17 Temmuz 2015 Cuma

Türkçem elden gidiyor!

Not: Ramazan bitmeden yayınlamalıydım ama biraz arada kaynadı gibi oldu. Ayrıntılara takılmadan bir hafta öncesindeymiş gibi hissederek okuyun. Biliyorum başarabilirsiniz :D halsuisso!

Yeni sohbet widgetini eklemiş bulunuyorum! şakşakşakşak. Şimdi yazıyla ne alakası var? Şöyle ki bana yine saçma yerlerden gelen ilhamlarımdan biri geldi. Sevgili türkçem diye başlayacağım türden...

Habire kelimesini bilirsiniz. Süreklinin yaklaşık olarak eş anlamlısıdır. Geçen gün kuzenim beni durdurdu ve Habire habire dememden bıktığını, habire yerine sürekli demem gerektiğini söyledi, Tabii ki gıcıklığına daha fazla habire dedim :D

Fakat gün içerisinde herhalde ramazan olduğu için yorgunluğum ağır basmış ve cümlelerimde bozukluklar ortaya çıkmıştı. Hem de oldukça fazla... Bazen cümleyi toparlayamıyor yarım yamalak korecem ve japoncamla devam ettiriyordum.

Tabii ki kuzenim benimle dalga gemeye devam etti "o çekikçe dizileri izlemeye devam edersen bütün türkçeyi unutursun! Hahaha!" Arada bir ise cidden bırakmam gerektiğini vurguladı.

Ben de onun bu sözlerinden bıktığım için en sonunda eski türkçeye mi dönüş yapsam diyerek beynimin gerilerini yokladım. Ha bu arada eski türkçe dediysek de çok gerilere gitmeyin Osmanlının halet-i ruhiyelerinin kelimelerine gitsek yeterli.

Bu arada Halet-i ruhiye kelimesni nedense çok severim Geçen seneki tarih hocamız sık sık söylerdi makoto hatırlar(tabi haa amerikayı düşünmekten okulumuzu unutmadıysa :P)

Osmanlı türkçesi denince de aklıma türklerin gelmiş gemiş en güzel dizisi olan Leyla ile mecnun geliyor. Hani ilk leyla'nın gitmesine yakın bölümlerde Mecnun 2023'e gitmiş ve gelecekteki halini görmüştü. İşte ben de o mecnun olmaya karar vermiştim. Ama azıcık kelime daarcığıyla da pek bir yere varılmıyor.

Yazış sitilimden de anlayacağıız üzere edebi bir insan değilim. Daha çok Makoto'nun yolundn sohbet dili ile samimiliğimi göstererek kafama göre takılıyorum. Çünkü beni takip eden kişilere edebiliğimi yada blogumun tasarımını yada yazılarımın çokluğunu göstermek değil de onlara konularmın içeriği, ilginçliği ile bir şeyler katarak göndermek istiyorum.

Böyle de karışık bir yayın yazdım. Artık siz anlayın türkçemin vahimliğini!

Son olarak, siz de bazen kendinizi başka bir dil konuşurken buluyor musunuz yoksa ben mi anormalim?

Acaba Abnormal summite mi başvursam...

BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUNN!

29 yorum:

  1. Bende animeye yeni başladığım zamanlarda günlük konuşmalarımın arasına çok fazla Japonca kelime katıyordum ve hala arada katıyorum ama aşırıya kaçmayarak. Ayrıca neden sırf İngilizce çok biliniyor diye tuhaf değil ama diğer diller tuhaf oluyor insanlar için merak ediyorum, hepsi yabancı dil bizim için ama hayır İngilizce konuşunca harika oluyorsun. Mesela havalı ve harika gibi kelimelerin yerine çoğu kişinin 'kûl' demesi bile aslında bizim konuşmamıza laf atanların da Türkçe bilgilerini ortaya dökmüş oluyor. Dil her ne kadar değişken bir unsur olsa bile bir kültürdür ve sahip çıkamayız ama değişime de izin vermeliyiz. Bu değişime izin verirken kendi dilimizi de yok edip İngilizce saçma sapan karşılığı olan kelimeler yerine kullanmamalıyız. Örneğin sadece 60 yıl önce bizimle aynı topraklarda yaşamış olan insanların günlük diline bir de bizim günlük dilimize bak veya bakma, ben konuyu iyicene saptırdım. :D Yani çok kafana takma, kimse muhteşem cümleler kurmanı, ışıltılı sözcüklerle konuşmanı beklemiyor ama bloğa yazı yazarken bence tamamen Türkçe kelimeleri kullanmakta fayda var. Sen Korece-Japonca-İngilizce yazınca boş boş bakacak olan insan sayısı çok fazla. Ayrıca müzikler de dinlemesi zevkli olmuş olmakla beraber hemen açılan cinsten yapmadığınız için teşekkür ederim. Hemen açılır cinsten yapılınca gıcıklığına dinleyesim gelmiyor benim. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence korece konuşurken yalnızca makoto ve ben gibi insanlar yarım yamalak bildiği için sanki şifreli bir dil gibi oluyor yani özel geliyor ve konuşmak için herhangi bir telaffuz cabası içine girmiyorum. Ayrıca o kadar çok izliyoruz ki artık o kelimeleri düşünmemek elde değil. İngilizcede ise sadece okey, thank you felan kullanırım günlük hayatta telaffuzu zor olmayan kelimeler.
      Kültür sahip çıkma olayına gelirsek, haklısın ben de o konuda çok üzgünüm fakat o konu biraz bazı kelimelerin türkçeden atılması ile ilgili. Yine de günbegün daarcığımız daralıyor o konuda haklısın. Ama korece bir kelimenin tr'ye geçeceğini hiç sanmıyorum.
      Ne biliyim blogda da günlük hayattaki konuşmamız gibi düşünüp farklı dillerle selamlar verebiliyoruz. Bence büyük bir problem değil :)
      Di mi di mi, ben de müzik çaların hemen açılmasından nefret ediyorum!

      Sil
  2. &
    Milliyyetim Türk değil ama kendi dilimi unuttuğum pek çok zaman oldu:( Etrafımda o kadar farklı milletten insanlar var ki ne yapacağımı kestiremiyorum. Çok küçükken-daha okula bile gitmezken ailem rusca özel ders aldırdı. Türkçeyi kendim filmlerle öğrendim. İngilizceyi zaten biliyodum. Daha sonra Türkiye'yi araştırdığımda Azerbaycan'a kardeş ülke dediklerini fark ettim. Türkçeyi bilmemden dolayı çok az azerice de öğrene bildim. Daha sonra (şimdi) koreceye merak saldım. Ailem bundan memnun ama fransızca ve almancaya yönelmemi istiyorlar. Bu yüzden kendi dilimden çok farklı dillere kadar gide biliyorum:/ Bir ara annem bana şöyle dedi:"Kendini unutmamaya çalış. Vücut dili ve düşüncelerini beyninle tartıştığın dilden daha iyisini bulamazsın. Ama bilgin beni mutlu ediyor. Çok yüklendiysek özür dilerim".
    Az yüklendiklerini söyleyemem:) Piyano ve bale eğitimi aldırdılar. Ve bunlar rusçaydı. Daha sonra resim kursuna gittim. Ama hayatımın her döneminde sanat olmasına rağmen geleceğim buna dair bir şey barındırmıyor bence...
    Neyse çoook uzun oldu:) Özür dilerim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay şuan çok şaşırdım :o ve sorularım var:
      NERELISIN?
      VE NERDE YASIYOSUN?
      Çok dil bilmek bence çok güzel! Meslek bulamasan tercüman olursun :D yanj benim mantığım bu yönde :)) Ayrıca zorla da olsa bi kursa gitmen seni geliştirmiştir.

      Sil
    2. ben de merak ettim. kaç farklı dilden bahsettin öyle :D

      Sil
  3. &
    Anio:))) Tahmin etmen gerekir:D Ama doğruluğunu söyler miyimm?... Orasını bilmem:D (çok eğlenceli olucak MUHAHAHHHAHAAAA!!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaa! Iyi tamam. Tahmin edicem. Şimdi, Türk degilmissin ama türkçe biliyorsun ve Türkçeyi dizive filmlerden öğrendin ayrica muziklerden de.Blogumu nana bloggerdan bulduguna göre azericeyi de az cok biliyosun. Eskiden milliyetinin dilini unutmussun ama suan biliyorsun. o zaman tahmin ediyorum: Azerisin ama eskiden rus egemenliğinde kalan bir ulkede yaşıyorsun ayrica ingilizce de konuşuluyor. Offf bilmiyorum tahmin edemedim. Bilindik bi yer mi? Ipucu talep ediyorum!
      Ayrıca neden nereli oldugunu söylemiyorsun ki? Sonucta adsiz olarak yazıyosun. Kimse seni bulamaz. Sonuc olarak Bence azerbeycanlisin en kolay cevap! Dogru mudur bilmiyoum ama.

      Sil
    2. &
      Söylemiyorum çünki daha eğlenceli:D
      Bir-kaç ipucu:
      1. Ana dilim ingilizce
      2. Azeri değilim
      3. Türk değilim
      4. Rusçayı iyi piano ve bale eğitimi ala bilmem için öğrendim
      5. Dilimi unutmadım sadece kullanacak alanlarda pek bulunmadım bir aralar
      :))) Haydi bakalımmm

      Sil
    3. Oww fena yanılmışım o zaman :'( Yalnız ana dili ingilizce olan 55 tane ülke var yani bu bilgilerle doğru cevabı tutturmam yüzde 2 ihtimal.
      Ayrıca ana dilin ingilizce olup nsıl bu kadar iyi türkçe konuşabiliyorsun? Hayret ettim şu an :O Ülkende pek çok milletten insan varsa o zaman kanada'da mı yaşıyorsun yani kanadalı mısın? Ya da amerikalı? en iyisi bloga nereden girdiğine bakmak. Şimdilik tahminlerim bu kadar. Yalnız oyunu sevdim! :D

      Sil
    4. Şuan babamın işi için ve tedavi yüzünden dilini bildiğim bir ülkedeyim...;)

      Sil
    5. Dayanamadım söylicem:D Son tahmin bekliyorum:D

      Sil
    6. O zaman son kararım Amerika (çünkü daha demin babama sordum: tedavi için ana dili ingilizce olan nereye gidersin?) ben de dayanamıyorum :)

      Sil
  4. &
    Çok karışık:
    1.Babam ingiliz
    2.Babamın annesi kanadalı
    3.annemin ninesi Türk
    4.annemin annesi de Türk
    5. Annemin babası amerkan
    6. Annemin üvey dayısı azeri bir kadınla evlenmiş
    7. Babamın işi iç mimari
    8. Astımın var ve bu yüzden dayımın eşi şöyle bir öneride bulundu: Azerbayxanda Naxçıvan diye yer varmış. Orada mağara var ve çok iyi geliyor. Babama da akrabalarının evini düzenlemesini rica etti. Şuanda oteldeyim... Yarın Londra'ya dönüş vaaarrr!!!! Burayı sevmedim pek:/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Woooow şu an bunu tahmin edememiş olmam oldukça normal. Şimdi sen çeyrek türksün, yarım ingiliz ve son olarak çeyrek amerikansın. Way be! bense direk türküm ve sanırım kendimi kötü hissettim. Biraz da özendim. Hiç türkiyeye geldin mi? Son olarak şu an londrada mı yaşıyosunuz ?

      Sil
    2. Londra'da yaşıyorum. Türkiye'ye hiç gelmedim... Sadece şöyle gelmişliğim oluyor. Bakü-Istanbul-Londra ve ya Bakü-Istanbul-New york uçuşları sırasına bir kaç saat oluyorum ama pek hava limanından dışarıya çıkmam. Sen büyük bir istisnasın. Türklerle pek anlaşamam. Londra'da sizler pek bilinmezsiniz. Yani kulaktan dolma bilgilerle tanırız sizi. Ama bu bilgiler doğru olur çoğu zaman:)) Istisnam olduğun için mutluyum. Peki ya siz ingilizleri sever misiniz

      Sil
    3. Hmm.. bi düşünmem lazım. Bana göre bi ingiliz=avrupalı yani sarışın mavi gözlü insanlar. Amerikadan önce dünyanın süper gücü olan şu an da çok kendini hissettirmeden dünyayı yöneten bir ülke yani tarih derslerinden kalan bilgim: "Güneş batmayan ülke". Çok mu siyasi yazdım ya. İnsanlarını fazla tanımıyorum ama annemler pek çok kez avrupaya gitti oradaki insanlar için gülümseyen insanlar diyo ama genel olarak ingilizleri tanımıyorum yani pek bi bilgim yok. Şu an benim ilk gerçek ingiltereli arkadaşımsın. Daha önce londrada yaşamış türk arkadaşım vardı da.

      Sil
    4. I love you my dear unni^^ (profil fotoğrafın da çoooooook güzel)

      Sil
    5. Ve de gözlerim gri, saçlarım platin sarısı:) Ama burda genellikle kahverengi saç vardır(ingilterede) kızıl da çoktur. Gözlerimin mavi olmamasıyla denk getşremedimmm:/

      Sil
    6. Ahaha tutturamamışım. Yoksa fransızlar mı öyleydi :x neyse işte ikisi de avrupalı :D vaay platin sarısı saç güzelmiş! benim kumral. ne çok sarı ne de çok koyu. Gözlerimse açık kahverengi yada direk kahverengi çok farklı bir insan değilim :)))
      son olarak i̇ngi̇li̇zceye i̇ngi̇li̇zc karşilik vermeli̇yi̇m "I LOVE YOU too" Bu arada pek unnin olmayabilirm. Yani biz makotoyla blogger dünyasına göre ne küçük ne de büyük yaşlardayız yani çingu desen de olur :)

      Sil
    7. Tamamdırr:)) Ben de de yaş aynı durum:/

      Sil
    8. Türkçe olarak bir sayfada bir türkle sohbet etmek. Karmaşık cümleleri çözebiliyor musun ?

      Sil
    9. Örnek verirsen öğrene biliriz:D

      Sil
    10. Yorumlari okuyan Makoto'nun drami ...

      Kafam karisti valla ... ; 4;

      Bu arada postu beendim ranacukum ♡ Ayni bir ben ~

      Adsiz, ben yakinda ingilizce post yayinlamaya baslicam, ordan anlasiriz artikk ~

      Sil
    11. :D Of course
      Ama sanırım artık azericeyi de öğrenmeliyimmm:((((

      Sil
    12. Azericeyi ben de öğrenmeliyim. Kelimeleri tek başına düşünsem bulabiliyorum da birleştirmeye çalışınca bazı sorunlar olabiliyor. Aynı yapboz gibi :D

      Sil
    13. Ingilizceye hiç benzemiyor ama:((

      Sil
  5. Yorum yapmasam olmazdı :D Bende edebi bir insan değilim,öyle süslü laflar ettiğimi hiç sanmıyorum yazı yazarken.Önemli olan dürüst olabilmek ve yaşadıklarını okuyucuya aktarabilmek bence.Mesela ben,sinirlendiğimde yazı yazarken hiçte kibar olmuyor,sonuna kadar*sansürlü bir şekilde*küfrümü ediyorum.Ama anlaşılamayacak bir küfür değil tabiiki.Türk toplumuna ait kelimeler kullanıyorum.Esprili bir günümdeysem saçmalıyorum.Saçmalamamdan ödün vermem ben.Sonuçta bloğumun konusu edebiyat değil ki arkadaşım.Edebiyat istiyen edebiyatlı bloğa gitsin.Çok şükür saçmalıklarımı okumaktan zevk alan birkaç okuyucum var.^^
    Ve anormal değilsin tabiki.Anime izlediğim için günlük konuşmalarda Japonca kullanıyorum ben.Birde bizim okulda "Arigatou" demiştim.Küfür sanıp "Ne ayaksın lan sen?!"demişlerdi.*Erkekler* Birde ben çok asabi bir insanım,çocukların kolunu tutup çevirmiştim onlar öyle deyince.Ne kadar güçsüzlerdi be :D Sonra müdür odasını boylamıştım :D Cezada aldım. :pööf:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahaha arigatoyu küfür sanmak.. o da iyiymiş :D Ben de sacmalamayi severim ama karakterim aşırı uçlara gitmiyo daha çok makoto saçmalar ve ben kahkaha kısmını hallederim :)

      Sil
    2. Uha yazık lan . bu arada bende öyleyim dahada beter birinin yanına gidince kendimi egilmemek için zor tutuyorum

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...