27 Ağustos 2015 Perşembe

Mim #14: Gelecekten bir kare

Bu sefer Bulanık beyinin mimlemesi üzerine zor ve değişik bir mimle geldim. "Gelecekten bir kare" başlığı altında herhangi bir zaman ve yer kısıtlaması olmadan yaşamımızdan belli bir süreyi gözümüzde resmedip burada anlatacağız. Gerçeğe bağlı kalınmaya gerek yokmuş fakat yapım gereği realistiğim. Bu nedenle gerçekten gelecekte ne olmak, yapmak, yaşamak istiyorsam öyle yazacağım. Hazırsanız başlıyorum.
GELECEĞE DÖNÜŞ!
Back to the Future!
Bundan 5 yıl sonra.

Tabii ki bir yaz gecesi. Tatili severim.

Sabahki akraba eğlencesinin ardından herkes evlerine çekilmiş.

Ben 5 yıl önce aldığım biricik bilgisayarımla oturuyorum.

Boğaziçi üniversitesinin hazırlığını bitirmiş, bilgisayar mühendisliğindeki ilk seneme başlayacağım için 1 ay önceden heyecanlıyım.

Hazırlıktaki arkadaşlarla konuşuyor ve o güzel yeşillikli kampüsü özlüyorum.

Sonra 2 günde 1 yazmam gereken yazımı hatırlayıp blogger'a giriyorum.

Blogum artık ergenlikten biraz daha olgunluğa geçmiş bir içerikte.

Düşünceler ve mantıklı yazılar saçmalıklarımı kaplamış halde.

Haftada bir dizi tanıtımı yapsam da artık hayatım kore değil ve bu durumdan mutluyum. Dozunda işliyor her şey.

Takipçi sayım ise bu orantıda artmış ve beni tatmin etmiş bir sayıda.

Sonra gelen yorumlara bakıyorum.

Beni mutlu eden bütün blogger dostlarımdan yorumlar var. Rin, misaki, miki...

Miki artık ciddi manada bağımlı bir kore fanı. Bunun vicdan azabını çeksem de kontrolünü ele alıyorum. Hergün hangouts'tan mesajlaşıyoruz ve hala bana unni diyor :)

Eskiden adsız Misaki olan şimdi ise 3 yıl önce bloggerda açtığı blogundaki yazılar ile fenomen olan misaki'nin blogundaki yazıları eğlenerek okuyorum.

Rin tasarımda kendini geliştirmesiyle moka'dan geri kalmayıp haftada bir tasarım değiştiriyor.  Bu konuda prof oldu desem yeridir.

Blogger hala aynı. İnsanların bazıları blogunu terk etse de yenileri, boşluklarını dolduruyor.

Sonra blogumdaki bir önceki yazıyı görüp okuyorum. Makotonun esprilerine kahkaha atasım geliyor.

Ardından Makoto'nun Cerrahpaşa mı Amerikada bir okul mu derken Türkiyeyi seçmiş olmasını hatırlayıp tebessüm ediyorum.

Haftaya pazartesi günü olan buluşmamızı hatırlayıp dört gözle bekliyorum.

Kutucuk içerisindeki kaleme tıklayıp, boş sayfanın üzerine aklıma gelen her türlü şeyi yazıyorum, tereddüt etmeden...

Bu mimi bütün takipçilerime mimliyorum. Bloguna yazmak istemeyen yorumlara yazsın ona da razıyım. Hoşça Kalııın!

14 yorum:

  1. Bir mim yaziyom yenisi geliyor :D sica ile yaparız mim için saol

    YanıtlaSil
  2. Güzel kurgulamışsııın~

    YanıtlaSil
  3. Wooowww 2 yıl sonra fenomen oluyorummmmmmmmm!!!:D:D
    Yazın o kadar hoş ve kibar ki:) Resmi olarak kayıtlara geçmese de ben de senin takipçinin sonuçta:) O yüzdeeennn mimlenmişimmmmm:)))
    Şimdiiii... Ne demiş Ginny Weasley: "kapa gözlerini (harry) gönül gözün açılsın". Doğrusu devamındaki hareketi her ne kadar taktir etmediğim bir şey olmasa da şimdi gönül gözümüzü açmalıyız değil mi? Aynen, katılıyorum.



    17 yıl sonra...
    Fazlasıyla mutluyum. Daha yeni yeni yetişkin olmaya başladığım zamanki düşüncelerimin ne kadar doğru olduğunu test etmek için mükemmel zamanlarım var. Zamanında "şuan kendin bile kendini aldırmamalısın" diye yaklaştığım benliğim sanırım artık doktor olma yolunda fazlasıyla yol kat etmiş. Artık insan beyninin müthişliğini kavraya bilirim. Artık filmler, bloglar, korku tünelleri bile başka. 15 yıl önce Ranao ve Makotonun bloğundan esinlenerek açtığım bloğuma her hangi bir tanı koyamıyorum. Littleagashisdiary gayet güzel işliyor. Artık büyüdüğümüz anlaşılıyor. Eskiden konular eğlence amaçlıydı ama şimdi fazlasıyla eğlenceli daha az eğlence amaçlı yazılar var. Ama yine de onlarla ilk tanışmam, sonraki yıllar ve şimdi hep aynı şeyi düşündüm: önyargısız, hep eğlenceli, neşeli, kafası çalışan muhteşem bloggerler. E tabi her şey gibi kore sevdası da geçiciymiş. O zamanın unnilerinin şimdi nuna, ajumma olduğu dizilere artık daha az bağımlıyım. Şimdi de o zamanki gibi ünlü kavgaları, özel hayata burun sokma pek revaçta. Ama mutlu olduğumun kanıtı var elimde: daha blogları okumaya başlamadan hayat felsefemi belirlemiştim. Şöyleydi: Harikalar diyarının olmadığını biliyorum. Ama inanıyorum ki bir gün orada olacağım.
    Şuan her şey harikalar diyarındaki gibi. Ama yine de "hepimiz deliyiz" diğen "kediler" kabul görmüyor.

    Umarım beğenirsin^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kafası çalışan ahahaha! Her şeye ahahhaa! gülerek okudum. Hayat felsefene bayıldım!
      17 yıl fazla değil mi ya? O zaman kaç yaşında oluyorsun ki? *-* ben 32 hatta 33 O.o
      Ooo doktor mu olmak istiyosun? Hyırlısı, inşallah ikimiz de iyi yerler kazanırız :)

      Sil
  4. Ben de 32 yaşımda oluyorum:D Ama napiim yakın tarihler çok stresli. Bol sınavlı:(
    Aynen İnşallah istediğimiz olur^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahahaha haklısın yakın tarihler biraz sıkıntı...

      Sil
  5. Saol çok güzel yazmis in

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha uzun ve samimi yorumlar pls. Şaka şaka :D Thnx ^^

      Sil
  6. Baya güzel bir mim gibi görünüyor. Hemen yapacağım, teşekkürler. ^^ Ben biraz karamsar olduğum için benim cevabım sanırım biraz depresif olacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahaha tam da senden beklenildiği gibi :D Ama o kadar depresif olmasın yaa sonra üzülüyorum :'(

      Sil
  7. Bende eğer fırsat bulursam yazmayı düşünüyorum başka mi ler var ama yazmiycam ilk buna öncelik vermem valla şu an yorum yapacak halim yoktu yeni geldiğim için özür dilerim diğer yazılarına daha uzun yorumlar yapacağım

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...