafası gerektirir. 
Bunun at kafası olduğunu şu yazımda belirtmiştim :)

Bu arada tanıtıma en kötü kitaptan başlamak ilk defa tadacağın yemeklerin yanmış kısmından yemek gibidir. Yapmayın etmeyin ve yazılış sırasını takip edin. Yani önce Dublörün dilemmasında bir albinonun aşkını, sonra bir sahtekarın tesadüflarla dolu hayatını en son da son kurtuluş savaşı gazisinin son demlerini okuyun. 
Ya da boş verin sonuncuyu  okumanıza gerek yok.

Bu arada hepsinin alıntısı ilk cümleleri. Başka yerden seçmeyi düşünsem karar veremeyip yazıyı Murat Menteş sözlerinden alıntılar yapardım. (Allah korusun)

YAK » Ruhi Mücerret

Yak abi bu kitabı. Güvendiğim dağlara kar yağmasına neden olan bulutları yak. Yapım yılı 2013'ü de yakabilirsin. Teog yılım. Lanetli yıl sjksjsk. Neden mi sevmedim? 

1000 kitapta bunu yanıtladım:
Farklı olan ne? Konu absürtlüğü aynı, fakat eski esprilerinin yerini haza bağlı komedi almış, karakterlerin masumane aptallıkları #KorkmaBenVarım'ın #HayatiTehlike 'sinden sonra ağır bir darbe almış ve bizi Serseri Civan ve 100 yaşındaki aşık kalbi hala atan bir adama(Gerçi Ruhi iyi bir karakterdi) mahkum bırakmış. Zaten çevrem tarafından sert eleştirilere maruz kalan Murat menteşi bu yazdıklarımdan sonra savunacak mecalim kalmadı. Sınırı geçmedikçe en sevdiğim yazar yerini koruyabilirdi fakat maalesef ki tanıdığım hakları bu kitabımda yeterince kullandı.

Yeniden Yaz » Korkma BEN varım!

En sevdiğim Murat Menteş kitabı fakat o son olmadı bea! Aklı başına gelen onca karakterden sonra zalimlere mutluluk veren bir son mu?! Yok almıyım. Bunun adı Hayati Tehlike olsa da. 
Yaz dostum, tekrardan...
Müntekime acıdım ondan tekrar yaz... Fu'yu özledim ondan dolayı yaz... 

Fakat zibilyon tane alıntı sözüme dokunma. Onlar öylece kalsın. Değiştirilse de sorun değil her biri hafızama kazılı sonuçta.

"Bu kitapta anlatılanların hepsi gerçektir, fakat hiçbiri henüz cereyan etmemiştir."

Tekrar Oku » Dublörün dilemması

Doyamadım onun için öyle oldu. İlk kitabım olmasından dolayıki acemiliğimden, büyümemiş olamamdan dolayı tekrar okumak istiyorum. Şimdi okumak istiyorum çünkü Nuh tufanın biraz daha sallayıp yanlışları tutturamadıklarından istiyorum :) Murat menteşi tanıyamama neden olan cümleleri istiyorum. Tekrardan ilk cümleyi okumak istiyorum:

"Canımın içi böyle şeyler yalnızca romanlarda olur"
Aslında bu Orhan Gencebay'ınmış.

TUR 3
〖ÖMER HOCA RANDOMS〗

(Ömer hocanın rastgele seçtiği kitaplar, gerçekten!)
Sevdiklerimin hepsinin raporunu blog yazdığım için alıntıları tekrar yazma gereksinimi duymadım. Yazılardan alıntıları bulabilirsin.

Yak » Doğanın gizli bahçesi

Yak'ın, Bir odun da siz taşıyın şu saçmalığa. Dilinin çok bilmiş olduğu, hapşursak evrimden geldiğimizi söyleyen bir zihniyetin hakimiyetinde gereksizce ele alınmasını yakın. Yoksa her düşünceye açığız, belirtmesini bilenin...

Yeniden Yaz »  Ölüler sır saklamaz

Gerçekten güzel bir kitaptı fakat beynine bir kez hava değmeye görsün'ü geçemedi. Bu nedenle yeniden yaz. Gönülsüzce yaz. Tek sorununun monotonluğa bağlanmasını yaz. Onun dışında yazma oku. Ha bi de Yazımı oku.

Tekrar Oku » Beynine bir kez hava değmeye görsün

Gerçek olduğu için tekrar oku, ders al. Duygulan, ağla, beğen, öner. Açıkçası bu kitapta her türlü duyguyu yaşayabilirsin. Bunun için doktor olmana gerek yok. İnsan ol yeter. 
Yazı için tık tık!

TUR 4
〖YABANCI YAZARLAR〗


Maalesef ki kitaplar ulaşabileceğim bir mesafede değil. Alıntı 

Yak » Ölüm bir varmış bir yokmuş

Bir zamanlar bir yorum yaptım 1K'da:
Şu an 70teyim ve tam olarak böyle hissediyorum! Sanki okuduğum 10 sayfa 40-50 sayfaya bedelmis gibi. Zaten bir bakıma öyle çünkü konuşmaları yaysalardı kitap rahat 350-400 sayfa ederdi gibime geliyor. Acaba gelecekte akıcılaşacak mı?

Sonuç: Akıcılaşmadı aksine sıkıcılaştı. Bu nedenle yak. Nobel ödülü yazısından başla. Çünkü nobelin kitaba değil yazara verildiğini okuduktan sonra öğrendim.  Hüsraaan...

Yeniden Yaz » Bir psikiyatristin gizli defteri

Yeniden yaz çünkü bu kitap psikiyatri derken gereksiz şeylerle doldurdu kafamızı. İşte bu nedenle YENİDEN YAZ. Yoksa kitap güzel, vakalar sıradışı.
Yazısı da burada buyrunuz.

Tekrar Oku » Satranç

Tekrar okunsa ezberlenecek kadar kısa bir kitaptı yine de oku bea! Sonunu öğrenmek için hızlı hızlı okuduğum için tekrar okumayı düşünebilirdim fakat asıl tekrar okuma nedenim Karakterlerin ruh halini hissetmek için tekrar okumalıyım.

İstiyorsalar:

Saliha
Little Black eyes
Tatlı Ramen
Bir tost (1-2 tur döndür )
Bir ev kızı!
Ve isteyen herkes!!

İster yorumlarda ister kendi bloglarında.

24 Nisan 2016 Pazar

Rekor güncel dizilerim #2

Merhabalar!

Bu yazım tahmin etme üzerine bir yazı olacak.

Tabii ki ilk tahmin sizden gelecek:

Sizce bu seferki dizi rekorum kaç?

Diğer tahminler de benden gelecek. Sizin ne diyeceğinizi tahmin edicem.
"2-3?"
I-ıh
"Yok artık 4-5?"
"Bu kız daha geçen kore dizilerini bırakmaktan söz etmiyor muydu?"
"Doğru ya o yazısının altına hemen sonrasında 4-5 bölüm izlediğini yazmıştı."
Stop! durabiliriz.

Eksilere uçmanızı istemiştim ama yine roket patlattım.

Büyük ihtimalle kimse şuanda güncel hiçbir dizi izlediğimi düşünmedi.

Belki de düşündü, suizanda bulunmayayım.

Evet uzun zamandan sonra bir rekor daha kırdım.

2-3 yıldır ilk defa hiçbir diziyi yarım bırakmış ya da yeni bölümünü aç bir şekilde bekler durumda olmama rekoru...

Ya şa sın.

Bu durumu ablama anlattım.

"Ben de" dedi.

Hevesim kursağımda kaldı. Hıh.

23 Nisan 2016 Cumartesi

Tarih dersinde Kahkaha! Buşra Nebati

2 hafta kadar önce coğrafya yazılısına çalışmam gerekirken oturup sayfa sayısı fazla fakat oldukça akıcı bir kitap olan İsmi Her Neyse'yi okudum.

Tabi bunu yalnızca okuldan sonra etüte kadar olan zamanda yapmadım. Sıkıldığım derslerde ve boş olan derslerimde de hızımı kesmeden okudum.

Hal böyle olunca da kitap bitti. Bitti bitmesine de instagram tanıtım fotoğrafını çekmem gerekiyordu. Onu da okulumuzun bahçesinde 3-5 tur attıktan sonra arkadaşlarla hallettik. Son olarak yazısını yazmak kalmıştı.

Tıpkı bloga yazdığım garip cümleler gibi instagramı da gereksiz yazılarımla dolduruyorum. İsmi her neysenin kaderi de buymuş Şu yazıyı yazdım:

ranaagashicikGüzeldi be! Zeynep ile ismi kerim, krema ya da ismi her neyse olan komşusuna olan ilgisi ve %80ini kapsayan konu: hayat. Kitapta İsmi her neyse o kadar her neyse kalmıştı ki son sayfalarda ben şok didim. Gerçi her neyse dedirtecek olaylar oldu belki o yüzden demişimdir. Ve tabi ki Zeynep de herneyse dedi. Kitap kısaca dolu olduğunuz bir dönem sizi rahatlatacak akıcı bir kitap. Hayatımı değiştirmedi ama eğlendim. Gülümsedim ve en önemlisi yanlışlıkla tarih dersinde kahkaha attım. #ismiherneyse #büşranebati

Bunun üzerine yakın arkadaşlarım yorumlarda espri döndürmekten geri durmadılar ve:
Miss T:  @Zeynoo senden mi bahsediyo kanki
  • Miss Z: @tgb kanki kerim diye birini tanımıyom krema diye de tanımıyom ben degilim galeba, dediler. 
  • Görünce güldüm. En büyük destekçilerim sanırım dostlarım. 
  • Buraya kadar her şey normal. Fakat sonra bir anda bir yorum geldi. 
  • Kimden? 

  • BUŞRA NEBATİ'den!

18 Nisan 2016 Pazartesi

Ölüler sır saklamaz/ Adli bilimler: Ceset, cinayet, kan

Bir rapor ödevine daha merhaba diyin!! Bu seferki cinayet dolu bir serüvendi. Çok eğlendim, ürktüm, öğrendim. Uzun uzun uyarılarla rapor olduğunu belirtmeme gerek yok herhalde :) sonlara doğru daha çok eğleneceğinizi düşünüyorum sıkılınca garip bilgilere bi uğrayın beğeneceğiniz olaylar olur eminim. Yorumda belirtmeyi unutmayıın!! 

-Bu yazının bütün hakları saklıdır.-

@ranaagashicik

"Acele eden bir suçlunun ardında bıraktığı tüm izleri göremeyebileceği neredeyse kesindir ama titiz bir adli bilimci bunları gözden kaçırmaz."

Bu kitap bizlere adli bilimci olmanın ne kadar önemli, zor ve ürkütücü bir meslek olduğunu, yüzlerce yaşanmış cinayet olayı ile gözler önüne serdi. Bir cinayet romanından tek farkı olayların birkaç sayfa içerisinde bir çözüme ulaşmasıydı. Yoksa heyecan kısmında bu tarz romanlardan aşağı kalır bir tarafı yoktu. Belki de bu kitap türünün ilk ve tek derlenmiş örneğidir.

Adli bilimciler tarih boyunca bu titizliğiyle kesmeden yol almış, fakat teknik sorunlardan -mesela kimlik tespiti için kesin bir yöntem bulunamamasından dolayı veyahut da arsenik zehirlenmesi geçirdiğini kanıtlanamamasından dolayı bazı aksaklıklar yaşanmış failler suçsuz yere öldürülmüş, serbest kalmış ya da dava hiçbir zaman çözülemeyerek tozlu raflara kaldırılmış.

17 Nisan 2016 Pazar

Kim zalim kim mazlum?!

Sonunda 47.bölümü de bitirmiş, Sambong vs bang won savaşlarına son veriş durumdayım. Bölümün sonunda ne olacağını biliyordum. Sambong'un bang wondan önce öldüğü yüzlerce yıldır bilinen bir gerçek. Fakat sanırım aklım bunu kendi gözleriyle görmedikçe inanmayacaktı. Ben de hızlı hızlı izleyip ağzım oval durumdan, gözlerim acınası bakışından taviz vermeyerek bölümün sonlarına geldim.



Anlatma ihtiyacımı gidermek adına ablama ikizime anneme olayları hararetle ve hılı hızlı anlattım. Maalesef ki izlemedikleri için dizi hakkında insafsız yorum yapılmasını sağlamak dışında bir işe yaramadılar. Ben de soluğu her zamanki gibi blogumda alıyım dedim.

Aşağıda da gördüğünüz gibi bir başladım bir daha da zor durdum. Hızlı yazmaktan dolayı devrik ve saçma pek çok cümle kurdum. Ama olsun. Bir sonucum olmasının yeter olduğunu düşünüyorum. O zaman Sambong vs Bang won savaşlarının kritik analizini okurken iyi eğlenceler!!
Pek eğlenmeyeceğinizi biliyorum ama neyse...

12 Nisan 2016 Salı

Arşivden #1 [Yorum]

Bir süredir blog yazılarımın girişlerini de içeriklerini de toparlayamıyorum. Bu kelimeler bulmacasında neler anlatmak istediğimi anlayan birileri olursa eğer gelin beni avutun :D


Yorum okumayı genelde severim. Bundaki büyük etken ev internetimizin yavaşlığı. Ne alaka diyeceksiniz.
Şöyle ki, izlediğim bölüm yüklenmediğinde genelde sinirden kudurmak yerine spoilerlı yorum okumayı göze alırım. Tabii ki bunu yaparken virüs (spoiler) taramasını göz ucuyla yapmayı unutmam. Allah korusun bi spoiler bile dizinin geleceğini karartabiliyor.

Ama öyle her yorumu da beğenmem. Genelde kriterlerim vardır. Mesela uzun yorumların yüzde seksenini beğenirim. Benim düşündüğüm gibi düşünüyor olması gerekmez. Sonuçta düşünüyordur ve bu bana yeter.

Beğenmemin asıl nedeni kısa yorumlar gibi birbirini tekrar eden içi boş cümlelerden oluşmazlar. Bazıları öyle başlar ama birkaç klişe cümleden sonra özgün cümleler yazmak zorunda kalırlar. Ve ben o cümlelerden yorumun değerini kafamda oylar, gerekirse ekran görüntüsü alırım. Biliyorum biraz fazla gereksiz işler müdüresiyim ama eğlenceli.


Değerlendir ve ekran görüntüsü al!
Beğenmediğim yüzde onluk kısmı neden beğenmediğimi sorarsanız:

Onlar kendi cümlelerini tekrarlarlar. Destan kadar yorumu tek cümlede toparlayabilirsiniz çünkü aslında koca paragrafta hiçbir şey anlatmamıştır. Yani ne yapın ne edin o tarz yorum yazarlarından olmamaya bakın.
(Ne yani şimdi ben bütün paragrafı bunun için mi okudum!!! konulu gifim)
Şimdi

10 Nisan 2016 Pazar

Keep Calm and Don't watch K-Dramas!

Merhaba.
Sevgili blog takipçilerim,
Bugün sizlere bir anımı anlatacağım.
Sonra da güncel durum analizi yapacağım.
O zaman size hayret dolu okumalar.

Bundan yaklaşık 2 sene evvel, önce facebook sonra da watsapp üzerinden bir arkadaş edinmiştim.

Başta tanışmamızdaki ana etken kore dizileriydi. Sonradan ortak arkadaştan yürümüş, ardından da yaklaşık 1 1,5 sene boyunca kore dizilerimizi yarıştımış, taviye etmiş ve çokça eğlenmiştik. Güzel zamanlardı.

Aslında internetten tanışmış sayılmazdık çünkü bu olaylardan çok önce biz birbirimizi 2 defa yüzyüze görmüştük fakat işte o zamalar iki yabancı insandık. Kim bilebilirdi bu kadar yakın olacağımızı.

Günler böyle geçti gitti. İkimizin de korkulu Teog dönemi sona erdi, liseli olduk. Lisede de tıpkı geçmişte olduğumuz gibiydik.

Fakat bir gün Miss S(arkadaşlarıma baş harfleriyle hitap ediyorum biliyorsunuz. Özel hayata saygı sjsksj) mesaj attı. Hatırlarım Ocağın 9'u gibi bir şeydi. O zamanlar ikimiz de bayıla bayıla Healer izliyor, ben ona Ji chang wook'lu telefon duvar kağıtları atıyordum :D

Mesajın içeriği:

Rana, ben kore dizilerini bıraktım. Çok boşa vakit harcıyoruz. Artık yararlı bir birey olacağım vb. Sana da öneririm 9 gündür izlemiyorum bi yerime bi şey olmadı :DD

Tepkim, öndeki dışa yansıttığım arkadaki ikizler de içtekiler.

3 Nisan 2016 Pazar

Youtube gezintilerim #1

Merhaba arkadaşlaar!

Bugün konumuza uygun olarak youtuber girişi yapmak istedim :D

Bu yazıyı yazıyorum çünkü eskiye oranla youtube'da daha çok vakit geçiriyorum. Haliyle canım blogumda paylaşacağım çok fazla konu birikiyor. Ben de bir yerden başlamak gerek dedim.

Not: Hala daha yotube'la o kadar içli dışlı olamadım merak etmeyin. O da başka bir ergenlik dönemime kalsın dedim hem deslerim var :)

Malum youtube aşırı geniş bir spektrumu olan iyisiyle kötüsüyle ÇOK İNTERNET HARCAYAN bir site. Sırf bu yüzden hafta içi izlemek istediğim videoları Ss alıyorum. Poor me...

Lafı çok uzatmadan blogumun ilk youtube gezintilerim yazısına başlıyoruum!

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...