kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2017 Perşembe

Arşivden #2 [Alıntı] -Uğultulu Tepeler

Bu sefer 2 ya da 3 sene önce okumuş olduğum tek kelimeyle dehşet bir kitaptan söz edeceğim. Ama asıl konumuz kitabı tanıtmak değil alıntıyı yorumlamak. 

NoT: Yorumun ucu Kore dizilerine dayanmaktadır. Evet bunu başardım.



Uğultulu tepeler kitabını çok severim. Gerçekten çok farklı ve ilginç bir ingiliz romanıdır. Konusu aşktan çok intikam ve nefret olan bu kitap ölümünden hemen önce yayınladığı tek kitabıdır. 
Aynı zamanda İngiliz edebiyatında kin ve nefretin temsilcisi olan Heatclif'i kazandırmış bir romandır.

1000kitap sitesinde görüp beğendiğim güzel bir alıntı var:


ranaagashicik"Bir solukta okuyabildiğim nadir klasiklerden sanırım. Dili mükemmel, kurgusu mükemmel. Karakterlere gelirsek onlar mükemmelin tam zıttı durumdalar. Zaafları olan hatta biraz da hastalıklı. Kitabı muhteşem yapan da bu sanırım. Ne kadar hastalıklı olursa olsun, hatta ne kadar hastalıklı olursa o kadar çok büyüyor sanırım 'aşk' denen duygu. Zayıf, şımarık, hırslı, hatta düpedüz kötü insanlar, belki de tarihe geçecek masalsı aşkların daha çok hakkını veriyorlar."
***Yorum 1K sitesinden Özge Uzun adında birinin. O kadar çok beğendim ki buraya koyayım dedim😊***


#Uğultulutepeler i okuyalı 1-2 yıl oluyor fakat kitabın etkisi hala üzerimde. Hala daha heathcliff'e bir zamanlar acıdığıma hatırlar ve kendime kızarım. Ana karakterden herkes gibi nefret ediyorum. Buna rağmen kitabı herkese tavsiye etmekten geri durmuyorum😏



OKUYUN SONRA DA GELİN BU ALINTIMA BİR GÖZ ATIN. 
Üşendiniz mi? Okumaya devam edin.
Çünkü öyle spoiler bir alıntı değil sadece okuyunca anlaşılması kolaylaşan bir alıntı.
"Sence Hindley oğlunu görseydi onunla gurur duymaz mıydı? Kendi oğluma baktıkça benim gurur duyduğum gibi. Gene de arada şöyle bir fark var; bir tanesi kaldırım niyetine kullanılmış altın, diğeri gümüş niyetine parlatılmış teneke kutu."
Alıntının bana hatırlattığı ilk şey yıllarca dizilerde filmlerde, kötü karakterlerin oğulları kısmen saf bazen aptal olurken masum karakterlerin oğulları hep zeki olması. Acaba bu durum senaristlerin kendi işi midir yoksa yalnızca Dünya'nın bir yansıması mıdır? 

Ne de olsa "Alimden zalim, zalimden alim doğar" diye bir "Fact" var.

Bu alıntı, benim kitapta en etkilendiğim cümleydi. Kaldırım niyetine kullanılmış altın, gümüş niyetine parlatılmış teneke... Kısacası hayatın başka bir kilit noktası. Hayatta ne olacağını kimsenin önceden kestirememesi...

Geçenlerde ablamla güzel bir şey fark ettik. Bildiğiniz gibi Kore dizilerinde konunun kalmadığı son 4 bölümde, senarist taht kavgasını ileri sürerek dizinin türü ne olursa olsun diziyi entrikaya sürükler. Bu bazen diziye heyecan katarken genelde okuyucuları sıkar.
Fakat belki de okuyucuyu en çok yoran şu sahne olur:
(Örnektir herhangi bir diziden alıntı değil)

-Baba! Niye gerçeği söylemedin!
-Söyleyemezdim.
-O zaman şimdi söyle beni kaçıran kim?
- Tamam ama önce buluşalım.

STOP!

Önce buluşalım ne demektir? Öznesi 1.çoğul şahıs olan bu cümleler genelde biz olamadan sonlanır.

Yani babaya araba çarpar
Ya da komaya girer.
Ya da Ölür.

Bize de masum adama dua edip yas tutmak düşer.

Peki ya Türk dizileri? Onlarda ne olur?

-Baba?
-Oğlum senin annen bir melekti. Ben ölüyorum kendine iyi bak.

İşin şakası bir yana eğer bir olay çözülmüşse türk dizilerinde artık sona gelinmiştir. Artık uzatılmaz. Masum adam buluşma ayarlamadan önce gerçekleri anlatır. Tutamaz kendini.
Zaten bu hızlılık nedeniyle de senaristler hiçbir zaman olayları çözmezler.

Bu durumun asıl nedeni sizce nedir? Acaba Korelilerin kader inancı olmaması mıdır? Yani normal bir insanın kavramasının zor olduğunu bu kavram özellikle din karmaşası yaşanan korede olacak tehlikelere ihtimal azaltmasına yol açıyor olabilir mi?

Belki de o masum adam öleceğine hiçbir ihtimal vermediği için bütün bunlar olmuştur.

Benim söyleyeceklerim bu kadar. Söz sizde :)

20 Kasım 2016 Pazar

Tüyap! #01

Saat 12'yi birazcık geçmişken varıyoruz.  3 hafta önce anlaştığımız şekilde ikimiz birlikteyiz fakat yanımızdaki figüranlar değişmiş. Ben başka bir ailenin üvey kızı olacakken oda arkadaşım üvey kız konumuna geçmiş. Doğrudan söylemek gerekirse 4 kişiyiz: Ben annem babam ve oda arkadaşım İrem.
Arabada çakallık yapıp boş zamanımda almak istediğim kitapları yayın evleri ile yazıyorum. Bu sırada İrem Tüyap'ın uygulamasından bahsediyor, internetime kıyıp appstore'u açıyorum. Bimcell kazık atmıyor. Uygulama hızlıca iniyor.

Zaten bu sırada almak istediklerim kitap listesi tamamlanıyor:
Liste 3 kitap türüne ayrılıyor:

1. Okunmak için alınacaklar
2. Okunduğu için alınacaklar
3. Okutmak için alınacaklar

1.si uzun bir araştırma gerektirmiyor çünkü nereye baksam okunacaklar listeme yeni bir kitap yazıyorum. Bu nedenle araştırmadan çok kitaplar için bir eleme gerekiyor. Kitapları mülakata alıyorum, çok azı başarılı olabiliyor.
Başarılı olanlar da alınmıyor. Bunların hepsi Amerikanın oyunları.

GÖREV: Başarısız.
(İstanbul Romanı, )

2.si için büyük bir çaba gerekiyor. Önceden sahip olmadığım bir kitabı edinmem, okumam ve beğenmem gerekiyor. Elhamdülillah beklediğimden çok daha etkileyici kitaplarla tanışıyorum. Fakat yüksek fiyat, stokta tükenmişlik durumlar yüzünden kitabın elime geçmesi engelleniyor. Ben de kitapların tükenmediği TÜYAP'tan alıyım diyorum, alıyorum.

GÖREV: Tamamlandı.
(Kitaplar: Steve Jobs'un hayatı, Maskeli Kedi ve Kekeme çocuklar korosu)

3.sü bir kitaba hitaben yazmış olduğum bir madde. O kitap yakın zamanda bitirdiğim "Beyaz Zambaklar Ülkesinde" kitabı. Kitabı okuyan pek çok kişiyle aynı şeyi düşünüyorum: Bu kitap özellikle ülkeye faydalı olmak isteyen kişiler tarafından OKUNMASI GEREKEN bir kitap. Ben de okutmaya öncelikle babamdan başlatmaya karar veriyorum. Tüyaptaa yayınevini arıyorum, bulamıyorum.

GÖREV: Başarısız.

Başarısızlıklarıma rağmen Tüyap görevi tamamlandı!
Şimdi -yor'ları bırakalım. Asıl başarılara bakalım.

SEVDİĞİM 4 FARKLI YAZARLA GÖRÜŞTÜM!

6 Ekim 2016 Perşembe

Bengüsu Özcan'la tanıştım! / Maskeli Kedi.

Eğer telefonumda samsunglardaki gibi çekilen fotoğrafın tarihi yazsaydı, her şeyin başladığı o günü tam tarih olarak verebilirdim. Fakat kabaca belirtmek gerekirse okulların açılmasına yakın bir pazar günüydü, Via Port gezmesindeydim. Yanımda kimsecikler yoktu ve sırf can sıkıntısından Kipa'da ucuzlayan kitaplara bakıyordum. (Son ucuza kitap alışverişimde aldığım "Efsane" kitabından memnun kalmıştım.)

Bu sırada alt rafta bir kitap gözüme takıldı. İlk bakışta bayrağı andıran kapağı ilgi çekiciydi.
Okudukça manalaşan bir kapak olduğunu daha sonraları anlayacaktım...


Kapak ilgimi çekmişti fakat "Kitabı kapağına göre yargılamamlıydım. Arka yazısını okudum. 
BA YIL DIM. Bir insanı 1-2 dakikada etkileyebilmek ve/veya güldürebilmek yetenek olsa gerek.

16 Ağustos 2016 Salı

Arwwwww yorumları {Fangörllük mod:on}-İng bedava kitap önerisi-

Arww kelimesi genelde hoşumuza giden romantik bir durum olduğunda verdiğimiz bir tepkidir. Bu kelimeyi söylerken gözlerimizden kalpler fışkırır ve karakterlere aşık oluruz. Ya da zaten bu karakterlere aşık olmuş olduğumuzu fark ederiz.


Bir ingilizce kitabı daha doğrusu ingilizce bir wattpad kitabını okurken bu kelimenin aynı zamanda fangörllerin sanatlarını ifade etme biçimleri olduğunu öğrendim. Özellikle de bu kelimenin koro halinde söylendiğini hiç bilmiyordum sjskslsk (aşağıda açıklayacağım)


Ne mi demeye çalışıyorum?

Şunlara bir göz atın derim, istatistikler oldukça ilginç.

5 Ağustos 2016 Cuma

Acemi Kitap dünyası ❲Öneriler #1❳

Bugün önyargı zincirimi kırarak bilgisayarımın başına geçtim. Sevdiğim bu acemi kitapları sizlerle tanıştırmak için tüm parmaklarımı seferber ettim. Gözlerim beni neredeyse uykuyla geride bırakacaktı. Yılmadım.
Kısacası gece gece tipimin dal po'dan aşağı kalır bir yanı yok sjskjs

Acemi kitap dünyasından önerilerle sizlerleyim. O zaman başlayalım.

Kitap Beyza adında 17 yaşında başörtülü bir kızın Yabancı bir ülkede yaşadığı olayları ve edindiği dostlukları anlatıyor. Olaylardan çok sizi duygu yönünden etkileyecek şeker bir kitap. 

Yazara (hem kalemine hem bilgisine) hayran kalacağınız, karakterlere aşık olacağınız, yok böyle bir masum aşk diyeceğiniz bir kitap. Finalinde mutluluktan ağlayacak kadar beni derinden etkilemiş olduğunu belirtmek isterim. 

4 Ağustos 2016 Perşembe

EMMA ⎜Kitap & Film

Emma ⎜ Kitap

Yazar Jane Austen'ı bilir misiniz? Hayatı boyunca İngiliz sosyetesinin bizzat içinde olmuş, eleştirmiş ve ölümünden sonra yaşadığı dönemin temsilcilerinden sayılmış soylu bir kadındır Jane A. Ben kendisini çok severim. Bunun en önemli nedeni gerçekten ahlaklı, inançlı ve güçlü bir yazar olmasıdır. Oluşturduğu karakterlerden tutun soğuk ama esprili anlatımına kadar kitabı ile sizi etkiler.


Aslında Jane Austen yazar olmasının yanı sıra bir sosyologdur(diplomasız :) Halk sosyoloğu yani. Her kitabında yirmi yirmi beş farklı karakteri kısa ve öz bir biçimde anlatır ve o kişilikleri kafanızda olaşmasını sağlar. Belirtmeliyim ki bu karakterlerin hepsi yaşayan insanlardan alınmış ve doğrudan yansıtılmıştır. 

Şimdi biraz Emma kitabından bahsedeyim. Emma, Jane Austen'ın göz bebeği kitabıdır. Bunun bir nedeni de Jane A'nın Emmayı kendisine benzetmesiymiş. Fakat şunu belirtmeliyim ki Yazarın en sevilen kitabı Emma değil, muhtemelen daha önce duymuş olduğunuz aşk ve Gurur kitabıdır. Elizabet ve Darcy'nin aşkı dünyayı sallamış da biraz. 


22 Haziran 2016 Çarşamba

Mim#25: Gözümüzü korkutan kitaplar

Merhabalar!

Yazılılar, onlar, şunlar, bunlar derken izleyemediğim diziler birikti. Böylelikle izlemeyi unuttuğum dizileri dert ettim. Hem de uzun bir süre. En sonunda boş vermeyi seçtiğim bu davada önemli bir şeyi hatırladım.

Diziler tamam da senin kitaplar ne alemde?!


Kendi bağımsızlığımı ilan etmek için yer aradığım şu ergenlik yıllarımda ailemin bana yaptığı en büyük imtiyaz yurt bahanesiyle açtırdığım banka kartımdı. Genelde artıları olan bu kart bazen kendi işini kendin gör gibisinden acımasız sorunlara yol açtı. Fakat bu durum sayesinde benim için kitap alımlarında yeni bir çağ başlamıştı.

Birkaç aydır kitap alışverişlerimi internetten kendi başıma özgürce ve ucuza yapıyorum.
Ve evet Kitapyurdu'ndan.

Güzel bir site. Mobili iş görüyor. 30 tl üzeri kargo bedava olsa da genelde maymun iştahlı ben 4-5 kitap birden alıyorum dolayısıyla 50 tlyi aşıyor yani bu özelliğin bana pek bir faydası olmuyor ama mantıklı bi şey yani :)

VelHasılı kelam dizileri dert etmek yerine okumayı unuttuğum kitapları dert etmeye karar verdim. Bu mim de tam üzerine geldi!
Teşekkürler Ayrılmaz ikili, teşekkürler!

Mime başlamadan önce küçük bir belirtme yapmak istiyorum:

Son iki haftadır gerek blog olsun gerek kitaplar olsun tembelliğimden ödün vermediğim için anladım ki okumamak için bahane çokmuş! Neredeyse bütün gün evde olduğum şu günlerde zamanım yok diyerek atladığım okuma seanslarım bile oldu. Düşünün artık!

Bu nedenle bu mimde bazı sorunlar olduğunu düşünüyorum:

Bir kitabı okumak içimden gelmiyorsa onu her kalıba sokabilirim :) Başladığım anda uykumu getirmiş olabilir, daha ilk sayfasında olsam da konusu hoşuma gitmemiş olabilir vb...
Hatta eğer ki 120 sayfalık kitaba kalın dediğimi duyarsanız bilin ki kılıfını (okumamak için belirteceğim bahaneyi)  uyduramamışımdır.
Tembellik de zor iş bea!

6 Mayıs 2016 Cuma

Korkma Ben Varım ⎜ Murat Menteş

"Bu kitapta anlatılanların hepsi gerçetir, fakat hiçbiri henüz cereyan etmemiştir."
Gönül işleri bakanlığı'nın 21 bakanı da aynı gün öldürülür. Bunun üzerine bakanlığın özel kalemi Fu ilk uçağa atlayarak Türkiyeye döner. Bu sırada lise arkadaşı Müntekim gıcırbey'in de aşk kart uygulamasına başvurup kartı kazanmaya hak kazananlar listesinde olduğunu görür ve olaylar olaylar..!

Az önce okuyup da hiçbir şey anlamadığınız, üstüne üstük aşırı saçma bulduğunuza şeyler konusunda haklısınız, öyleler! Ve işte tam olarak bu nedenle benim gönlümü fethetti.

Aslında konuyu düzgünce anlatamamak benim suçum değil. Çünkü Murat Menteşin kendisi de  kitabının konusununu anlatırken şunları söylüyör:

Oynatamazsanız sitesinde izleyin, tık tık.

İzleyemiyorsanız murat menteş tarafından anlatılan konuyu dinleyin:
"Korkma ben varım birbirini tanımadan aşık olan, birbirini tanımadan birbirine düşman olan, yine birbirini tanımadan birbirini öldüren kişileri konu alır" sjskjsjsjd

Aa bi de kapak arka yazısı var ki o daha fena...

Yeni dönem absürt komediyi şimdilik tanıdıklarım İki direk ayakta tutuyor. Burak Aksak ve Murat Menteş.

Her neyse biz konumuza dönelim. Yukarıda anlattığım paragraftaki aşk kart şeysi eminim ilginizi çekmiştir. Malum dünyaca aşka pek meraklıyız. Her yapıtta bulunmasa sorun.


Hem Zaten ben de Aşk kartı da anlatmadan duramayacağım. Aşk kart kitabın ilk sayflarda anlatılıyor bu nedenle spoiler pek sayılmaz. ayrıca bu kitapta spoiler neredeyse hiç sorun olmuyor. Çünkü hayatınızda okuyabileceğiniz en ilginç kitaplardan biri. Nerede kalmıştık?


Aşk kart aşık insanlar için yeni başa gelmiş iktidarın getirdiği bir yenilik. Aşk karta başvurmak için tek yapmanız gereken bir form doldurup bakanlığın size yapacağı test sınavından geçmek. Peki bu aşk kart ne işe yarar?


"Diyelim siz birine aşık oldunuz. bakanlığın hazırladığı matbu bir form doldurarak kimlik bilgilerinizi, iletişim bilgilerinizi, sevdiğiniz kişinin adını beyan ediyor, üzerine de vesikalık fotoğrafınızı yapıştırıyorsunuz. sıranız gelince mülakata çağrılıyorsunuz. bakanlık heyeti'nden seçtiğiniz bir üye ile görüşüyorsunuz. sonra da adresinize sarı bir zarf postalanıyor. içinden "bakanlığımız aşkınızı maalesef onaylamamıştır" yazılı bir kağıt çıkıyor. ya da "allah mübarek etsin, hayırla tamamına erdirsin. iki cihanda yüzünüz gülsün" notu. aşkınız resmen tasdik edildiği takdirde zarfta plastik bir dijital kart buluyorsunuz : aşkart. bu kartla, ankesörlü telefonları bedava kullanabiliyorsunuz. toplu taşıma araçlarına bedava binebiliyor, sevdiğiniz kişinin de sizi sevmesi halinde her şeyden daha ucuz yararlanabiliyorsunuz. Son olarak da aşk kartı olan iki insan-birbirlerini sevmeliler- evlenirse devlet balayınlarını bedavaya getirtiyor!


Ne kadar saçma değil mi!? EVET!

Kuzenim ben 8. sınıftayken sık sık Murat Menteş'in kitaplarının ne kadar güzel olduğundan bahsederdi. İlk defa geçen yıl ilk kitabı olan Dublörün dilemması ile tanıdığım MM, korkma ben varım ile hayranı, Ruhi mücerret ile neredeyse anti fanı olmamı sağladı. Artık nihai kararı yeni çıkaracağı(ki çıkarıp çıkarmayacağı hakında en ufak bir fikrim yok) kitabı belirleyecek. Yeniden hayal kırıklığına uğrarsam hiç gözünün yaşına felan bakmam ;)

Neyse biz kitabımıza dönelim.

Hayatınızda hiç, bir kitabı okurken her sayfada "Nasıl ya?!" ya da "Ne alaka ya?!" dediğiniz bir kitap oldu mu? İşte bu kitap ilkiniz olabilir. Çünkü Murat Menteş'in zekasına hayran kalacaksınız.

Bir itirafta bulunacağım. Bu kitabın başrolünün kim olduğunu son 30 ayfada anlamış biri tarafından yazılan yazıyı okuyorsunuz.

Yani yazar sizi öyle bir çıkmaza getiriyor ki gecenin bir yarısı ablanızı telefonla aramak zorunda kalabiliyorsunuz...

Yazar absürtlüğü ileri safhasına taşırken absürtlük üzerinden sizi ters köşe yapıyor. Mesela hangi kitapta bu tarz metinleri görebilirsiniz:(spoiler içermez)

Güncelleme: Bu paragrafı yazarken keşke metini de yazsaymışım... Nerden hatırlıyım hangi metin beni ters köşe yaptı..) En iyisi kitapta çook beğendiğim paragrafları paylaşmak :)

Şu anda yaşayan herkes ama herkes yüz sene içerisinde ölecekse, neden hepimiz Grand Grave'in dokuzuncu katından aşağı atlamıyoruz.
...
İşinize gelmedi mi?
Halbuki her birimiz zaten dokuzuncu kattan düşüyoruz.
Kimimiz üç saniyede, kimimiz yüz senede.
Bu kadar basit.

Alıntılamaktan en çok hoşlandığım kitaptı. Alıntılara doyamadım halbuki 400ü aşan bir sayfa sayısı vardı... Murat menteş önüne ne gelirse anlatmış, bi de gitmiş içine çizgi roman sığdırmış :)
Fotoğrafı bu kadar komik çekmemin tüm sebebi size alıntılarımın kitabı ne kadar çok kalınlaştırdığını göstermekti. 😶 Biraz garip olduğunu kabul ediyorum😗 herneyse. Daha güzel bir çekim yaparsam en sevdiğim kitabı böyle yüzüstü bırakmam yeniden paylaşırım 😎 paylaşmaya doyamam ki.
@Ranaagashicik

Adam resmen insanlara bir de bu taraftan bakın diyor:


Herkes hak ettiği cezayı bulsa dünya altüst olur.

Hayat insanlar güldüğünde ciddiyetinden kaybetmediği gibi, insanlar öldüğünde de gülünçlüğünden kaybetmiyor.

Geleceğe bakıyorum ve ertesi günü bile göremiyorum.



Susuzluktan ölmüyorsanız bardağın dolu tarafını da boş tarafını da umursamazsınız.



Ateşin icadından önce ölüp cehenneme giden mağara kadınının hayreti içindeydim.

İlk izlenim için tek şansın vardır.

Eski şarkılar neden daha iyidir? Çünkü kötüler her zaman unutulur.

Bir de Enver Paşa ile mafyalıktan romantizme kayalım.


Sen cennete gidince, cennet daha güzel bir yer olacak.

Müntekimi de unutmamak lazım :)

Tamam, aşk ile mantığın yolları ayrılalı çağlar oluyor.
Tamam, aşk sadece kör değil aynı zamanda aptaldır.
Tamam, aşk kişinin kendini aldatmasıyla başlar ve başkalarını aldatmasıyla sona erer.
Tamam, aşk hayal gücünün zekayı yere sermesidir.
Tamam, aşk sonsuzluğa heveslendirirken imkansızlığa hapseder.

Ama ben bu mucizevi aldanışa, hayırlı anormalliğe, sigortalı dengesizliğe hazırdım.

Sevdiğim kısa bir 1K yorumu:

Murat Menteş yine şaşırtmadı, Korkma Ben Varım sıradan insanların sıradışı dünyalarına farklı pencerelerden bakmamızı sağladığı sağlam bir roman.

28 Nisan 2016 Perşembe

Mim#23: Yak, yeniden yaz, tekrar oku

Merhabaaa! Mim havasına girdim sanki. Malum bayadır mim yapmıyordum Betül paslayınca çok sevindim.

Bu kitapların hepsi-dublörün dileması dışında, o geçen yılın ekim ayı kitabı- 2016 yılında okumuş olup bloga yorumlarını girmeye üşendiğim, ya da yapsam da anlatmayı beceremeyeceğim kitaplardan oluşuyor. Betül'ün pasladığı bu mim sayesinde anlatmak isteyip de güç yetiremediklerime şahit olacaksınız!

Tarihçimizin tabiriyle: Bir taşla kuş katliamı yaptım!! Taşı veren Betüle sevgiler...

TUR 1!


Yak  » Kürk Mantolu Madonna

Yak arkadaş yak! Klişe bir senaryo, gereksiz dengesizlikteki aşk için yak. Yoksa eski kelimelere ve hiçbir şekilde devrik olmayan cümlelere ve sonlara doğru akıcılaşanları yakmaya da bilirsin. 
Sevenleri böyle yüz üstü bırakmak istemem şuraya 1K yorumumu da koyayım.

Bir Sabaattin Ali de okumuş olayım dedim, okudum. Ee ne oldu? Okumuş ve 1933 yılı Almanyanın durumunu öğrenmiş oldum. Başka da hayran olunacak bi şey bulamadım. 
Yalnızca söylemeliyim ki acıma duygumu kabarttı. Raif bey adına üzgünüm. Hayatını bu şekilde harcamış olduğu için.

Tek alıntı cümlemi de buraya bırakıyım:

"Dibinde bir ejderhanın yaşadığı ilinen kuyuya inecek bir kahraman bulmak, muhakkak ki , dibinde ne olduğu hiç bilinmeyen bir kuyuya inmek cesaretini gösterecek bir insan bulmaktan daha kolaydır."

Yeniden Yaz » İsmi her neyse

Biliyorum, daha düne kadar övüyordun neden şimdi yeniden yaz'a koydun diyorsunuz. Beni kandıramazsınız. Güzel kitap, hoş kitap da içi yeterince dolu değil! Çok olay var çok güzel anlatılmış da benim istediğim hayatımı değiştirmesi. Büşra ablada bu yetenek varken yeni eserlerinde olay örgüsünün karmaşık ve daha dolu olması

Alıntılarla devam mı etsem:

"Bazıları aşksız yaşanamayacağını düşünür ama bence oksijen daha önemli."

Yeniden oku » Pi'nin Yaşamı

Gerçekleşebilecek en sıradışı hikaye. Tek kelimeyle nefes kesici...
Tekrar tekrar oku, bengal kaplanının nefesini hisset. Kork, yaşama tutunmanı bengal kaplanı sağlasın. 

"Amaçsızca sürüklendim. Nereye gideceğime rüzgarlar ve akıntılar karar verdi..."
TUR 2
〖MURAT MENTESH〗


Demin gerçekleşebilecek en sıradışı hikaye dedim. Bu sefer de gerçekleeşemeyecek en sıradışı hikayelerin yazarını tanıtacağım. Açık ara farkla gerçekleşemeycek en sıradışı roman yazmak gerçekleşebilecek sıradışılığı bulmaktan daha zordur. Murat Menteş kafası gerektirir. 
Bunun at kafası olduğunu şu yazımda belirtmiştim :)

Bu arada tanıtıma en kötü kitaptan başlamak ilk defa tadacağın yemeklerin yanmış kısmından yemek gibidir. Yapmayın etmeyin ve yazılış sırasını takip edin. Yani önce Dublörün dilemmasında bir albinonun aşkını, sonra bir sahtekarın tesadüflarla dolu hayatını en son da son kurtuluş savaşı gazisinin son demlerini okuyun. 
Ya da boş verin sonuncuyu  okumanıza gerek yok.

Bu arada hepsinin alıntısı ilk cümleleri. Başka yerden seçmeyi düşünsem karar veremeyip yazıyı Murat Menteş sözlerinden alıntılar yapardım. (Allah korusun)

YAK » Ruhi Mücerret

Yak abi bu kitabı. Güvendiğim dağlara kar yağmasına neden olan bulutları yak. Yapım yılı 2013'ü de yakabilirsin. Teog yılım. Lanetli yıl sjksjsk. Neden mi sevmedim? 

1000 kitapta bunu yanıtladım:
Farklı olan ne? Konu absürtlüğü aynı, fakat eski esprilerinin yerini haza bağlı komedi almış, karakterlerin masumane aptallıkları #KorkmaBenVarım'ın #HayatiTehlike 'sinden sonra ağır bir darbe almış ve bizi Serseri Civan ve 100 yaşındaki aşık kalbi hala atan bir adama(Gerçi Ruhi iyi bir karakterdi) mahkum bırakmış. Zaten çevrem tarafından sert eleştirilere maruz kalan Murat menteşi bu yazdıklarımdan sonra savunacak mecalim kalmadı. Sınırı geçmedikçe en sevdiğim yazar yerini koruyabilirdi fakat maalesef ki tanıdığım hakları bu kitabımda yeterince kullandı.

Yeniden Yaz » Korkma BEN varım!

En sevdiğim Murat Menteş kitabı fakat o son olmadı bea! Aklı başına gelen onca karakterden sonra zalimlere mutluluk veren bir son mu?! Yok almıyım. Bunun adı Hayati Tehlike olsa da. 
Yaz dostum, tekrardan...
Müntekime acıdım ondan tekrar yaz... Fu'yu özledim ondan dolayı yaz... 

Fakat zibilyon tane alıntı sözüme dokunma. Onlar öylece kalsın. Değiştirilse de sorun değil her biri hafızama kazılı sonuçta.

"Bu kitapta anlatılanların hepsi gerçektir, fakat hiçbiri henüz cereyan etmemiştir."

Tekrar Oku » Dublörün dilemması

Doyamadım onun için öyle oldu. İlk kitabım olmasından dolayıki acemiliğimden, büyümemiş olamamdan dolayı tekrar okumak istiyorum. Şimdi okumak istiyorum çünkü Nuh tufanın biraz daha sallayıp yanlışları tutturamadıklarından istiyorum :) Murat menteşi tanıyamama neden olan cümleleri istiyorum. Tekrardan ilk cümleyi okumak istiyorum:

"Canımın içi böyle şeyler yalnızca romanlarda olur"
Aslında bu Orhan Gencebay'ınmış.

TUR 3
〖ÖMER HOCA RANDOMS〗

(Ömer hocanın rastgele seçtiği kitaplar, gerçekten!)
Sevdiklerimin hepsinin raporunu blog yazdığım için alıntıları tekrar yazma gereksinimi duymadım. Yazılardan alıntıları bulabilirsin.

Yak » Doğanın gizli bahçesi

Yak'ın, Bir odun da siz taşıyın şu saçmalığa. Dilinin çok bilmiş olduğu, hapşursak evrimden geldiğimizi söyleyen bir zihniyetin hakimiyetinde gereksizce ele alınmasını yakın. Yoksa her düşünceye açığız, belirtmesini bilenin...

Yeniden Yaz »  Ölüler sır saklamaz

Gerçekten güzel bir kitaptı fakat beynine bir kez hava değmeye görsün'ü geçemedi. Bu nedenle yeniden yaz. Gönülsüzce yaz. Tek sorununun monotonluğa bağlanmasını yaz. Onun dışında yazma oku. Ha bi de Yazımı oku.

Tekrar Oku » Beynine bir kez hava değmeye görsün

Gerçek olduğu için tekrar oku, ders al. Duygulan, ağla, beğen, öner. Açıkçası bu kitapta her türlü duyguyu yaşayabilirsin. Bunun için doktor olmana gerek yok. İnsan ol yeter. 
Yazı için tık tık!

TUR 4
〖YABANCI YAZARLAR〗


Maalesef ki kitaplar ulaşabileceğim bir mesafede değil. Alıntı 

Yak » Ölüm bir varmış bir yokmuş

Bir zamanlar bir yorum yaptım 1K'da:
Şu an 70teyim ve tam olarak böyle hissediyorum! Sanki okuduğum 10 sayfa 40-50 sayfaya bedelmis gibi. Zaten bir bakıma öyle çünkü konuşmaları yaysalardı kitap rahat 350-400 sayfa ederdi gibime geliyor. Acaba gelecekte akıcılaşacak mı?

Sonuç: Akıcılaşmadı aksine sıkıcılaştı. Bu nedenle yak. Nobel ödülü yazısından başla. Çünkü nobelin kitaba değil yazara verildiğini okuduktan sonra öğrendim.  Hüsraaan...

Yeniden Yaz » Bir psikiyatristin gizli defteri

Yeniden yaz çünkü bu kitap psikiyatri derken gereksiz şeylerle doldurdu kafamızı. İşte bu nedenle YENİDEN YAZ. Yoksa kitap güzel, vakalar sıradışı.
Yazısı da burada buyrunuz.

Tekrar Oku » Satranç

Tekrar okunsa ezberlenecek kadar kısa bir kitaptı yine de oku bea! Sonunu öğrenmek için hızlı hızlı okuduğum için tekrar okumayı düşünebilirdim fakat asıl tekrar okuma nedenim Karakterlerin ruh halini hissetmek için tekrar okumalıyım.

İstiyorsalar:

Saliha
Little Black eyes
Tatlı Ramen
Bir tost (1-2 tur döndür )
Bir ev kızı!
Ve isteyen herkes!!

İster yorumlarda ister kendi bloglarında.

23 Nisan 2016 Cumartesi

Tarih dersinde Kahkaha! Buşra Nebati

2 hafta kadar önce coğrafya yazılısına çalışmam gerekirken oturup sayfa sayısı fazla fakat oldukça akıcı bir kitap olan İsmi Her Neyse'yi okudum.

Tabi bunu yalnızca okuldan sonra etüte kadar olan zamanda yapmadım. Sıkıldığım derslerde ve boş olan derslerimde de hızımı kesmeden okudum.

Hal böyle olunca da kitap bitti. Bitti bitmesine de instagram tanıtım fotoğrafını çekmem gerekiyordu. Onu da okulumuzun bahçesinde 3-5 tur attıktan sonra arkadaşlarla hallettik. Son olarak yazısını yazmak kalmıştı.

Tıpkı bloga yazdığım garip cümleler gibi instagramı da gereksiz yazılarımla dolduruyorum. İsmi her neysenin kaderi de buymuş Şu yazıyı yazdım:

ranaagashicikGüzeldi be! Zeynep ile ismi kerim, krema ya da ismi her neyse olan komşusuna olan ilgisi ve %80ini kapsayan konu: hayat. Kitapta İsmi her neyse o kadar her neyse kalmıştı ki son sayfalarda ben şok didim. Gerçi her neyse dedirtecek olaylar oldu belki o yüzden demişimdir. Ve tabi ki Zeynep de herneyse dedi. Kitap kısaca dolu olduğunuz bir dönem sizi rahatlatacak akıcı bir kitap. Hayatımı değiştirmedi ama eğlendim. Gülümsedim ve en önemlisi yanlışlıkla tarih dersinde kahkaha attım. #ismiherneyse #büşranebati

Bunun üzerine yakın arkadaşlarım yorumlarda espri döndürmekten geri durmadılar ve:
Miss T:  @Zeynoo senden mi bahsediyo kanki
  • Miss Z: @tgb kanki kerim diye birini tanımıyom krema diye de tanımıyom ben degilim galeba, dediler. 
  • Görünce güldüm. En büyük destekçilerim sanırım dostlarım. 
  • Buraya kadar her şey normal. Fakat sonra bir anda bir yorum geldi. 
  • Kimden? 

  • BUŞRA NEBATİ'den!

18 Nisan 2016 Pazartesi

Ölüler sır saklamaz/ Adli bilimler: Ceset, cinayet, kan

Bir rapor ödevine daha merhaba diyin!! Bu seferki cinayet dolu bir serüvendi. Çok eğlendim, ürktüm, öğrendim. Uzun uzun uyarılarla rapor olduğunu belirtmeme gerek yok herhalde :) sonlara doğru daha çok eğleneceğinizi düşünüyorum sıkılınca garip bilgilere bi uğrayın beğeneceğiniz olaylar olur eminim. Yorumda belirtmeyi unutmayıın!! 

-Bu yazının bütün hakları saklıdır.-

@ranaagashicik

"Acele eden bir suçlunun ardında bıraktığı tüm izleri göremeyebileceği neredeyse kesindir ama titiz bir adli bilimci bunları gözden kaçırmaz."

Bu kitap bizlere adli bilimci olmanın ne kadar önemli, zor ve ürkütücü bir meslek olduğunu, yüzlerce yaşanmış cinayet olayı ile gözler önüne serdi. Bir cinayet romanından tek farkı olayların birkaç sayfa içerisinde bir çözüme ulaşmasıydı. Yoksa heyecan kısmında bu tarz romanlardan aşağı kalır bir tarafı yoktu. Belki de bu kitap türünün ilk ve tek derlenmiş örneğidir.

Adli bilimciler tarih boyunca bu titizliğiyle kesmeden yol almış, fakat teknik sorunlardan -mesela kimlik tespiti için kesin bir yöntem bulunamamasından dolayı veyahut da arsenik zehirlenmesi geçirdiğini kanıtlanamamasından dolayı bazı aksaklıklar yaşanmış failler suçsuz yere öldürülmüş, serbest kalmış ya da dava hiçbir zaman çözülemeyerek tozlu raflara kaldırılmış.

27 Şubat 2016 Cumartesi

Pi'nin Yaşamı

" Bu hikaye, Tanrıya İnanmanı sağlayacak"
dedi Pi ve hikaye başladı.
Fotoğraf bana aittir :)
Merhaba arkadaşlar. Bütün haftamın en değerli olayı bu kitabı okumuş, filmini de biricik ailem ile birlikte izlemiş olmam. Bu nedenle hafta bitmeden tanıtıyım dedim :)
Herkesin okuması-izlemesi gereken size önemli şeyler katabilecek kaliteli bir kitap. Yorumlamam aşağıda bu faslı o zaman yapalım. Şimdi konusu:

Tekrar yazmaya ne gerek var diyerek 1K sitesinden bir ekran görüntüsü aldım. Tam sayfa için tıktık.

Kitabı 2 günde bitirdim. Bazen sıkıcı bulduğum yerler oldu ama genel olarak nefes kesiciydi. Aynı arka kapaktaki alıntıdaki sözü söylemek istiyorum. Kitap "zekice işlenmiş şaşırtıcı ve dopdolu" ydu. Şaşırdığım, ürkütücu bulduğum cok yer oldu ama çoğunlukla hayran kaldım, hayret ettim. Bu arada artık en sevdiğim hayvan bengal kaplanı :)
Kitabın sonunu çok güzel olmamış diye düşünürken, kitaba başlarken okumaya üşendiğim-belki de spoiler almaktan korktuğum için görmezden geldiğim- yazarın notunu okudum ve her şeyin üzerine en büyük şoku o zaman yaşadım.

Alıntılarımı sitede görüntülemek için:

17 Şubat 2016 Çarşamba

Mucize ⎟Palacio

"Benim adım August. Size  nasıl göründüğümü anlatmayacağım. Aklınıza ne geliyorsa muhtemelen ondan daha kötü görünüyorum "
Dedi Auggie. Uzun bir süre evde aldığı eğitimden sonra ilk defa okula başlayacak olan sıradan-En azından kendisi öyle düşünüyor- bir 5. sınıf öğrencisi...

Alıntı 
Bu kitapta, hayatında her zaman sıradan olmayı dileyen fakat olamayan bir çocuğun hayatını ve en önemlisi de çevresindekilerin hayatla iç içe yoğrulmuş düşünce yapılarını göreceksiniz. Yazar Auggie'nin ablasından tutun eski oyun arkadaşına kadar her karakteri özenle ele alıyor yazar. Kısa ve öz bir biçimde.

İşte sıradan olamama nedeni: "Tüm o gözler pusulaydı, bense onların Kuzey Kutbu..."

Kitabı 1 gün saati içerisinde bitirdim. Hızlıca okunabilen bir kitap. Bunun nedeni hem yazı puntosunun büyük olması hem de pek çok boşluk olması.

13 Şubat 2016 Cumartesi

Neler oluyor #3 { GHS, Kartpostal}

Dönemin ilk dersi sevgili fizik hocamız 30 sayfalık bir kısmı bitirince haliyle okulun başladığının farkına vardık ve yaklaşık 21 gün süren tatilimiz sona erdi. Sona ererken yeni kararlar almamı da sağladı mesela artık kendimi dizilerden uzaklaştırıp kitaplara çeklemeye karar verdim ama şimdilik bu aramızda sır olsun, bir sonraki yazda açılacak bir sır...

Bu yazımın konusu bambaşka bir şey! Uzun zamandır takip ettiğim ve yakın zamanda kısa bir tanıtımını yaptığım gözlerini haramdan sakın kitabının imza gününe ve söyleşisine bilin bakalım kim gittti!!!!
Soldaki Merve Özcan pembeli de Ben ;) Ay ilk defa kendimi koyuyorum...
Evet benn!! Hem de ailemin bütün üyelerini toplayarak! İnanabiliyor musunuz İkizim bile geldi..
Herneyse işte gittik. Sirkeci Marmaray çıkışından 4-5 dakika yürüdükten sonra Timaş yayın şirketine ulaştık. İçeride 25-30 kişi vardı. O kadar heyecanlıydım ki heryere sırıtıyordum.

Size bir şey itiraf etmeliyim ki bu benim ilk kitap imzalatmamdı. Yani belki bir ihtimal daha önce imzalatmış olabilirim ama bilincinde değilmişimdir(nasıl bir kelime oldu bu ya?!). Özellikle sevdiğim bir yazarı tanıma şerefine ilk defa nail oldum!

Yaklaşık bir saat sürdü ve Merve abla kitabı ile ilgili sorulara cevap verdi. Ben ikinci solarak soru sorandım. Sorum da öyle özgün bir soru değildi. Bu kitabın kaçıncı denemesi olduğunu sordum.

Merve abla da bu kitabın 3. denemesi olduğunu, ilk defa 11.sınıfta yazmaya başladığını ve ilk kitabını o dönemde tamamladığını söyledi. Wattpad ile de bu dönemde tanışmış. Hadget arama yerine pek çok islami sözcük girse de birkaç amatör yapım kitap bulmak dışında pek bir şey bulamamış ve böylelikle bir kitap yazmaya karar vermiş.

Amacı gerçekten çok manalı. Sayesinde şu anda wattpad'de bu tarz yüzlerce kitap var. Bazıları giderek saçmalıyor olsa da genelde gerçekten güzel amaçlarla yazılmış birçok kitaplar var.

Arkadaki cami tadilattaydı anca bu bölgesini çekebildim...
Soru-cevab sonrası ise imza ritüellerine geçtik ve "Benden mutlu kim olabilir ki" durumunda olunca bütün ritüelleri yapmadan oradan ayrılmadım ve hepsini Merve ablaya zorla yaptırdım. GHS konulu fotoğraf çekimi mi dersiniz yoka GHS çerçeveli fotoğraf mı dersiniz artık. Hepsini yaptırdım ve her yeri imzalattım. Kısacası kendimden geçtim sjksjksj


Sonunda da ablamla ikizim dalga geçti... Ama ben eminim ki çok tatlıdım :DD

İşte bu kadaaar! Sonunda da ordan çıkıp az ilerideki Gülhane parkına gittik. Ayaklarımın ağrımasından, karnımın açlığından hayıflanırken yukarılara çıktık ve İstanbul manzarası bani adeta susturdu. Ağlayan bir bebeğe emzik vermek gibi bir şeydi. Tabii benim azım açık kaldı ve bir sürü fotoğraf çekildim. İster çayla ister GHS kitabımla!

Ardından da Marmaraya binmek için yola çıktık ama bu sefer ablamla ben diğerlerinden önden gittik. Çünkü bir bir isteğim daha vardı. Kartpostal alacaktım!

Peki neden?

Tuğçe adlı yeni bir bloggerla tanıştım. Kendisi dünyanın bir çok ülkesinden gerek kartpostal gerek de hediyeler almış bir postcrossing senpai'yı :D En son kartpostallaşma uygulamasını bloggerda bir adet haline getirmeye karar vermişti.


Fakat açıkçası hayatımda hiç kartpostal almamıştım ve sahip olduğumu da hiç sanmıyordum. Ben de bu nedenle bu kaçmaz fırsatı değerlendirerek dükkan dükkan kartpostal aradım. Kısa bir süre zarfında 6 tane İstanbul konulu kartpostal aldım. Şimdi asıl sorumdayım:

Kim benimle kartpostallaşmak ister?? Stoklar her an tükenebilir dikkat :D

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...