20 Kasım 2016 Pazar

Tüyap! #01

Saat 12'yi birazcık geçmişken varıyoruz.  3 hafta önce anlaştığımız şekilde ikimiz birlikteyiz fakat yanımızdaki figüranlar değişmiş. Ben başka bir ailenin üvey kızı olacakken oda arkadaşım üvey kız konumuna geçmiş. Doğrudan söylemek gerekirse 4 kişiyiz: Ben annem babam ve oda arkadaşım İrem.
Arabada çakallık yapıp boş zamanımda almak istediğim kitapları yayın evleri ile yazıyorum. Bu sırada İrem Tüyap'ın uygulamasından bahsediyor, internetime kıyıp appstore'u açıyorum. Bimcell kazık atmıyor. Uygulama hızlıca iniyor.

Zaten bu sırada almak istediklerim kitap listesi tamamlanıyor:
Liste 3 kitap türüne ayrılıyor:

1. Okunmak için alınacaklar
2. Okunduğu için alınacaklar
3. Okutmak için alınacaklar

1.si uzun bir araştırma gerektirmiyor çünkü nereye baksam okunacaklar listeme yeni bir kitap yazıyorum. Bu nedenle araştırmadan çok kitaplar için bir eleme gerekiyor. Kitapları mülakata alıyorum, çok azı başarılı olabiliyor.
Başarılı olanlar da alınmıyor. Bunların hepsi Amerikanın oyunları.

GÖREV: Başarısız.
(İstanbul Romanı, )

2.si için büyük bir çaba gerekiyor. Önceden sahip olmadığım bir kitabı edinmem, okumam ve beğenmem gerekiyor. Elhamdülillah beklediğimden çok daha etkileyici kitaplarla tanışıyorum. Fakat yüksek fiyat, stokta tükenmişlik durumlar yüzünden kitabın elime geçmesi engelleniyor. Ben de kitapların tükenmediği TÜYAP'tan alıyım diyorum, alıyorum.

GÖREV: Tamamlandı.
(Kitaplar: Steve Jobs'un hayatı, Maskeli Kedi ve Kekeme çocuklar korosu)

3.sü bir kitaba hitaben yazmış olduğum bir madde. O kitap yakın zamanda bitirdiğim "Beyaz Zambaklar Ülkesinde" kitabı. Kitabı okuyan pek çok kişiyle aynı şeyi düşünüyorum: Bu kitap özellikle ülkeye faydalı olmak isteyen kişiler tarafından OKUNMASI GEREKEN bir kitap. Ben de okutmaya öncelikle babamdan başlatmaya karar veriyorum. Tüyaptaa yayınevini arıyorum, bulamıyorum.

GÖREV: Başarısız.

Başarısızlıklarıma rağmen Tüyap görevi tamamlandı!
Şimdi -yor'ları bırakalım. Asıl başarılara bakalım.

SEVDİĞİM 4 FARKLI YAZARLA GÖRÜŞTÜM!


Daha önceleri 2 farklı yazarla buluşmuş olduğumdan bahsetmiştim. Birinin ilk imza gününe gitmiş(Merve Özcan), diğeriyle ise tamamen Allah nasip edince tanışmıştım(Bengüsu Özcan).

Not: Her ikisinin de soyadının Özcan olması, En sevdiğim hocalarımdan bir olan Ömer Özcanın da soyadının Özcan oması beni çok ürkütüyor...

Bu sefer de aralarına Murat Menteşi ve Büşra Nebatiyi ekledim!

İsterseniz önce Büşra Nebati ile başlayayım, çünkü MM'le tanışmam biraz daha karmaşık.

Tüyapa girdiğim gibi salonları dolaşmaya başladım. Neden tek tek standları doalimak yerine salonları dolaştım bilmiyorum ama böyle oldu. Kimi zaman kayboldum, kimi zaman ÇOK sinirlendim kimi zamansa sevdiklerimle rastlaşıp etrafa gülücükler dağıttım. Tavafın sonunda İrem(yukarıda bahsettiğim arkadaş) ile buluşmak için 1. Salona gittim. Buluşacağımız yerde belerken canım sıkıldı etrafımda dönmeye başladım ve bir stand gözüme çarptı: CARPE DİEM! Sonra da saate baktım: 13.57!!
(yalan olmasın vakti dakikasına kadar hatırlamıyorum.)

Biliyorum bu sizin için bir anlam ifade etmiyor fakat benim için önemli bir andı çünkü yalnızca 3 dakika içerisinde Büşra Nebati gelecek ve imza başlayacaktı. İrem'i elinden tuttuğum gibi carpediem standına sürükledim. Vardığımızda 32 diş sırıtmakta ve hızlı yürümekten nefes nefese kalmış bir haldeydim. O nerde? dedim. Geliyor dediler. Zaman durdu durunca elimdeki kitaplar düştü. Yerden kaldırmak için eğildim. Kalktığımda biriyle göz göze geldik. Gülümsedim. O da gülümsedi.

Devamını boş verin. O da Benim İremin ve Büşra ablanın arasında kalsın sjskjs.

Tabiiki mega zeka benim.
Sağdaki de o ^^

Stanttan ayrılıp adını bilmediğimiz yemek yerine gittik. Annemler bize ilk o zaman baskı yaptı: "GİDELİM Mi artık?"

Baskılar bastırılmak için vardı. Bastırıldı.

Yemeğimiz bitince koştur koştur Domingo Standına gittik. Benim de İremin de alması gerekenler vardı. Büşra nebatiden kalma mutluluklarım kelimelere dökülmek için can atıyorlardı. Kitaplara baktım, hedefi işaretledim: Steve Jobs kitabı.
Hedefe yaklaşan başka biri daha vardı ve benden önce davranıp fiyatını sordu. 24 tl'ymiş. Sırıttım ve yanlışlıkla dışımdan konuştum: Ne yani yalnızca 1 lira mı indirim yaptınız?

Görevli bana döndü ve tam cevap verecekken yaptığım yanlışı anlayarak onun yerine kendime cevap verdim:

"Hayır 1+10 lira düşürdünüz çünkü asıl fiyatı 35 tl." dedim.

Haklısın dedi, gülümsedi. İnternetten mi baktınız? dedi. Evet dedim. İnternette 25 liraydı. Bunu dediğim için yanıma yaklaşan ropörtajcıları göremedim. Evet dediğim için beynim sulandı. Beynim sulandığı için ropörtaj teklifini milisaniyede kabul ettim. Kabul ettiğim için kamera bana çevrildi. Kamera bana çevrildiği için gülümsedim. Her şey birkaç saniyede gerçekleştiği için heyecanlanmadım. Bu ilk olduğu için anı elde ettim. Anı elde ettiğim için mutluyum.

Ordan arıldıktan sonra bir de "KANKİME" uğrayayım deyip Portakal yayınevi Standına gittim. Merve Ablayla gör göze geldik gülümsedi. Ben de gülümsedim. Kitap diyecekti, izin vermedim. Önce ben konuştum: onlar zaten imzalı ben kartpostal benzeri şeyi almak için geldim. İmzaladı. Aslında on görmek için gelmiştim ama zaten o anladı. Oradan ayrıldım.

Kasım ayında hiç yazı yazmamışım. Belki de Kasıma koyduğum tepki yüzündendir.


Yazılılar tepkimin yersiz olmadığını gösteriyor. Zaten yazılılar da neden hiç yazı yazmadığımı açıklıyor. Her şeyin bir açıklaması var mıdır bu dünyada? Bu yazı da çok yakında olsun o zaman.

Hadı Allah'a emanet olun ve TÜY UP #02 için beklemede kalın!! Bir MM rüzgarı geçecek, kemerlerinizi sıkı bağlayın.

**Not: Ablam Tüy up yazımı Keko'ca buldu. Bundan sonraki hayatımda İstanbul kekosu olmaya karar verdim.
Bağcılar kekosu bir kankim var sanırım virüs ordan bulaştı... Lav yeah

10 yorum:

  1. İtiraf ediyorum ilk başta başlığı ne olduğunu anlamadım , kafam o kadar gitmiş durumda :D Bağcılar kekoluğu demek hımmm, hahaha :D
    Tüyap çok kalabalık ya hiç gitmeye gözüm yemiyor ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değiştirsem mi o başlığı acaba ben?
      Asıl amacım kitap almak olmadığı için kalabalıktan fiziksel olarak etkilenmedim fakat imza katında çığlık çığlığa bağıran ergen sürüsü psikolojime ağır bir darbe etkisi yaptı. Bunlar hep wattpadin suçu zaten o da amerikanın oyunu :)

      Sil
    2. Yok ya ben çok beğendim başlığı ^^
      Ay onları instagramda videolarını bende gördüm çok garip geldi , ağlayanlar çığlık atanlar :D

      Sil
  2. Yazılarınız çok güzel:)Çok içten yazmışsınız. Bende yeni bir blog açtım.Benimkini de incelerseniz mutlu olurum :) Kolay gelsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :)) İçtenlik blog için gereken en temel şeydir ^^ Bu güzel yolunda başarılar ! Eminim güzel şeyler öğrenecek, yazacak ve yaşayacaksın! yani inşallah :)))

      Sil
    2. Bende teşekkür ederim güzel dileklerin içinn ^^

      Sil
  3. Hahaha senin yazılarını okurken çok eģleniyorum gerćekten😂😂
    Ben de gitmek istiyordum tuyap'a hatta gidecegim arkadasimla aylar öncesinden kararlaştırmıştık fakat gelin görun ki bizim okul sınavları tüyapa denk geldi 😭😭 hem de hic boş gün yok
    Tek boş günümüz de de tüyap bitmiş oluyor 😢 benim şanssızlığım galiba çok heveslenmiştim, saolsunlar kursağımda bıraktılar 😢

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmene çook sevindim🤗
      Ayy aynı şey bana da oldu o hafta 5 gün 5 yazılım vardı ama fırsat kaçmaz deyip deli bir kararla gittim😶 Napıyım 3 yıldır gitmiyodum..

      Artık seneye daha düzgün tarihlerde yapmaları duasıyla...

      Sil
  4. A demeyi unuttum bir de sey diyecektim: dün hocamla konuşurken kurs çıkışı bizim ülkenin eğitim sisteminin berbatlığından ve finlandiyanın(finlandıyaydı dimi o 😱) başarısından önerdi bana Beyaz Zambaklar Ülkesinde'yi. Merak ettim alacaktım senin de bu kadar begemdiğini ve hatta babana dahi okutmayı düşündüğünü ògrenince daha bir merak ettim. Acaba birine yılbaşı hediyesi diye aldırsam mı 😂😂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet evet finlandiya ve o kitap! Gerçekten farklı bir kitaptı ama güzelliği edebi yönünde değildi. Yaşanmış bir olayı anlatmasıydı galiba. Okuduğum kitabı kütüphanede bulmuştum. Beğendiğimde fiyatına baktım 3.25 tl gibi cüzi bir miktardı fiyatı. Ben de insanlara satın almaya karar verdim ama bulamadım. . . Yayın evini söyleyeyim bari sen al: Antik batı yayıncılık. Hani şu klasiklerin yeşil kapaklıları

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...