8 Ağustos 2016 Pazartesi

Youtube gezintilerim #3 {Tiny toons'un gerçekleri}

Merhaba!! Bugün sizlere yıllar önce, ben daha ingilizce bilmiyor hatta muhtemelen okumayı bile sökmemişken annemin izlediğim çizgifilmde keşfettiği önemli bir gerçeği anlatacağım. Ama öncelikle şu soruyu sormalıyım:

Tiny Toons'u bilir misiniz?
Yani bunu:


Yine mi hatırlamadınız, bir de açılış videosunu izleyin:


 


Şimdiden itibaren hatırlamadıysanız da sorun değil. Zaten açılışı izleyerek bu çizgifilmi tanımış oldunuz. Başrolünde 2 tavşanın bulunduğu bir çocuk çizgifilmi. En azından öyle duruyor.
Çocukluğumda herkes gibi ben de çok çizgifilm izledim. Hatta aynı çizgifilmi tekrar tekrar izledim. Bizim evde bir klişe vardı. Misafirle oynanır, sıkılınca şu soru sorulur:
Spirit'i izledin mi?
Eğer sorunun yanıtı beklenildiği gibi hayır ise seçilen çizgifilm zibilyonuncu kez tekrardan izlenir. Bu sırada da baya eğlenilirdi.
Aynı şey televizyon çizgifilmleri için de geçerliydi. Ablamın izin vermediği bazı çizgifilmler dışındakileri izler, izlmiş olduğum bölüm olsa bile izlerdim. Daha doğrusu izlerdik. İnsanın ikizi olunca ayrı yaptığı işler sayısı pek az oluyor...

Herneyse CD'lerin moda olduğu yıllarda babam Tiny toons adventure adlı bir çizgifilm CD'si almıştı. Tıpkı en sevdiğimiz çizgifilm olan Spirit gibi bu CD'yi de çok çabuk benimsemiş tekrar tekrar izlemeye başlamıştık.

Şarkıları da baya güzeldi. Resmen amerikan bir şarkıya bu karakterlerle parody şeklinde klip yapılmış gibi.
Mesela en çok hatırladıklarımdan birini şuraya koyayım. 


Klipte Erkek tavşan kız tavşanın etrafında dolanıp korkutucu şekillere gire gire beni seviyor musun der. Bu klibi izledikçe geçmişi hatırlarım. Nostaljidir benim için.
Artık asıl konuya gelme vakti:

Bu CD'yi izlemeyi şu video ile bıraktık. Bakalım izledikten sonra neden bıraktığımızı bulabilecek misiniz?

Bulabildiniz mi? 

İstanbul'u konu alan bu bölümde fark ettiyseniz akılda kalan nakarat bir cümle var:

"İstanbul is not konstantinapolice"

Ayrıca klipte de istanbulla dalga geçiln pek çok konu var. Dolayısıyla bu çizgifilmden de görülüyor ki Amerikalıların(ya da kim yaptıysa) bize olan nefretleri dinmemiş. Hala daha 1453 yılındaki mağlubiyetlerini unutabilmiş değiller. Yoksa neden 1980 yıllarının çizgifilmine böyle bir bölüm koyar ve nefretlerini kusarlar?

İstanbul'u fethetmiş olmamızı hala benimseyemediklerini düşününce aklım beyinsiz adamın güzel bir yazısı geliyor:
Bir not düşeyim: 2012'nin haziran aında son Eurovision yılımızın güzel bir kritiğini yapan beyinsiz adam verilen puanları eleştiriyor:

YUNANİSTAN Türkiye’ye verdiği puan: (0)  Her sene size üçer beşer puan vermemize rağmen karşılığında tek bir puan alamıyoruz. Üstelik komşuyuz. Şimdi biz buradan sınırlarımızı genişletip Makedonya ile komşu olsak hoşunuza gider mi? Bence gitmez. O halde komşu olmanın sorumluluğunu yerine getirin. Biz neden İsveç-Norveç, Romanya-Moldova, San Marino-İtalya gibi bir çift olmayalım? Neden kanka olmayalım? İstanbul’u fethettiğimiz için bize kızgın olabilirsiniz. Ama inanın şu an yapacak bir şey yok. Bir kere fethetmiş bulunduk. Geri de veremeyiz bu saatten sonra, zaten aldıktan sonra epey de yıprandı. Bence bu duruma artık alışmalısınız. 560 sene geçti üstünden, bazı şeyleri unutmak için iyi bir süre bu.Tamam, belki Bizans filmlerinde size biraz haksızlık etmiş olabiliriz. Bizans askerlerinin Malkoçoğlu’nun en ufak hareketinde yedi-sekiz kişi birden ölmesi sizi incitmiş olabilir. Bütün Bizans prenseslerinin ilk gördüğü Türk’e aşık olması sizi yaralamıştır belki. Ama siz de lütfen geçmişinizle yüzleşin. Allah’ınızı severseniz İstanbul’un fethi sırasında Haliç’in ağzını demir bir zincirle kapatmak kimin fikriydi? Birazcık ‘Age of Empires’ oynamış bir liseli bile daha iyi bir taktik bulurdu. Çok kaliteli bir beyin fırtınası yaşanmamış orada, kabul edin.
Yıllardır biz size adım atıyoruz, karşılığını göremiyoruz. Yahu biz Fedon’u bağrımıza basmış bir milletiz. Dikkat edin Fedon diyorum! Kolay kolay bağra basılacak biri değil takdir edersiniz. Sürekli tabak kıran, yanık tenli bir insandan bahsediyoruz burada. Peki siz aynısını yapar mıydınız? Örneğin siz Kahtalı Mıçı’ya sahip çıkar mıydınız, onu Atina barlarında görebilir miydik? Hiç zannetmiyorum. Siz Kahtalı Mıçı’ya vize bile vermezdiniz. İşte siz busunuz.
Türkiye’nin verdiği puan: (3) Haram olsun.
Yazının devamı için: TIK TIK!
Bu yazının üstüne bir şey diyemiyorum. Allah bizden haz etmeyenlerin şerrinden bizi korusun. Belki de dünkü Yenikapı mitinginin etkileridir, son zamanlarda Türkiye ile ayrı bir gurur duyuyorum. Özellikle Bosna'da İslam aleminin ve zulme uğrayan tüm insanların güçlü bir devlete, bu devlet olabilecek tek potansiyelin de bizim ülkemiz olduğunu gördüm. Allah yolumuzu açık eylesin. Amin. 

7 yorum:

  1. Şu sıralar fındık iscisiyim 😊
    O yüzden pek blog ziyaretlerinde bulunamıyorum işte artık işim bitince bol bol blog ziyaretinde bulunurum .
    Ben pek izlemezdim bu çizgi filmi nedense ...
    Çok çizgi film izlerdim senin gibi ama benim favorim başkaydı yani casper , Johnny Bravo , bussy bunny ...
    Biz bize yeteriz ya Yunanistan'ın oyunamı kaldık .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selamm!! Casper benim de favorilerimden😍 Ama asıl favorim 2009ların yumurcağıydıdjdjdjnd Arthur, dog star, jang geum... Bilmem bilir misin :)
      Hahaha gerçekten biz bize yeteriz !

      Sil
  2. Bunların hepsi yedirememezlikten, adamlar (!) çizgi filmlerinde bile nefret kusarken (küçükken benim de izlediğim gibi) çocuklar zevkle izlemeye devam ediyor. Ayrıntıyı fark edip izlememeniz çok iyi olmuş. Ayrıca bilgilendirdiğiniz için de teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler yazıyı beğenmenize sevindim. Çocukların zevkle izliyor olması konusunun anca daha güzel çizgifilm yaparak önüne geçebilirirz dolayısıyla Çok çalışmalıyız
      İyi günler.

      Sil
  3. Videoyu izlerken dehşete kapıldım , nedir bu nefret ? Anlamıyorum , anlamayada uğraşmıyorum kendi kendilerine kuduruyorlar . Küçükken televizyon bizde yasaktı , cd de annemin seçtiği dini yapımlar vardı bazende belgesel sonra anladım neden böyle olduğunu çizgifillerin içinde küçük beyinlerin fark edemediği korkunç subnimal mesajlar vardı . Özellikle müslüman nesiller yetişmesine engel olmak için yapılan bu şeyler korkunç . Jangeum benimde favorimdi , bir onu izliyorduk :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahaha bizde de dini CD'ler vardı onları da milyon kez izlemişimdir :DD
      Jang geum candır gerisi heyecan !
      Allah oyunlarını bozsun !

      Aslında sıra bizde olmalı. Çizgifilmler yapıp araya sübniminal dinii motifler yerleştirmeliyiz ahajhbxhsbx

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...