mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2017 Cuma

Mim #26: Gökten Düşen Elmalar


Mim paslandı ve gool! 
Sonunda bir mimi yapabildim :) Yaparken eğlendim Esra'ya çok teşekkür ediyorum !

1- Gökten ak sakallı dede sarkıp fısıldamış; "Kardeş elimde üç elma var. Her biri ayrı bir zaman dilimini temsil ediyor. Hangi yy. a  gitmek istersin? Ama  ikisini sana hayatta vermem." Ak sakallı dedenin elindeki ilk elma   13. yy'mış. İkinci elma 24.yy. 3. elma ise...

3 farklı devirde yaşamak isterdim. 

Birincisi Jane Austen'ın kitaplarındaki başroller gibi başkentten uzak konforlu ve gizemli bir yaşamın olduğu ingiltere'ye gitmek isterim.


İkincisi Kore'nin eski sürümü Jeoson'a gitmek isterdim. 

Üçüncüsü de bende gizli kalsın.

Üçünün birleşimi:  18-19.yy :)

Çünkü....

Dünya'nın kötülükleri her devirde var ama belki de kötülükleri başlangıçta durdurabilsek güzel olabilir. :)

2- Gintama' dan üç elma düşmüş. Birincisi Sakata Gintoki, ikincisi Hijikata, üçüncüsü ise ...

Hehehe B) 

Okito sougo? 


Çünkü....

Mayonez adamlar yok edilmeli. Ketçap severim :)


3-Gökten 3 elma düşmüş. Yaşamak için 1. ve 2.de kontenjanlar doluymuş, 3. elmada kontenjan boşluğu varmış.  1. Beijing imiş 2. Londra  3. ...... miş.

Jakarta :)

Çünkü...

Şu sıralar Endonezyalılara takıntılıyım :D
Fathia İzzati





4- Gökten 3 elma düşmüş 1. Hateke Kakashi 2. Kisuke Uruhara 3....... imiş.

Hitsugaya Toshiro

Çünkü...

Kısacık boyu vardı ama çok havalıydı bea!

5 - Gökte üç elma süzülüyormuş. 1. Planör 2. Uçak 3. ise ..... imiş.


Uçan Balon

Çünkü...

Geçen gün birine binmenin 200 dolar olduğunu öğrendim. Elma olarak gelse fena olmaz.


6 - Gökten üç elma düşmüş. 1. Cha Seung Won imiş. 2. Dong won Kang imiş 3. ise .... imiş.

So ji Sub

Çünkü...

Cha seung won denince aklıma The Greatest Love dizzy geliyor. O da Master's sun'ı hatırlatıyor vee en sonunda Gojo! ya sıra geliyor. 


7 - Gökten 3 elma düşmüş. 1.Takuya Kimura imiş. 2.Shun Oguri imiş. 3. ....... imiş.

Diğer iki arkadaş kim hiç bilmiyorum. Bildiğim tek şey var:

Akiyama kalp
Gerçek ismi : MATSUDA SOUTA imiş

Çünkü...


8- Gökten elma şeklinde üç adet film türü düşmüş. 1. si bilim kurgu imiş. 2. si komedi imiş.  
 3. sü ise ..... imiş.

Müzikal severim :)

Çünkü...

Dream High aklıma geldi.
url.jpg

9- Gökten 3 K-Pop grubu düşmüş. 1. DBSK imiş 2. Super Junior 3....imiş.

Ft Island demek istiyorum ama bunu diyerek kendimi çağlar öncesinde gibi hissedicem. Bu nedenle pek tanımadığım ama kuzenimin izlettiği kliplerden fena olmadığını bildiğim grubu söyleyeceğim: BTS

Çünkü....

Şarkılarının melodisi çok güzel. Gayegum versiyonuyla dinliyorum.


3 - Gökten 3 elma düşmüş. 1 Oğuz Atay imiş 2. Reşat Nuri Güntekin 3. ise ....

Şule Yüksel Şenler :D

Çünkü...

Bu kadar eski yazarlardan aklıma ilk gelen Huzur Sokağı yazarı oldu.

Mimi beni takip eden herkese yorum olarak paslıyorum. 
Yorum olarak paslamak: Cevaplamak istediğiniz 1-2 soruyu yorumlarda yazın ve cevaplayın!

22 Haziran 2016 Çarşamba

Mim#25: Gözümüzü korkutan kitaplar

Merhabalar!

Yazılılar, onlar, şunlar, bunlar derken izleyemediğim diziler birikti. Böylelikle izlemeyi unuttuğum dizileri dert ettim. Hem de uzun bir süre. En sonunda boş vermeyi seçtiğim bu davada önemli bir şeyi hatırladım.

Diziler tamam da senin kitaplar ne alemde?!


Kendi bağımsızlığımı ilan etmek için yer aradığım şu ergenlik yıllarımda ailemin bana yaptığı en büyük imtiyaz yurt bahanesiyle açtırdığım banka kartımdı. Genelde artıları olan bu kart bazen kendi işini kendin gör gibisinden acımasız sorunlara yol açtı. Fakat bu durum sayesinde benim için kitap alımlarında yeni bir çağ başlamıştı.

Birkaç aydır kitap alışverişlerimi internetten kendi başıma özgürce ve ucuza yapıyorum.
Ve evet Kitapyurdu'ndan.

Güzel bir site. Mobili iş görüyor. 30 tl üzeri kargo bedava olsa da genelde maymun iştahlı ben 4-5 kitap birden alıyorum dolayısıyla 50 tlyi aşıyor yani bu özelliğin bana pek bir faydası olmuyor ama mantıklı bi şey yani :)

VelHasılı kelam dizileri dert etmek yerine okumayı unuttuğum kitapları dert etmeye karar verdim. Bu mim de tam üzerine geldi!
Teşekkürler Ayrılmaz ikili, teşekkürler!

Mime başlamadan önce küçük bir belirtme yapmak istiyorum:

Son iki haftadır gerek blog olsun gerek kitaplar olsun tembelliğimden ödün vermediğim için anladım ki okumamak için bahane çokmuş! Neredeyse bütün gün evde olduğum şu günlerde zamanım yok diyerek atladığım okuma seanslarım bile oldu. Düşünün artık!

Bu nedenle bu mimde bazı sorunlar olduğunu düşünüyorum:

Bir kitabı okumak içimden gelmiyorsa onu her kalıba sokabilirim :) Başladığım anda uykumu getirmiş olabilir, daha ilk sayfasında olsam da konusu hoşuma gitmemiş olabilir vb...
Hatta eğer ki 120 sayfalık kitaba kalın dediğimi duyarsanız bilin ki kılıfını (okumamak için belirteceğim bahaneyi)  uyduramamışımdır.
Tembellik de zor iş bea!

14 Mayıs 2016 Cumartesi

Mim #24: ?¿BLOG¿?

Nee nasııl nedeen, nee zaman nerde kim, oyunbaz sorulaar bunlar beynimizi mıncıklar!
(lütfen ritimle söyleyiniz. Beni bir deli olarak görmenizi istemem.)

Bu şarkı çocukluğumun 5N 1K deme şekli. Belki de benim. Beynim mıncıklanarak iflas etmek zorunda kaldı. Nedeni de Blogun 5N1K röportajı -mimi.
 Beynine hacize gelicekler az sonra benim hemen uyumam lazım o yüzden hep bu saçmalamalar.. Yoksa sıcaklar çarptı değil ya da okul geçmedi üstümden. İyiyim, sormanız yeter :)

O zaman umarım siz de iyisinizdir diyerek mimime başlıyorum. 
Haydi Bismillah.
Blogun 5N1K röportajın Hoşgeldinizz!!
(Bu röportaj oldukça gizlidir. Her yerde bulamazsınız. Çünkü kolay kolay kimse bu yazıyı yayınlamaz. )


1- Yakın çevrenizdeki insanlara blogunuzdan bahsediyor musunuz?

Bahsetmekten çekinmem. Hatta konuşma arasında konuda blogtan söz etmem gerekirse konuyu bir açarım bir daha da beni susturamazsınız, o kadar çok seviyorum blogumu :) Yakın arkadaşlarımdan biri ile -kendisi biraz çekingen bir arkadaştır- yakınlaşmak için 2 saat aralıksız konuşmak zorunda kalmıştım. Başta biraz zorlanmış olsam da blog hemen imdadıma yetişmişti. Ve bu uzun konuşmanın  ardından arkadaşın dilini açmış, zafer benim olmuştu ama kız blogun her bir ayrıntısını öğrenmişti sjskjssk. 

Sonuç olarak bir insanlar yeni tanışmış olsam bile sohbet arasında blog ile ilgili bir şey söyleyeceksem bahsediyorum. Blog yazmak benim için gizlediğim bir durum değil. Zaten gizli bir şey de yazmıyorum. Bazı bloggerların oldukça az bir insan kitlesine blog yazdıklarını söylediklerini öğrenince çok şaşırmıştım. Daha sonraları çoğu kişinin böyle olduğunu öğredim ve......404 not found......

2- Neden blog yazıyorsun?

Hmm...Bir süre önce hobilerimin hepsinin tüketmek olduğunu keşfettim. Anime izliyordum...Nokta. Kore dizisi izliyordum. Buna da nokta. Kore sayfalarında birkaç ay adminlik yapmıştım. Genelde evde yatıyor ve gecelere kadar telefonumu elimden düşürmüyordum. Fakat sonucunda elimde somut elde tutulabilir bir yarar elde etmiş olmuyordum. Bu durum bana bir şeyler katmıyordu.

Sonra blogger'ı keşfettim. Baktım bütün uğraşlar uzayda kaybolmayabiliyormuş. (Gerçi uzayda hiçbir şey kaybolmuyor ama çaktırmayın.) Kitleye seslenmenin güzel yolları varmış. Blablala. Bir gün Makoto'yla yazı yazalım dedik. Blablabla Kore Japon yapımlarını tanıtalım dedik. Blablabla. Yaptık. Blablabla. Bunları zaten sizle yaşadık anlatmama gerek yok sanırım yazılardan da görebilirsiniz :D

3- İlk ve son yazınız arasında ne tür bir farklılık görüyorsunuz?

Eski defterleri açmasak? Fakat çok istiyorsanız şunu söyleyebilirim ki:
İlk yazım Ürkeklik ile Tutunamama korkusundaki biri tarafından yazılmış.


Son yazım -ki bu şimdiki yazım oluyor- ise onu olduğu gibi kabul eden bir topluluğa yazıyor olma rahatlığında... Biraz fazla rahat. Bu bir sorun. Fakat güncellenecektir.

4- Blogun normal yaşantınıza ne gibi katkıları oldu?

Annemin dediğine göre hitap yeteneğim gelişmiş. Ama bence bu bi hakaret. Ne biliyim şu an bile kendimi o kadar kötü ifade ediyorum ki... Gelişen yeteneğimin şu anki durumda olması demek, geçmişteki becerimin ne kadar kötü olduğunu belirtir.

Blogun bana Kattıkları:
İyi yanı olarak konuşmamın hızlandığını ve daha pratik konuşabildiğimi söyleyebiliriz. Kötü yanı olarak da cümlelerimi toparlayamamaya başladım. Yani blog bana çok düşünmeyi ve az şeyi çok çeşitli cümle ile ifade edebilmeyi öğretti. Dolayısıyla kafamda karışık olan cümleleri toparlayamamaya başladım. Eski tutarlılığım yavaş yavaş kayboluyor. Hadi Hayırlısı...

Hep kendimi ifade etmemden bahsettim. Onun dışında blog bana kendime değer vermeyi öğretti. Zamanımı planlamaya başlamamı sağladı. Özellikle de geçen yazdaki yazı yayınlama aralığım takdir edilesiydi doğrusu. Ah yine o günleri görebilsek... İnşallah... Coming soon.

5- Yakın arkadaşlarınıza blog yazmayı önerir misiniz?

Yok, artık önermekten dilimde tüy kalmadı! Onların da başlarında et kalmadı yedim bitirdim hepsini ;) 
Bu nedenle karar verdim. Taktik değiştiriyorum!
1-2-3 Ready ACTİON!
Önermem. Sakın ha yapmasınlar sonra blogger çöker felan Mazallah. Ellerine yapışır çok bağlanırlar. Asla bloggerda takılmasınlar. Zaten o ne öyle?! Boş iş! Gereksiz bir yer, kim uğraşıcak ki o kadar yazı yazmaya, düzenlemeye? Bide bunun takipçisi var osu var busu var. Boşverin siz derslerinize bakın sosyallikten ölün felan sonra tenefüs aralarında görüşürüz.

(Bana söylenilen onca cümlenin toparlanmış halidir. Açıkçası sitem etmenin de zamanı gelmişti.)

Allah bilir şimdi de yapmayın dedim diye biri açar. Ben de 5 yıl sonra popüler olunca öğrenirim. Dram, gerilim. İMDB puanı: 0.1 
Senaryo da hazır. Bi tek oynaması kaldı. Buradan onlara sesleniyorum-ki bu yakın arkadaş kavramını tüm arkadaşlarımla da değiştirebiliriz- Oyuncu alımı vardır. Nasıl olsa bu devirde senaryoların kalitesine bakılmıyor. Birkaç klişe sahne ile gişe rekorları kırarız bence.

Ha bi de şey diyorlar:
Onun modası geçmedi mi ya? 2009da felan ünlüydü o. Yaw arkadaş zaten şunun şurasında yaşayacağımız yıl miktarı azıcık bi şey. Bırakın da moda bana ayak uydursun. Hem o zamanlar ateş ile su oynamaktan blogu tanıyacak vaktim yoktu. Mutlu bir çocuktum.

6-Hangi kaynaklardan ilham alıyorsunuz?

 Özellikle bir isim vermeyeceğim fakat gördüğüm her şeyden çok etkilenen bir insanım. Okuduğum bir kitaptan(bkz at kafası) Ya da bir olaydan. Haliyle özenilecek insan dolu.İlham kaynağım da dolayısıyla açık kaynaklar oluyor. Olabildiğince bir şeyler kapmaya çalışıyoruz fakat istesem de özendiğim insalar gibi yazamıyor, çizemiyorum. Zaten iki insan aynı olsaydı birine gerek kalmazdı. Bu nedenle herkes kendiyken güzel :) İlhamınız hayatınız olsun. Kimse sizin yaşadığınızı yaşamamıştır bu hayatta. Emin olun. 

Bu arada bu yazım tarzını kimde görmüşsen bana da söyle de içim rahatlasın. Bazen kendimi çok yalnız hissediyorum. Bu kadar saçmalamaya çalışıp beceremeyen tek insan mıyım diye.

7- Diğer blog sahipleriyle iyi iletişim kurabiliyor musunuz?

Bunu diğerlerine sormak lazım. İyi iletişim kurabiliyor muyum? Hatta şöyle yapalım. Ben size "Nasıl tanırdınız?" sorusunu yöneltiyorum. Siz de yorum yapacaksanız -ki yapmanızı çok isterim- soruya cevap ile başlayın yorumlarınıza.

Fakat kendimi eleştirmem gerekirse, yorum yapın diye tutturuyorum fakat ben de başka bloglara yorum yapmakta üşenebiliyorum-ki bu çok sık oluyor- Belki de hayata bir tepkimdir bu üşengeçliğim bilmiyorum. Size bir tepki değil bunu bilin :)

8- Bloggerda rahatsız olduğunuz bir konu var mı?

Her bi şeyde kusur ararsak çok şey buluruz. Bunun yerine gülümseyin geçin. Şahsen ben öyle yapıyorum. Bloglar konusunda rahatsız olduğum bir konu varsa ve ben haklıysam zaten bu diğer bloggerlar tarafından da fark ediliyor ve haliyle dile getiriliyor. Bu nedenle sorun yaşamıyorum. Fakat eğer ki yalnızca ben yakınıyorsam genelde nefsimdendir diyerek susuyorum. Bardak taşana kadar.

Son olarak bir soru da ben eklemek istiyorum.

9-Yazılarını ne olarak görüyorsun?

Evet ifade etme özürlüsü bir soruyu ancak bu kadar güzel sorabilir... Demek istediğim, Yazdığın yazıları ne olarak görüyor olman. Bir yazı? Çiziktirme? Gelecek? Deneme? geçim kaynağı? Eğlence? Saçmalama?

Benim cevabım: Geleceğe bir mektup. Başlangıcı(hayali kafamdaki) da şöyle olan bir mektup:

Kendime çeki düzen vermem gerektiğini anlamamamı sağlayan mim, geleceğe bir mektup olarak seni buraya koyuyorum. Lütfen gelecekte bir gün beni kahkahalarla güldür ^^

28 Nisan 2016 Perşembe

Mim#23: Yak, yeniden yaz, tekrar oku

Merhabaaa! Mim havasına girdim sanki. Malum bayadır mim yapmıyordum Betül paslayınca çok sevindim.

Bu kitapların hepsi-dublörün dileması dışında, o geçen yılın ekim ayı kitabı- 2016 yılında okumuş olup bloga yorumlarını girmeye üşendiğim, ya da yapsam da anlatmayı beceremeyeceğim kitaplardan oluşuyor. Betül'ün pasladığı bu mim sayesinde anlatmak isteyip de güç yetiremediklerime şahit olacaksınız!

Tarihçimizin tabiriyle: Bir taşla kuş katliamı yaptım!! Taşı veren Betüle sevgiler...

TUR 1!


Yak  » Kürk Mantolu Madonna

Yak arkadaş yak! Klişe bir senaryo, gereksiz dengesizlikteki aşk için yak. Yoksa eski kelimelere ve hiçbir şekilde devrik olmayan cümlelere ve sonlara doğru akıcılaşanları yakmaya da bilirsin. 
Sevenleri böyle yüz üstü bırakmak istemem şuraya 1K yorumumu da koyayım.

Bir Sabaattin Ali de okumuş olayım dedim, okudum. Ee ne oldu? Okumuş ve 1933 yılı Almanyanın durumunu öğrenmiş oldum. Başka da hayran olunacak bi şey bulamadım. 
Yalnızca söylemeliyim ki acıma duygumu kabarttı. Raif bey adına üzgünüm. Hayatını bu şekilde harcamış olduğu için.

Tek alıntı cümlemi de buraya bırakıyım:

"Dibinde bir ejderhanın yaşadığı ilinen kuyuya inecek bir kahraman bulmak, muhakkak ki , dibinde ne olduğu hiç bilinmeyen bir kuyuya inmek cesaretini gösterecek bir insan bulmaktan daha kolaydır."

Yeniden Yaz » İsmi her neyse

Biliyorum, daha düne kadar övüyordun neden şimdi yeniden yaz'a koydun diyorsunuz. Beni kandıramazsınız. Güzel kitap, hoş kitap da içi yeterince dolu değil! Çok olay var çok güzel anlatılmış da benim istediğim hayatımı değiştirmesi. Büşra ablada bu yetenek varken yeni eserlerinde olay örgüsünün karmaşık ve daha dolu olması

Alıntılarla devam mı etsem:

"Bazıları aşksız yaşanamayacağını düşünür ama bence oksijen daha önemli."

Yeniden oku » Pi'nin Yaşamı

Gerçekleşebilecek en sıradışı hikaye. Tek kelimeyle nefes kesici...
Tekrar tekrar oku, bengal kaplanının nefesini hisset. Kork, yaşama tutunmanı bengal kaplanı sağlasın. 

"Amaçsızca sürüklendim. Nereye gideceğime rüzgarlar ve akıntılar karar verdi..."
TUR 2
〖MURAT MENTESH〗


Demin gerçekleşebilecek en sıradışı hikaye dedim. Bu sefer de gerçekleeşemeyecek en sıradışı hikayelerin yazarını tanıtacağım. Açık ara farkla gerçekleşemeycek en sıradışı roman yazmak gerçekleşebilecek sıradışılığı bulmaktan daha zordur. Murat Menteş kafası gerektirir. 
Bunun at kafası olduğunu şu yazımda belirtmiştim :)

Bu arada tanıtıma en kötü kitaptan başlamak ilk defa tadacağın yemeklerin yanmış kısmından yemek gibidir. Yapmayın etmeyin ve yazılış sırasını takip edin. Yani önce Dublörün dilemmasında bir albinonun aşkını, sonra bir sahtekarın tesadüflarla dolu hayatını en son da son kurtuluş savaşı gazisinin son demlerini okuyun. 
Ya da boş verin sonuncuyu  okumanıza gerek yok.

Bu arada hepsinin alıntısı ilk cümleleri. Başka yerden seçmeyi düşünsem karar veremeyip yazıyı Murat Menteş sözlerinden alıntılar yapardım. (Allah korusun)

YAK » Ruhi Mücerret

Yak abi bu kitabı. Güvendiğim dağlara kar yağmasına neden olan bulutları yak. Yapım yılı 2013'ü de yakabilirsin. Teog yılım. Lanetli yıl sjksjsk. Neden mi sevmedim? 

1000 kitapta bunu yanıtladım:
Farklı olan ne? Konu absürtlüğü aynı, fakat eski esprilerinin yerini haza bağlı komedi almış, karakterlerin masumane aptallıkları #KorkmaBenVarım'ın #HayatiTehlike 'sinden sonra ağır bir darbe almış ve bizi Serseri Civan ve 100 yaşındaki aşık kalbi hala atan bir adama(Gerçi Ruhi iyi bir karakterdi) mahkum bırakmış. Zaten çevrem tarafından sert eleştirilere maruz kalan Murat menteşi bu yazdıklarımdan sonra savunacak mecalim kalmadı. Sınırı geçmedikçe en sevdiğim yazar yerini koruyabilirdi fakat maalesef ki tanıdığım hakları bu kitabımda yeterince kullandı.

Yeniden Yaz » Korkma BEN varım!

En sevdiğim Murat Menteş kitabı fakat o son olmadı bea! Aklı başına gelen onca karakterden sonra zalimlere mutluluk veren bir son mu?! Yok almıyım. Bunun adı Hayati Tehlike olsa da. 
Yaz dostum, tekrardan...
Müntekime acıdım ondan tekrar yaz... Fu'yu özledim ondan dolayı yaz... 

Fakat zibilyon tane alıntı sözüme dokunma. Onlar öylece kalsın. Değiştirilse de sorun değil her biri hafızama kazılı sonuçta.

"Bu kitapta anlatılanların hepsi gerçektir, fakat hiçbiri henüz cereyan etmemiştir."

Tekrar Oku » Dublörün dilemması

Doyamadım onun için öyle oldu. İlk kitabım olmasından dolayıki acemiliğimden, büyümemiş olamamdan dolayı tekrar okumak istiyorum. Şimdi okumak istiyorum çünkü Nuh tufanın biraz daha sallayıp yanlışları tutturamadıklarından istiyorum :) Murat menteşi tanıyamama neden olan cümleleri istiyorum. Tekrardan ilk cümleyi okumak istiyorum:

"Canımın içi böyle şeyler yalnızca romanlarda olur"
Aslında bu Orhan Gencebay'ınmış.

TUR 3
〖ÖMER HOCA RANDOMS〗

(Ömer hocanın rastgele seçtiği kitaplar, gerçekten!)
Sevdiklerimin hepsinin raporunu blog yazdığım için alıntıları tekrar yazma gereksinimi duymadım. Yazılardan alıntıları bulabilirsin.

Yak » Doğanın gizli bahçesi

Yak'ın, Bir odun da siz taşıyın şu saçmalığa. Dilinin çok bilmiş olduğu, hapşursak evrimden geldiğimizi söyleyen bir zihniyetin hakimiyetinde gereksizce ele alınmasını yakın. Yoksa her düşünceye açığız, belirtmesini bilenin...

Yeniden Yaz »  Ölüler sır saklamaz

Gerçekten güzel bir kitaptı fakat beynine bir kez hava değmeye görsün'ü geçemedi. Bu nedenle yeniden yaz. Gönülsüzce yaz. Tek sorununun monotonluğa bağlanmasını yaz. Onun dışında yazma oku. Ha bi de Yazımı oku.

Tekrar Oku » Beynine bir kez hava değmeye görsün

Gerçek olduğu için tekrar oku, ders al. Duygulan, ağla, beğen, öner. Açıkçası bu kitapta her türlü duyguyu yaşayabilirsin. Bunun için doktor olmana gerek yok. İnsan ol yeter. 
Yazı için tık tık!

TUR 4
〖YABANCI YAZARLAR〗


Maalesef ki kitaplar ulaşabileceğim bir mesafede değil. Alıntı 

Yak » Ölüm bir varmış bir yokmuş

Bir zamanlar bir yorum yaptım 1K'da:
Şu an 70teyim ve tam olarak böyle hissediyorum! Sanki okuduğum 10 sayfa 40-50 sayfaya bedelmis gibi. Zaten bir bakıma öyle çünkü konuşmaları yaysalardı kitap rahat 350-400 sayfa ederdi gibime geliyor. Acaba gelecekte akıcılaşacak mı?

Sonuç: Akıcılaşmadı aksine sıkıcılaştı. Bu nedenle yak. Nobel ödülü yazısından başla. Çünkü nobelin kitaba değil yazara verildiğini okuduktan sonra öğrendim.  Hüsraaan...

Yeniden Yaz » Bir psikiyatristin gizli defteri

Yeniden yaz çünkü bu kitap psikiyatri derken gereksiz şeylerle doldurdu kafamızı. İşte bu nedenle YENİDEN YAZ. Yoksa kitap güzel, vakalar sıradışı.
Yazısı da burada buyrunuz.

Tekrar Oku » Satranç

Tekrar okunsa ezberlenecek kadar kısa bir kitaptı yine de oku bea! Sonunu öğrenmek için hızlı hızlı okuduğum için tekrar okumayı düşünebilirdim fakat asıl tekrar okuma nedenim Karakterlerin ruh halini hissetmek için tekrar okumalıyım.

İstiyorsalar:

Saliha
Little Black eyes
Tatlı Ramen
Bir tost (1-2 tur döndür )
Bir ev kızı!
Ve isteyen herkes!!

İster yorumlarda ister kendi bloglarında.

7 Şubat 2016 Pazar

Mim #22 : Yayınevleri

Mim sayım aldı başını gitti. acaba mim yapmaya ara mı versem? ama çok eğlencelii...
Konumuz yayınevleri. Yani bu mime kadar dikkatimi çekmeyen büyük ayrıntılar.
Beni bu mime ilk etiketleyen Betül'e teşekkürlerimi yolluyorum :) Sonunda yaptım şu mimi!

1. En sevdiğiniz yayınevi hangisi?

Dedim ya dikkatimi çekmeyen diye şaka yapmıyordum. Hiçbir zaman kitabın yayın evi "şuşu" diye bir kitap almışlık yapmadım. Genelde tavsie üzerine kitap ismi ile alışverişe çıkarım. 



(Yazarın çizimi...<3)
Fakat illaki birini söylemem gerekiyorsa şu sıralar çok sık karşıma çıkan: (nedeni tamamen wattpad'den okuduğum bir kitabın kitaplaşmış olması) Timaş yayınları. Hazır kitaplığımda bu yayından aldığım pek çok kitap varken mimi Timaş mimine çeviriyim.


2. Bu yayınevinden okuduğunuz bir kitabı kısaca yorumlayalım.

Kitabı en güzel beyinsiz adamın kendisinin anlatımından dinleyebillirsiniz:

Hayatta en çok çayı seven, yıllarca Jean-Jacques Rousseau, Sokrates okuduğu halde dönüp dolaşıp babaannesinin laflarını hatırlayan, gündelik dertleri önemsemeyen, üşengeçlikte sınır tanımayan bir genç adam; Beyinsiz Adam. 


Neredeyse hiç görüşmediği ve onu evlatlık aldıklarından şüphelendiği anne babası, onun için üzülen ancak mahallenin dedikodularından fırsat bulup da pek ilgilenemeyen babaannesi, kirayı ödeyemediği için kapısını sık sık çalan ev sahibinden başka kimsesi yok; gerek de yok zaten! 

Ama… Herkesin hayatında bir gün hiç hesapta olmayan olaylar cereyan edebilir. Mesela bir gece tanıştığınız bir kız değiştirebilir hayatınızı ve adı Bedia olabilir o kızın… Aşk her insanın hayatında yanardağ patlaması etkisi yaratabilir, peki ya Beyinsiz Adam'ın? Hakim Türkmen, bildiğimizi sandığımız bir hayatı aslında hiç bilmediğimizi gösterirken, kahkahalar attırıyor...

3 Şubat 2016 Çarşamba

Mim#21: Cidden Acayip Sorular

1)  Çaresi bulunmayan bir hastalığa yakalandınız ve bunun 
sonucunda yaklaşık 1 yıllık ömrünüzün kaldığını öğrendiniz. 
Kalan 1 yılınızda ne yapardınız ?

Öncelikle adım karışmış mı diye tekrar tekar kontrol ederdim malum bütün dizilerin başlangıç noktası sjksjskjs.
Şaka bi yana gerçekten birkaç gün depresyona girerdim fakat bunun benim için belki de daha hayırlısı olduğunu düşünür ve kalan günlerimi hayırlı geçirmek için her şeyi yapmaya çalışır, başta kore dizilerini bırakırdım.

2) Fobileriniz, takıntılarınız var mı ? Varsa neler ?

Bu soru mimler bazında baya popüler bir soru. Her sorulduğunda farklı bir fobimi veya takıntımı söylüyorum. Bu sefer de blog yazmaya başladığımdan beri geliştirdiğim noktalama veya büyük harf takıntısı. Özellikle vigül yaptığımda bıraktığım boşluk öyle güzel duruyor ki yanlışlıkla "rana , ben" şeklinde yazsam yerimde duramıyorum hemen düzeltiyorum.

3) Bir sabah kalktınız ve dünyada hiç bir insan olmadığını öğrendiniz, ne yapardınız ?


Açıkçası baya baya korkardım ama böyle bir şey olamayacağına göre no prob. Kıyamet gelmiş de beni mi es geçmiş yani saçma bir soru. :D

Sanırım hayal dünyamdan çıkıp küçük prensin deyişiylebir yetişkin olmuşum..

4) Dünyayı dolaşmak isteseniz hangi ülkeden başlardınız ? Neden ?


Bu soru bana birkaç gün önce sormuş olsaydı ilk önce Koreden başlayıp sırasıyla asyayı sayar aralara da avrupayı ve amerikayı eklerdim. 

Fakat yakın zamanda dinlemiş olduğum bir konferans ile fark ettim ki asıl ziyaret etmemiz gereken yerler müslüman toprakları. Zulme uğrayan uğramayan bütün bu toprakları görüp onların acılarını paylaşmalıyız. Bunlardan örnek vermem gerekirse Malezya, Kudüs ve Endonezyayı çok merak ediyorum.

22 Ocak 2016 Cuma

Mim #21: Kıymetlilerimiss

Zamanında bu mime benzer bir yazı yazmıştım. Ama onu mim olduğu için değil, tıklanma sayımın cazip görüntüsüne kapılarak yazmıştım. O yazımdan bu yana yaklaşık 6 ay geçti ve bu zamanda pek çok tatlı blogger tanıdım.

Bu mim, o yazımda olmayan kore tayfa arkadaşlarımızın tavsiye yazısı olacaktır haberiniz olsun! (Bu blogger arkadaşların genelde kore tayfa olmasının nedeni de okul dönemi japon tayfanın pasif kalması, aynı benim gibi...)

Bu arada beni mimleyen çok sevgili birevkızı'na, Betül'e, Merve'ye öpücüklerimi yolluyorumm!

A ya da sevgimi yakın zamanlarda trend olmuş gayet çirkin saç kalplerle mi yollasam...

sjkskjsk
En sevdiğiniz blogger?

Başka bir yazımda tek bir şeye sadık kalamadığımdan ve hiçbir zaman bir oyuncu-şarkıcının daimi fanı olmadığımdan bahsetmiştim. Bu durum bunun için de geçerlidir. Ben çok blog okudum, çok blog gezdim. Beğendiğim yanları oldu beğenmediğim yanları da. Kısacası benim en sevdiğim blog özgün yorumlarıyla samimi yazan blogdur. Bu blogların da örneklerini aşağıda göreceğinize eminim ;)

Mimin devamındaki 3-4 soru da bunlarla ilgili. Bazlarına eski yazılarımda cevapladım bu nedenle direk asıl soruya atlıyorum.

Tavsiye edebileceğiniz bloglar hangileri?

Bu soruda kore fenomeninin çok şeker bir buluşunu kullanacağım. Yöntemimiz şu:

"Kendini bulabilecek misin?"

25 Aralık 2015 Cuma

MİM#20: Biricik Kore Hakkında!

Geçen ay yalnızca 3 yazı yazmış olmam beni çok üzüyor. Ama elden bi şey gelmez. Ben de bu ayki yazı sayımı arttırım B)

Bazı soruları önceki mimlerde benzer sorulara cevap verdiğim için pas geçicem. Özellikle beğendiğim soruları cevaplayıp beni bekleyen milyonlarca mat sorusuna merhaba diyeceğim.

İlk oppanız ve unniniz?

Tabii ki Yoonnaa! vee LMH...

Ost'sini en beğendiğiniz dizi?

100'lerce Ost dinlemiş ve hala daha aynı ostleri dinleyen biri olarak soru çok kazık geldi. Pas geçebilir miyim?
Neyse o zaman şöyle yapalım. Ost'lerini sevdiğim 3 diziyi söyliyim.
  • City hunter(its alright ve sad run *kalpkalp*) 
  • Dream high(Love high ve diğer bütüün şarkıları!!)
  • Heirs'ın da tek sevdiğim özelliği müthiş OST'Si!(yani teklerden)
Oyunculuğunu beğendiğiniz koreli aktörler ve aktrisler?

Off hang birini saysam!!!! O zaman başlıyorum:
  • Ji Chang Wook(Healer ve empress ki)
  • Lee Min Ho (City hunter ve birazcık Bof 
  • So Ji sub (Master's sun)
  • Joo sang Wook (Cunning single lady!)
  • Lee jong suk (pinocchio- ı hear your voice)
  • Park min Young (Healer- city hunter)
  • Park shin hye (Heartstrings - Pinocchio)
  • Lee min jung(Eeen sevdiğim!!!)))))))

Ne kadar süredir Kore dizisi izliyorsunuz, bu süre zarfında kaç dizi devirdiniz? Aklınıza ilk gelen izlenmeli dediğiniz dizi?

Yalkaşık 70-80 bitirmişimdir. Başlayıp devamı gelmeyenler de bi 50 eder :D

İlk olarak Cunning single lady gelir tabii ki!!

Sıkıldığınız diziler?

Hmm... Her dizide az çok sıkılırım ama genelde baştan sevmediklerim en sıkıldıklarımdır. Kısacası yukarıda belirttiğim bitmemiş 50 dizi.

Hangi dizi karakterine tekme tokat dalmak istediniz?

Açıkçası pek çok karaktere dalmak istedim ama yakın zamandan örnek vermem gerekirse Achiara's secret'taki eczacı imo'yu gördükçe sinileniyorum V_V

Sonunu beğendiğiniz ve beğenmediğiniz diziler?

Sonunu en beğendiğim diziyi söyliyim: Sanırım mask ve cunning single lady. A bi de man from the stars
Beğenmediklerimse: Başta BOF!! Sonra da sanırım nine plus boys.

Dizi müzikleri hariç ilk dinlediğiniz şarkı?

Sanırım ablamın yakın arkadaşının telefon müziği olan

Ft İsland HELLO HELLO

Korece - Japonca - Çince?

Çinceye karşı iyi duygular beslemiyor olsam da korece ve japoncayı çok severim.

Japonca kendi içinde de dışında da bambaşka bir dil. Mesela bir dilin iki farklı telaffuzu olur değil mi?Ve de bu tellafuzlardan biri şehirli diğeri ise daha çok merkezden  uzak kesimin kullandığ

Fakat japonlarda bu ayrımdan daha belirgin bir durumları var:

Gerçek japonca ve anime japoncası

Ve emin olun anime japoncası gerçektekinden 1000 kat daha güzel.

Korece ise belli şiveler dışında insanların benim şizofreni olduğumu sanacak kadar çok kendi kendime konuşmamı sağlayan bir dil. Gerçek manada sevdiğim tek yabancı dil.

Mim için kore fenomenine çok teşekkür ederiim!!!! Ben de istediğiniz soruyu cevaplamanız için evet sen okuyucu sana paslıyorum mimi!!

İyi günler!!

29 Ekim 2015 Perşembe

Mim #19: Yemek sitili mi yaşam sitili mi?

Merhabalar!

Aramıza yeni katılan Blogger Mervenin mim pasını aldım ve sahalara geri döndüm!

Başlığa gelirsek, açıkçası bu başlığı benim yerime başka biri yazmış olsaydı her şey daha mantıklı açıklanabilirdi fakat yaşamak için yemek yiyen ben, bu başlığı yalnızca benden sonrakilerin ne düşündüğünü bilmek için yazdım.

"Yaşamak için mi yersiniz, yemek için mi yaşarsınız?"


Böyle dediysek de yemek ayrımı yapmam anlamayın. Ben sadece hiçbir yemeği yemek için yaşamadığımı belirtmek istiyorum yani kısacası yunoka kadar boğazıma düşkün değilim :D

O zaman daha fazla uzatmadan sorulara geçelim.

13 Ekim 2015 Salı

Mim #18: Zorlu olan... a bi de unutulmuş...

Mimi unutmuşum gitmiş! Hatta bi ara mimin adını hatırlayamadım, 50 saat hangi mim olduğu yazan, kimin mimlediğini belirten yorumu aradım ve da da da dannn!!! Bulamadım demek ki bunca saat kendi kendimi mimlemişim gfjhjl :D Amaan sonuçta o kadar yaptım yayınlayıveriyim :)


Hem misaki, miki, kinu moka ve Rin'in cevaplarını da merak ediyorum :)

1-) Bu gece öleceğini bilseniz bazı insanlara bazı şeyleri söylemiş olmanın pişmanlığını hisseder misiniz? Peki neden söylemediniz?

Bu soruyu okuduğumda aklıma ilk gelen isim anneannemdi, çünkü yakın zamanında kavga etmiştik. Tabii ki ergenliğim sağ olsun ileri gitmiştim. Eğer ki o zaman ölseydim özür dilemediğim ve helallik istemediğime pişman olurdum.
Fakat şu an küs değiliz :)
Siz siz olun yakınlarınızı kırmayın....

23 Eylül 2015 Çarşamba

Mim #17: Blogger Life ≪Editor:L.A.≫

Selaam! Banghwang'ın bizi mimlemesiyle geldikk!

Başlığa yorum: İlk mimimizdeki gibi editor little agashis yazacaktım ama uzun olur dedim. Little agashis artık bir Los Angeles :"D

[Senpai'den Not : Çok uzulerek belirtmek isterim ki, uzun bir sure post yayinlayamayacagim. 



Amerikada okul basladi ve benim yetismem gereken cok sey var. 2 haftadir ne drama ne anime izliyorum ... 

Sorry ; 3; ] 



1) Blogger denince aklınıza gelen 3 şey nedir?

Azim, mutluluk, kore


Neden azim diye sorabilirsiniz. Çünkü kendime verdiğim bir söz yüzünden yaz boyu 2 güne 1 yazı yetiştirmek için var gücümle çalıştım. 3 günü geçirdiğim az zaman oldu. Bu azim gerektirmez de ne gerektirir!

Cidden yoruldum ama deydi. Sizlerle tanıştım, eğlendim yeni bilgiler öğrendim. Sarangheyo yedılaa!

Anime ♡ Kore ♡ Kendimi Ifade Etme



Blig yazarken asil kisiligimi ortaya cikardigima inaniyorum ve genellikle Anime-Kore tarzi yazdigim icin ~~

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...