Merhaba!
Kendimi blogu kurduğum ilk zamanlarda gibi hissediyorum. Kimse yok... Tek başına ne kadar saçmalayabilirsen saçmalıyorsun... Yaz...vb.
Tek farkı o zamanlar her bir ziyaretçi o gün mutlu olmama yetiyor, giderek artan yorum sayılarıyla şenleniyordum.
Şimdi o bile yok. Takipçi kaybediyorum onun yerine.
Noldu ya? Ben mi boşladım? Yoksa siz mi tatildesiniz?
Çünkü geçen yıl bu ay o kadar çok kişi vardı ki blogger'da! Bu sene herkes bir mayışmış... Gerçi bu sene ile geçen sene o kadar farklı ki! Demek ki devlet karıştı (şükür toparlanıyor), halk toparlanamadı. Sonuçla 40 yıllık kazık kolay yenmiyor.
Yalnız bu mıyışma dediğim şey
şu yazımdaki gibi mi?
Şu ana kadar yazdıklarım başlığa sahip olmasalar da aynı şekilde bu yazının formatında olmasalar da ilk blog korkum maddesiydi.
Diğerlerinin aksine çözülemeyecek şeyler değiller. Biliyorsunuz geyiğe her zaman varım ister blogtan ister başka Sns hesaplarından. Çekinmeyin!! Takipçilere olan sevgi duygusunu azıcık unuttum böylelikle özlem gideririz.
2. Blogger insan mı? Hata yapar mı?
Yaparmış shjhdsjhd
Niye düzeltmiyorlar ya kimse mi görmedi oradaki "izleenecek bloglar" yazısını
Blogger o kadar mı boş?
Normal hayatta olsa karşımdakinin giydiği şeyin rengini arkama döndüğümde sorsalar hatırlayamam. Blogta işler değişiyor demek ki.
Düzelmiyor, Korkuyorum.
(Bu da formata uygunluk için yazılmış bir maddedir. Tabii ki "izleenecek" kelimesi beni korkutmuyor. Daha çok eğlendiriyor diyebiliriz.)
Ve asıl maddeye gelebiliriz. Blog ziyaretçilerimin azlığından yararlanılmış bir fırsat.
3. Önyargıları kıramamak
Ben ailemin en özgüvenli çocuğuyum. Yani bizim ailemize bakışta genel kanı bu şekilde. Fakat bir çok kişi böyle düşünmesine rağmen asında ben sadece kızkardeşlerimde gördüğüm problemi yapmıyor, bu davranışta pot kırmamaya çalışıyorum. Yani özgüven konusunda oyuncunun tekiyim. Ama ne demişler, kimi taklit edersen ona dönüşürsün. Ben de özgüvenli insanları taklit ediyorum ve sanırım bu konuda bir hayli yol aldım. En azından öyle düşünüyordum.
Geçen gün son yayınladığım yazıyı yazarken ve yazmadan önce ne kadar zorlandım bilemezsiniz. Çünkü blogumda daha dini kimliğimi belirtmemiştim. Dolayısıyla nasıl bir tepki alacağımı hiç bilmiyordum. İçimden bir ses daha erken olduğunu söylüyor, diğeri ise beni dininden utanmakla suçluyordu. Yine de sevdiğim islami kitapları yazmaki yayınlamak suç değil. Yazdım ve yayınladım.
38 kişi okudu. En azından blogger öyle söylüyor. Yorum yok. Fakat bu sonuçların nedeni yazdığım yazının konusu değil de yukarıda belirttiğim mayışma sanırsam. Yani mutsuz değilim.
Endişeliyim.
Neden böyleyim? Aslında kendime neyin var şeklinde kızmayı 7. sınıfta bıraktım. Çünkü ben kendimi bilmiyorsam kim bilecekti. Kendimi kandırmanın bi işlevi yoktu. Şimdi, kendimi kandırdığım en büyük sırrımı bu kadar az kişinin okumasından güç alarak buraya yazıyorum.
Önyargılarımın beni 1 yıl gereksizce strese soktuğu anımı yazacağım.