26 Temmuz 2015 Pazar

Neler oluyor #2

Yaklaşık 5 gündür yayın yazmıyorum ve kendimi paslanmış gibi hissediyorum. Eski yayınlarımı da yayınlayınca hazırda yayın kalmadı ve benim yeni şeyler yazabilmem için yeni şeyler izlemem, okumam ya da yaşamam lazım. Fakat şimdilik belirgin bir konum yok.
Bir süre ne yapacağımı düşündükten sonra aklıma çook uzun zaman önceki başlattığım "Neler oluyor?" adlı konu başlığı geldi ve şu sıralar nelerle uğraştığımı, neler izlediğimi,okuduğumu anlatmaya karar verdim.


İlk olarak yaklaşık 4 gün önce imzaladığım fermandan söz edeyim:

Daha yaşım küçükken bu asya bağımlılığına başladığım için çok uzun zamandır ablamla antlaşmalar yaparız ve bunlar genelde ipin ucunu kaçırdığımızda olur.(günde 2 diziyi bitirmek gibi-ben de nasıl yapıyordu anlamıyordum. . .-)

Hatta liseye geçiş sınavından önceki 3-4 ay için şöyle bir plan uygulamıştık:


Haftanın perşembe ve cumartesi günleri hariç 2'şer bölüm hakkım vardı. Perşembe 1 bölüm, cumartesi 3 bölüm hakkım vardı. Ve bu uygulamayı o kadar benimsemiştim ki hala cumartesi günleri olan sevincimi (hani 3 bölüm ya) hatırlar özlerim.

Bu seferki biraz daha değişik. Ayrıca bu seferkinin nedeni aşırılık değil de daha çok dizi değiştirme sorunu. Yani bir diziye başlayıp daha 2-3 bölüm izlemişken kapatmak, bunu 122163564 kez tekrarlamak vesaire vesaire.Bende pek yok da ablamda çok var.

Hal böyle olunca notlar bölünü açıp yazmaya başladık:

Gördüğünüz gibi büyük bir hata yaparak bu antlaşmayı imzaladım. Hata yaptığımı ise Heart to heart dizisini izlerken anladım. . . 
Biraz da Heart to heart'tan bahsedeyim. Ferman imzalama töreninin ardından Düda'nın feneri adlı blogdan en iyi diziler yayınına bakıyorduk. Hepsini izlemiştim fakat sadece bu dizi ve Tamara in the İsland (adının böyle bi şey olması gerek. dedim ya izlemedim :D) adındaki diziyi izlememiştim. Sonra ablamla Heart to heart dizisi tanıtımını okuduk. Düda gerçekten çok özgün yazıyor ve insanın izleyesi geliyor bu nedenle 1. bölümünü açtık ve izledik. Ve beklenildiği gibi ablam diziyi beğenmedi bense çok sevdim. Yani anlayacağınız dizi değiştiren her koşulda değiştirtiriyor fakat 5 gün beklemesi gerekti Muhahaha yaşasın kötülük!
Ama asıl kötülük bana oldu! Kaç gün oldu daha yeni 4. bölüme geçtim. . . 
Neler okuduğuma gelirsek, ingilizcemi geliştirmek adına-aslında yunoka ve ablamın izlemem için uzuun uğraşları sonucu pes etmem nedeniyle- Black haze adlı bir webtoon'a başladım. Güzel gidiyor tek sorun bu yayını yazana kadar onu okuduğumu hatırlamıyor olmam. Yani anlayacağınız tamamen unutuşum. 10.chapter'a yeni geçtim . . . 

Son olarak aslında nelerle uğraştığımı açıklama vakti:

Dan dan *Kalp atış sesi* dan dan

Anlayacağınız üzere blogla uğraşıyordum!! hem de günün yarısında.

Bu kadar.

6 yorum:

  1. &
    Benden çooook iyi durumdasın. Tatilim=yatak/kanepe+wi-fi+harry potter. Başka değişen bir şey yok:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ooo Harry potter! Ben de tam 2 yıl önce öyleydim. Hele geçen seneyi sorma. . . Ama bu sene farklı olacak(inşallah) :D sana da her şeyin dozunu ayarlamak için kendine(nefsine) karşı savaşma gücü diliyorum! fighting!

      Sil
    2. Şunu yazarken bile "Harry Potter ve melez prens" okuyorum:D 3 yıldır böyleyim:)) Ayrıcaaa Türkçe okuyorummm^^

      Sil
    3. Vaay harry potter kitapları rasındaki en yavaş okunan ama onun bile çok sürükleyici olan kitap, Melez prens. Türkçeyi nerden buldun :D Bizse her yerde ingilizce arıyoruz(yani yunoka ve makoto öyle yapıyor)

      Sil
    4. Baküdeyim demiştim ya. Burası dil cenneti galiba:D Mağazalarda azerice, Türkçe , ingilizce, rusça kitaplar pek kolay bulunuyor:)) fransızca, almanca, İtalyanca bile var kitaplar.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...