2 Şubat 2017 Perşembe

Arşivden #2 [Alıntı] -Uğultulu Tepeler

Bu sefer 2 ya da 3 sene önce okumuş olduğum tek kelimeyle dehşet bir kitaptan söz edeceğim. Ama asıl konumuz kitabı tanıtmak değil alıntıyı yorumlamak. 

NoT: Yorumun ucu Kore dizilerine dayanmaktadır. Evet bunu başardım.



Uğultulu tepeler kitabını çok severim. Gerçekten çok farklı ve ilginç bir ingiliz romanıdır. Konusu aşktan çok intikam ve nefret olan bu kitap ölümünden hemen önce yayınladığı tek kitabıdır. 
Aynı zamanda İngiliz edebiyatında kin ve nefretin temsilcisi olan Heatclif'i kazandırmış bir romandır.

1000kitap sitesinde görüp beğendiğim güzel bir alıntı var:


ranaagashicik"Bir solukta okuyabildiğim nadir klasiklerden sanırım. Dili mükemmel, kurgusu mükemmel. Karakterlere gelirsek onlar mükemmelin tam zıttı durumdalar. Zaafları olan hatta biraz da hastalıklı. Kitabı muhteşem yapan da bu sanırım. Ne kadar hastalıklı olursa olsun, hatta ne kadar hastalıklı olursa o kadar çok büyüyor sanırım 'aşk' denen duygu. Zayıf, şımarık, hırslı, hatta düpedüz kötü insanlar, belki de tarihe geçecek masalsı aşkların daha çok hakkını veriyorlar."
***Yorum 1K sitesinden Özge Uzun adında birinin. O kadar çok beğendim ki buraya koyayım dedim😊***


#Uğultulutepeler i okuyalı 1-2 yıl oluyor fakat kitabın etkisi hala üzerimde. Hala daha heathcliff'e bir zamanlar acıdığıma hatırlar ve kendime kızarım. Ana karakterden herkes gibi nefret ediyorum. Buna rağmen kitabı herkese tavsiye etmekten geri durmuyorum😏



OKUYUN SONRA DA GELİN BU ALINTIMA BİR GÖZ ATIN. 
Üşendiniz mi? Okumaya devam edin.
Çünkü öyle spoiler bir alıntı değil sadece okuyunca anlaşılması kolaylaşan bir alıntı.
"Sence Hindley oğlunu görseydi onunla gurur duymaz mıydı? Kendi oğluma baktıkça benim gurur duyduğum gibi. Gene de arada şöyle bir fark var; bir tanesi kaldırım niyetine kullanılmış altın, diğeri gümüş niyetine parlatılmış teneke kutu."
Alıntının bana hatırlattığı ilk şey yıllarca dizilerde filmlerde, kötü karakterlerin oğulları kısmen saf bazen aptal olurken masum karakterlerin oğulları hep zeki olması. Acaba bu durum senaristlerin kendi işi midir yoksa yalnızca Dünya'nın bir yansıması mıdır? 

Ne de olsa "Alimden zalim, zalimden alim doğar" diye bir "Fact" var.

Bu alıntı, benim kitapta en etkilendiğim cümleydi. Kaldırım niyetine kullanılmış altın, gümüş niyetine parlatılmış teneke... Kısacası hayatın başka bir kilit noktası. Hayatta ne olacağını kimsenin önceden kestirememesi...

Geçenlerde ablamla güzel bir şey fark ettik. Bildiğiniz gibi Kore dizilerinde konunun kalmadığı son 4 bölümde, senarist taht kavgasını ileri sürerek dizinin türü ne olursa olsun diziyi entrikaya sürükler. Bu bazen diziye heyecan katarken genelde okuyucuları sıkar.
Fakat belki de okuyucuyu en çok yoran şu sahne olur:
(Örnektir herhangi bir diziden alıntı değil)

-Baba! Niye gerçeği söylemedin!
-Söyleyemezdim.
-O zaman şimdi söyle beni kaçıran kim?
- Tamam ama önce buluşalım.

STOP!

Önce buluşalım ne demektir? Öznesi 1.çoğul şahıs olan bu cümleler genelde biz olamadan sonlanır.

Yani babaya araba çarpar
Ya da komaya girer.
Ya da Ölür.

Bize de masum adama dua edip yas tutmak düşer.

Peki ya Türk dizileri? Onlarda ne olur?

-Baba?
-Oğlum senin annen bir melekti. Ben ölüyorum kendine iyi bak.

İşin şakası bir yana eğer bir olay çözülmüşse türk dizilerinde artık sona gelinmiştir. Artık uzatılmaz. Masum adam buluşma ayarlamadan önce gerçekleri anlatır. Tutamaz kendini.
Zaten bu hızlılık nedeniyle de senaristler hiçbir zaman olayları çözmezler.

Bu durumun asıl nedeni sizce nedir? Acaba Korelilerin kader inancı olmaması mıdır? Yani normal bir insanın kavramasının zor olduğunu bu kavram özellikle din karmaşası yaşanan korede olacak tehlikelere ihtimal azaltmasına yol açıyor olabilir mi?

Belki de o masum adam öleceğine hiçbir ihtimal vermediği için bütün bunlar olmuştur.

Benim söyleyeceklerim bu kadar. Söz sizde :)

4 yorum:

  1. bende şuan okuyorum bi oturuşta 100 sayfa devirdim işim olmasa daha okurdum :)) başlangıcı bana biraz karışık geldi aslında kim hangi karakter çözemedim ^^ şuan biraz daha güzel ilerliyor bakalım sonuna geldiğimde düşüncem ne yönde olacak :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım Karışıklığın tüm sebebi yazarın bambaşka alakasız bir karakteri hikaye anlatıcısı yapmasıydı. Ama sonradan düzeliyor😁 Sonuna geldiğinde güncel yprumlarını bekliyorum😊

      Sil
  2. Vaov başka bir şeyden bambaşka birşeye açılan bir düşünce ^^ kader ile ilgili korelilerin tam düşüncesini bilemiyorum tabi ama dizilerde çok fazla , bu bir kader diye olayları baglıyorlar , gerçi o ilk aşkları ile bilmem kaç yıl sonra karşılaşma tarzı oluyor ama bilemiyorum tabi :D Birde gerçekten niye telefonda inatla anlatmıyorlar , sinir oluyorum ya , özelliklede tanıkların başına hep bir şey geliyor :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle. Hatta man from the stars dizisinde destiny diye bir ost vardı sjskjsk
      Bu arada kaderin yanı sıra korelilerde ve özellikle japonlarda dizilerin sonlarını reankarnasyona bağlama çok fazla var...Allah ıslah etsin :(

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...