25 Mart 2016 Cuma

Hiçbir Okul hiçbir Sınav senden daha değerli değil!

Merhaba.
Sonunda cuma günü geldi de evime kavuştum. Şükür.
Beni seven, yüksek veyahut da düşük notlarımla seven aileme kavuştum.
Neden mi böyle diyorum?

Çünkü bu hafta profesyonellerin diliyle "Kriz" denebilecek bir durum gerçekleşti.

Bu kriz Öğrencilerin dönem grubundan daha etkin bir gruba, veli grubuna bomba gibi düştü.

Fakat işin garip yanı küçük çaplı her olayda kıyamet koparıp bizi arayan veliler bu büyük olay karşısında tutumlarını değiştirdiler.  Ve biz aramadıkça aramadılar.

Neyden mi bahsediyorum?

O zaman Mart'ın kazma kürek yaktırmadığı güzel ama alınan haber sonucu buruklaşan bir çarşamba gününe gidelim, 24 mart'a.

O günler yeni yeni yazılılarımız başlamış daha, psikolojisine bile alışamamıştık. Mesela ben kötü geçen bir yazılıya asla üzülmemem gerektiğini unutmuşum.

Bu hafta da iki kötü geçen yazılı birden yüklenince ve notların git gellli durumları benim kafamı kurcalayınca Biyoloji yazılısına pek mutsuz girecektim. Unutmadan söyleyim Biyoloji benim hayatımda aldığım ilk dört ortalamalı dersimin ta kendisi. Pek severim kendilerini..

Haliyle insanın içinde yapamayacağım kokusu oluyor.
Sanki Dünya'nın en iyi satranç oyuncuyla maç yapacak ve haliyle birkaç hamlede yenilecekmişsin gibi.

Her sınav öncesi yaptığım gibi dersin bitmesine son 5-10 dakika kala çıktım ve lavoboya gittim.

Bu sefer de bir arkadaşıma rast gelmiş ve seslenmiştim. Duymadı, telefonuna bakıyordu belki de önemli bir şey yapıyordu.

Bir defa daha seslendikten sonra aynada saçımı başımı düzelttim ve dönüp hey dedim. Bana döndü ve "fark etmemişim" tarzından bir tepki verdi ve elindeki telefonu işaret ederek şuna bir bak dedi.

Baktım.

Babasındandı.

"Sevgili Kızım,

Hiçbir okul hiçbir sınav senden değerli değil. Biz seni çok seviyoruz, hep seviceğiz. - ve burdan sonra uzuun bir paragraf. Ben söyleyim destan siz anlayın 6-7 satır. Ve sonunda- Gözlerinden öperim."

17 Mart 2016 Perşembe

Güncelleniyor %3.14

Eskiden bir hocam yapmamış olduğum ödevin sayfalarına ah vah ederek:
"Kalbim kadar temiz bir sayfalar" derdi.

Benim için o sayfalar terfi edilmiş şekliyle yeniden karşıma çıktı ve yerini taslakta bekleyen onca boş beyaz kağıda bıraktı.

Kalbim kadar temiz sayfalar... Bomboş ve elimde kalem olsa üstünü karalayacağım dijital harfler dizisi...gerçi bu sayfalar kalbimden de temiz. Ve ben kalbimi döktükçe oluşacak mürekkep izleri belki yanlış bir çizik ile kirlenecek. Olsun, sürçü lisan edersem affola diyip sizi bu kadar özlettiğim için ve gelecekte de özleteceğim için af diliyorum.

Sanırım beynimin de benim de bir güncellenmeye girip kendini yenilemesi lazım. Yeni telefonum da bunları söyleyip duruyor ve her seferinde daha sonra hatırlata tıklıyorum. Sanırım siz de böyle yapıp sekmeyi kapatacaksınız ve "inş cnm"ı belki içinizden söyleyip zaman öldürmek adı verilen kara deliğe bir kafa vuracaksınız.

Ben güncelleme programımı çalıştırdım. Yani en azından bir saat sonraya hatırlatması için kurdum çünkü şu an bir şeyler saçmalıyorum. Herneyse...


Biliyorsunuz ki güncellemeler her şeyin hızlı olduğu şu devirde çağa ayak uyduramayan küçük görünen etkisini kurulumu bitince hissettiren şeyler. Bazen sona doğru yavaşlayan bazense sizi şaşırtarak bir anda iki dokuzla insanın küçük bir şeyden bile mutlu olabileceğini hatırlatan şeyler.

Evet güncelleme.

7 Mart 2016 Pazartesi

Bir Psikiyatristin gizli defteri/ Rapor

Merhaba,

Daha önceleri -şu yazımda- biyoloji hocamızın okuyup rapor yazmamız için  daha çok tıp, doğa ile ilgili kitapları performans ödevi olarak verdiğini söylemiştim söylememişsem de şimdi söylüyorum. 2.Dönemin ilk kitabı da "Bir Psikiyatristin gizli not defteri"ydi. Raporunu yazınca da bloga bu sıralar yazamıyorum boş kalmasın bari diyerek yayınladım. Fakat önce önlem almalıyım:

Bir: Bu bir rapordur, kitap tanıtım yazısı değil. İçinde spoiler olabilir fakat bu kitap için spoiler pek önemli değil.  

İki: Bu bir rapordur yani zorla yaptırılan bir ödev ayrıca fazla istekli olmayarak tam not almak için yapılan :) Güzel olmasına bakmayın.

Üç: Bu bir Rapordur, blogumu okuyan bir dönemdaş(evet ben uydurdum) varsa şimdiden söylüyorum:

"Bu Raporda yer alan tüm fikir, tasarım, yazı, replik kolajları,fotoğraflar, şahsıma aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma Kanunu kapsamında koruma altındadır. İzinsiz olarak kopyalanması, kullanılması ve alıntı yapılması suç sayılmaktadır." 

Dört: Bu bir rapordur ve Yarından itibaren tüm hakları sizindir :D Ne yaparsanız yapın.

GÜNCELLEME: Yazdıklarımdan utanç duyup bloguma biraz daha özen göstermeye karar verdim ve yazıyı editledim. Emin olabilrisiniz artık daha bir içten ve özgün. (Genel yapı aynı)


@Ranaagashicik

“Hayatımız boyunca hepimiz duygusal çatışmalarla karşılaşırız. Bu  çatışmalarla mücadele de savunma mekanizması olarak ister mizahı kullanalım ister inkarı, düşünmek hiç şüphesiz bize hem içsel bir aydınlanma hem de rahatlama sağlayacaktır.”diyor Dr Gary ve bu savaşta en büyük destekçilerden olan psikiyatri uzmanlarından biri olarak başından geçen 15 sıradışı vakayı kağıda döküyor.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...