Konumuz yayınevleri. Yani bu mime kadar dikkatimi çekmeyen büyük ayrıntılar.
Beni bu mime ilk etiketleyen Betül'e teşekkürlerimi yolluyorum :) Sonunda yaptım şu mimi!
1. En sevdiğiniz yayınevi hangisi?
Dedim ya dikkatimi çekmeyen diye şaka yapmıyordum. Hiçbir zaman kitabın yayın evi "şuşu" diye bir kitap almışlık yapmadım. Genelde tavsie üzerine kitap ismi ile alışverişe çıkarım.
(Yazarın çizimi...<3)
Fakat illaki birini söylemem gerekiyorsa şu sıralar çok sık karşıma çıkan: (nedeni tamamen wattpad'den okuduğum bir kitabın kitaplaşmış olması) Timaş yayınları. Hazır kitaplığımda bu yayından aldığım pek çok kitap varken mimi Timaş mimine çeviriyim.
2. Bu yayınevinden okuduğunuz bir kitabı kısaca yorumlayalım.
Kitabı en güzel beyinsiz adamın kendisinin anlatımından dinleyebillirsiniz:
Hayatta en çok çayı seven, yıllarca Jean-Jacques Rousseau, Sokrates okuduğu halde dönüp dolaşıp babaannesinin laflarını hatırlayan, gündelik dertleri önemsemeyen, üşengeçlikte sınır tanımayan bir genç adam; Beyinsiz Adam.
Neredeyse hiç görüşmediği ve onu evlatlık aldıklarından şüphelendiği anne babası, onun için üzülen ancak mahallenin dedikodularından fırsat bulup da pek ilgilenemeyen babaannesi, kirayı ödeyemediği için kapısını sık sık çalan ev sahibinden başka kimsesi yok; gerek de yok zaten!
Ama… Herkesin hayatında bir gün hiç hesapta olmayan olaylar cereyan edebilir. Mesela bir gece tanıştığınız bir kız değiştirebilir hayatınızı ve adı Bedia olabilir o kızın… Aşk her insanın hayatında yanardağ patlaması etkisi yaratabilir, peki ya Beyinsiz Adam'ın? Hakim Türkmen, bildiğimizi sandığımız bir hayatı aslında hiç bilmediğimizi gösterirken, kahkahalar attırıyor...



