blog korkularım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blog korkularım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Eylül 2016 Pazar

Blog korkularım #4 ~Rin'e özel çince yorum

Merhabaa!

Blog korkularıma malzemeler peşimi bırakmıyor, adeta "yaz beni yaz!" diyor. Ben de onları kıramıyorum, geçiyorum bilgisayarın başına.
Yalnız bu seferki cidden özellikle beni buldu bence. Nasıl lanetlendim ben de bilmiyorum.

Genelde blogda olan biteni(yeni yazıları, gelen yorumları) blogger anasayfasından öğrenirim.
Buradan öğrenmek hem daha zevkli oluyor hem de sıkıldığımda yapacak bir işim oluyor. Safariye gir, blogger'a tıkla, yorum gelmiş mi diye kontrol et, sayfadan çık.

Fakat BAZEN, çok nadir önce maillerimi kontrol etmeye karar veriyor ve maillerimin gelen kutusunu güncelliyorum. (Yorumların her biri mail olarak da geliyor)

Bu sefer de böyle oldu: Gelen kutusunu Güncelledim.

Birkaç gereksiz mailin yanına ek olarak yorum maili gelmişti. Sevindim .

Gelen yorum Rin'dendi. Yorum yapan kişi Rin ise orada durmak gerekirdi. Yorumu muhtemelen kısa olmalıydı, ama o da ne!!!!!!!??????

Yorum:

(Mesaj daha devam ediyordu ama ekran yetmedi yoksa bi bu kadar aşağı iniyordu. )
ANLAM VEREMEDİM. 

7 Ağustos 2016 Pazar

Blog Korkularım #3 ~Başörtü hikayem

Merhaba!
Kendimi blogu kurduğum ilk zamanlarda gibi hissediyorum. Kimse yok... Tek başına ne kadar saçmalayabilirsen saçmalıyorsun... Yaz...vb.
Tek farkı o zamanlar her bir ziyaretçi o gün mutlu olmama yetiyor, giderek artan yorum sayılarıyla şenleniyordum.
Şimdi o bile yok. Takipçi kaybediyorum onun yerine.
Noldu ya? Ben mi boşladım? Yoksa siz mi tatildesiniz?


Çünkü geçen yıl bu ay o kadar çok kişi vardı ki blogger'da! Bu sene herkes bir mayışmış... Gerçi bu sene ile geçen sene o kadar farklı ki! Demek ki devlet karıştı (şükür toparlanıyor), halk toparlanamadı. Sonuçla 40 yıllık kazık kolay yenmiyor.

Yalnız bu mıyışma dediğim şey şu yazımdaki gibi mi?

Şu ana kadar yazdıklarım başlığa sahip olmasalar da aynı şekilde bu yazının formatında olmasalar da ilk blog korkum maddesiydi.

Diğerlerinin aksine çözülemeyecek şeyler değiller. Biliyorsunuz geyiğe her zaman varım ister blogtan ister başka Sns hesaplarından. Çekinmeyin!! Takipçilere olan sevgi duygusunu azıcık unuttum böylelikle özlem gideririz.

2. Blogger insan mı? Hata yapar mı?

Yaparmış shjhdsjhd
Niye düzeltmiyorlar ya kimse mi görmedi oradaki "izleenecek bloglar" yazısını

Blogger o kadar mı boş?

Normal hayatta olsa karşımdakinin giydiği şeyin rengini arkama döndüğümde sorsalar hatırlayamam. Blogta işler değişiyor demek ki. 
Düzelmiyor, Korkuyorum.

(Bu da formata uygunluk için yazılmış bir maddedir. Tabii ki "izleenecek" kelimesi beni korkutmuyor. Daha çok eğlendiriyor diyebiliriz.)

Ve asıl maddeye gelebiliriz. Blog ziyaretçilerimin azlığından yararlanılmış bir fırsat.

3. Önyargıları kıramamak


Ben ailemin en özgüvenli çocuğuyum. Yani bizim ailemize bakışta genel kanı bu şekilde. Fakat bir çok kişi böyle düşünmesine rağmen asında ben sadece kızkardeşlerimde gördüğüm problemi yapmıyor, bu davranışta pot kırmamaya çalışıyorum. Yani özgüven konusunda oyuncunun tekiyim. Ama ne demişler, kimi taklit edersen ona dönüşürsün. Ben de özgüvenli insanları taklit ediyorum ve sanırım bu konuda bir hayli yol aldım. En azından öyle düşünüyordum.


Geçen gün son yayınladığım yazıyı yazarken ve yazmadan önce ne kadar zorlandım bilemezsiniz. Çünkü blogumda daha dini kimliğimi belirtmemiştim. Dolayısıyla nasıl bir tepki alacağımı hiç bilmiyordum. İçimden bir ses daha erken olduğunu söylüyor, diğeri ise beni dininden utanmakla suçluyordu. Yine de sevdiğim islami kitapları yazmaki yayınlamak suç değil. Yazdım ve yayınladım.

38 kişi okudu. En azından blogger öyle söylüyor. Yorum yok. Fakat bu sonuçların nedeni yazdığım yazının konusu değil de yukarıda belirttiğim mayışma sanırsam. Yani mutsuz değilim.


Endişeliyim.


Neden böyleyim? Aslında kendime neyin var şeklinde kızmayı 7. sınıfta bıraktım. Çünkü ben kendimi bilmiyorsam kim bilecekti. Kendimi kandırmanın bi işlevi yoktu. Şimdi, kendimi kandırdığım en büyük sırrımı bu kadar az kişinin okumasından güç alarak buraya yazıyorum.


Önyargılarımın beni 1 yıl gereksizce strese soktuğu anımı yazacağım.

27 Mayıs 2016 Cuma

Blog korkularım #2 ~ İçimde kalıcaktı.

Merhabalar! Yeni bir blog korkularım yazısı ile sizlerleyim.

Nedir bu yazılar?

Blog korkularım adlı yazılarım, Blogger'da beni ürküten, saçma olan, neden olduğunu bilemediğim olayları sizlere anlatarak dertleştiğim bir yazı silsilesi. Gerçi daha o kadar çoğalmadılar şu an ikincisini yazıyorum fakat inşallah ileride o da olacak.

O zaman anlam veremediğim durumlar konusunda beni aydınlatmanız dileğiyle, iyi okumalar!

1)Mobilde önizleme yapamıyor olmam


Bilmiyoeum sizlerde oluyor mu olmuyor mu fakat blogumu açtığım ilk haftadan sonra ne zaman telefondan yazı yazsam ve önizlemesine baksam şu görüntüyle karşılaştım:


7.sınıftan beri bimcelliyim bi yerimde eksiklik hissetmiyorum B)

Blogu açtıktan bir hafta sonra diyorum çünkü bir yanım o zamanlar bu özelliğin çalıştığını, kodları bilmeden kurcaladığım zamanlar bir şeyler yaptığımı söylüyor. Hafızam da belli ölçüde bu düşünceyi destekliyor. Fakat ben hafızama fazla güvenmem. Daha geçen gün tarihte beni yazılı kağıdımla başbaşa bıraktı ne güvenicem!

Sizde de böyle bir durumun oluştuğu oluyor mu?

2)Yayınlandıktan çok sonra kontrol panelinde görüntülenmesi

Yine blogu ilk açtığım dönemler blogda saat ayarlama diye bir seçeneğin olduğunu bilmiyor, yazılarımı amerika saatine göre ayarlıyordum. Nasıl mı? Tam hatırlamıyorum fakat yazılarımı gece 12'de yayınlar, kontrol paneline sabah 7 de gelmesini sağlardım. Evet kendime cahilce işkence ettiğim uzun bir dönem vardı.

Kontrol panelini bilmeyenler için açıklama: Blogger'ların blog yazılarını takip ettikleri yer.

Önüme gelene açtığım bloglar sjksjs(özellikle de ablama)

Sonradan bir blogda(Allah razı olsun-kim olduğunu hatırlamıyorum.) şu saat şeysi nedeniyle bu durumun oluştuğunu öğrendim ve o gün bugündür rahattım. Rahattım. Birkaç haftadır yine aynı sorunlar olmasaydı.

Anlamıyorum ki! Saat de doğru neden yazılarım yayınladıktan 2-3 saat sonra yazı kontrol paneline geliyor? Sizde de böyle oluyor mu? 

Bence bu kadar blog derdi yeterli. Kafanızı şişirmek istemem. Am şunu söylemeliyim ki benim dertlerim kesinlikle bunlar değil. Bunlara alışalı bir sene oluyor :) Blogla yaşamayı dolayısıyla da bu durumlarla karşılaşmaya alıştım. Benim derdim başka. Bunları dinleseniz ne fark edecek! Ben içimden geldiği gibi yazmış olduğum bir yazı ile dertleşmek istiyorum. Hatta dertleşmek değil de ben anlatıyım hep beraber şunun bi analizini yapalım. Hem o kadar yazmışım içimde kalmasın.

Peki neyin analizini?

Bundan 3-4 hafta önce ergenliğimin ve fen liseli bir herbivor olmam dolayısıyla dünyanın sonu gibi feryat etme psikolojimi.

"Bir önceki yazılım kötü geçti. Ondan önceki de kötü geçmişti. Öbürkünden de kötü bekliyorum ama sanırım diğerlerinden daha çok sarsılıcam. Ee çünkü herkesinki(!) kötü geçmiş. Ondan öncekileri hatırlamıyorum bile. Hatırladığım iyi geçen bir iki tanesi dışında kayda değer bir beklenti içerisinde değilim.
Bu durum kalbimi ağrıtıyor.
Her şey bir zincirleme halinde.
Yazılım kötü geldi. Ee nolcak? Dünya'nın sonu mu? Bi şey olmaz yani bi sonrakine düzeltirim. Geçen dönem de böyle demiştin biliyorsun ki daha kötü geldi. Ee nolur ki bu dönem böyle gelse!? Bi şey olmaz ama beynim dinlemiyor. Diyor ki giderek boşluğa düşüyorsun. Toparlanamayacak gibi değil ama işte cevapsız sorularla karşılaşıyorsun."

Bir şeyleri yazmak ağzından çıkanlara kesin mühür getirmekmiş. Bu yazıyı yaklaşık bir ay önce 2 saat boyunca yatakta sönüp sessizce ağlamaya çalışan (sessizce de hiç tadı çıkmıyor bea) sonunda da beyaz sayfaları depresif moduyla kirleten biri tarafından yazıldı. Sonra nasıl oldu da sonlandırdı hatırlamıyorum fakat bunun ani gerçekleştiği kesin. Ergenlik bu olsa gerek.

Bi de bu yazıları gören sanıcak ki bu kız her yazılıdan 30 40 almış. Elhamdülillah ki almamış. Fakat kınadığım başıma gelmiş. Kimi kınamış da başına gelmiş! Ne yani düşük alıcam diye yüksek alan tayfayı insan hiç kafaya takar mı, başına geleceğinden korkmadan kınar mı, ne gereksiz! Yine de bazen insanın kınadığının başına gelmesi düşük almasından daha çok üzebiliyor insanı. Çok Şükür ki o insanlar kadar düşmemeyi başarıyor insan ve kime kötü geçtiğini söylediyse gidip helalleşebiliyor. (Derde bak(!) dünyanın en gereksiz üzüntüsü.)

Sonuçta: Kötü geçtiğini düşündüğüm sınavlardan iyi, hatta birkaç tanesi dışında baya iyi almışım.

Noluyor böyle? Nedir bu karamsarlık? Allah'tan ümit kesilmeyeceğini bile bile neden lades olmak?

Ergenlik...Her şey bu kelime altına sığınılabilir mi? 15-16 yaşındaki bir insanın yaptığı her şey affedilebilir mi? Ona günah değil mi? O daha çocuk mu? Daha mı az cezalandırılacak? Ergenlikle yetişkinlik arasındaki tek fark tecrübesizlik mi?

Son cümlelerim bana değil. Okuluma. Haksızlıklara. Karşı çıkmak isteyip yapamadıklarıma. Yalan söyleyen hocalara, bilmeyen ergenlere. Bu kadar küçük durumlara karşı çıkamıyorsam gelecekte haksızlığa nasıl karşı çıkacağıma. Gerçi ergenlerle uğraşmak normal insanlarla uğraşmaktan çok daha zor, sizce de değil mi?

6 Şubat 2016 Cumartesi

Blog korkularım #1

Şu blog ile ilgili beni korkutan bazı şeyleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Bunlar o kadar fazlalaştı ki sizlere anlatmadan duramıycam. Gizemi severim ama gerçek hayatta değil. Ve bu olaylar beni o kadar ürkütüyor ki !

1. Tıklanma sayı rekoru kıran post

Evet bu yazı rekoru son 8 aydır elinde tutuyor ve bırakacak gibi değil. Günlük blog görüntülenme sayılarını incelerken günde tıklanan sayısının yarısının bu yazıya gelmesi tesadüf mü?

Yazı için tıklamayınız. Ne yani daha çok tıklansın da merakımdan çatlıyım mı?


KORKUYORUM! Ve Bu korkumu yazıya son 4 aydır yorum yazan ilk arkadaşa bu yorumumla olabildiğince açıklamaya çalıştım:

2. Yazıyı yayınladığım anda beni +1'leyen dost


Google+'a kaydolduğumdan beri yazılarımı +1'leyen gizli bir fanım var. Bu gizli şahsı ne kadar sevdiğim kelimelerle anlatamam. İlk beğenilerimi hep kendisi yapar ve şu zamana kadar birinci mevkiden aşağı adımını atmadı. Bir nevi sponsorum gibi. 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...