7 Kasım 2015 Cumartesi

Beynine bir kez hava deymeye görsün/ Rapor

Her hafta 1 kitap bitirmeye çalışıyor olmama karşın, bloguma kitap yorumlarını yazmayacak kadar üşengecim. Fakat bu kitap beni o kadar derinden etkiledi ki, biyoloji hocasının 3 sayfalık raporunu 6 ya çıkaracak kadar çok yazıp bu kitabı tanıtmak istetti. Eee blog ne güne duruyor ben de burdan düşüncelerimi anlatırım^^

Beynine bir kez hava deymeye görsün kitabı, bir beyin ve sinir hastaları cerrahının olağanüstü yaşamını konu alıyor. Ve bu hikayedeki herkes GERÇEK! Ana karakterse yazar!

Eskiden izlediğim kore dizilerinden (doctor stranger, good doctor vb.) veya dinlediğim korkunç yaşanmışlıklardan dolayı cerrahlık, beynimde "küçük bir hata sonucu ölüm"le özdeşleşmişti. Sonra bu kitabı okudum ve fikirlerim 180 derece değişti...

Bu kitap bana cerrah olduğum takdirde hatam sonucu insanların öleceğini değil, başarım sonucu insanların yaşayacağını anlattı, kanıtladı.

Bununla birlikte yazarın, "Başarısızlığın başarıdan daha güçlü bir eğiticidir. Tek bir ölüm beyin cerrahının ruh halini, elli kurtarışın yapamayacağı kadar büyük bir etkiyle biçimlendirir." sözü de cerrahlığın ciddiyetini açıklar nitelikte. Çünkü cerrahlık "kibirli bir meslek" olmasına rağmen, "kolay olsaydı herkes yapardı" diyebileceğimiz kadar meşakkatlidir. Sonuçta işin ucu, ölüme kadar varıyor.

Cerrahlar "kimsenin görmek istemeyeceklerini görür", halk tarafından yüceltilmesine karşın, üstü tarafından:"Çok şey öğrenmek için buradayım dediğinde, hayır kölem olmak için burdasın" cümlesini duyacak kadar ezilir ve yaptığı en ufak hata sonucu "Suç ve ceza" romanındaki Rakolnikov'un halet-i ruhiyesine bürünebilecek kadar derinden etkilenebilir.


Cerrahlık ciddi sonuçlar doğuran bir yapıda olmasından dolayı ciddiyetin hakim olduğu bir meslektir. Fakat bana göre yazar, en sempatik ve duygusal olağanüstü cerrah olmaya aday. Bu da  kitabı daha sevilesi kılarken okuyucuya rahat bir ortam sağlıyor.

Peki bu kanıya nasıl vardım? 

Aynı kitabın arkasında belirtildiği gibi, Dr.Vertosick hastalar gibi acı çeken, hasta yakını gibi üzülen bir doktordur...

Her insan gibi hata yapan, sonucunda depresyona girse bile kendini toparlayıp, ölen hastasını eğer bir başkası ameliyat etseydi yaşardı düşüncesi yerine, o anda onu ameliyat edebilecek tek kişi bendim ve ben ettim. Sonucu ne olduysa ben elimden geleni yaptım diyerek kendini avutabilen bir doktor...

Ve bu şekilde düşünemeyeceğime %99.9 emin olan benim için çok saygı duyduğum birisidir.

Dünya'daki adaletsizliği farkına varabilecek kadar duyarlı bir doktor...

Karaciğer naklinin ardından birkaç ay sonra ölen hastaya milli yas çıkaran belediye başkanına, "Trajik bir ölüm, Tamam da diğerleri değil mi?" şeklinde eleştirerek her insanın değerli olduğunu vurgulayan adaletli bir cerrah...

Yaşadığı trajik olaylara komedi katarak traji türünü trajikomikliğe  çekebilecek kadar kalbini zaptetmeye çalışan bir doktor...

"Yoğun bakımda tutulacak kadar hasta olmayan fakat aşağıdaki koğuşlara gönderilip de unutulacak kadar da iyi olmayan hastaların yatırıldığı yer " olarak tanımladığı taraça kavramını anlatırken bile trajikomik bir anlatışla eleştiren biri...

Dizilerin binlerce kalbi duran hastayı hayata döndürme sahnesine(arrest vakaları) rağmen, Dr. Vertosick, "Düzinelerce arrest vakasına tanık olmama rağmen, hiçbir seferinde düz çizgi durumundan geri dönüldüğünü görmedim, hiçbir durmuş kalp yeniden atmaya başlamadı, hiçbir beyin kurtarılamadı. HEPSI ÖYLECE ÖLÜP GITTILER!" diyerek durumun vehametini belirtecek kadar görmüş geçiriş bilge bir cerrah...

Ciddi bir "ölecek miyim?" sorusuna "Hayır ölürsen bir sürü kağıt doldurmamız gerekir, işimize gelmez. diyerek moral yükseltmeyi trajikomik bir biçimde becermeye çalışan umutsuz bir doktor...

Şuan pek çok insanın cerrah olmak istememe bahanesi olan ellerim titriyor sorununa çok çalışarak aşan, azmetmenin gücünü gösteren bir doktor...

Neyse bu kadar tanımlama yeterli. Şimdi sıra, bu kitap sayesinde edindiğim bilgilerde:

Bunlara bir nevi alıntı paragraflar diyebiliriz.

"Şizofreni hastalarından gerçeği öğrenmeye çalışmak, kilitli bir metal kutunun içinde neler olduğunu anlamak için ona kalın bir sopayla vurmak gibidir, pek çok gürültü çıkar ama işe yarayan bilgi çıkmaz."

"İnternler kardiyoloji servisinde kayda değer hiçbir iş yapmazlardı, ama bu bizim çok çalışmadığımız anlamına da gelmiyordu;çünkü serviste kayda değmeyen, yapılacak o kadar çok iş vardı ki her yıl en az bir intern evine giderken kırmızı ışıkta uyuyup kaldığı için trafik cezası yerdi."

"Hastalar bizlerin onlara ilgi göstermemizi isterler ama aynı zamanda ameliyat zamanında, ameliyat zamanı geldiğinde şarküteride salam doğrar gibi soğukkanlılıkla hareket etmemizi isterler."

"Uyanık bir hastanın göğsünü  açmak ve ona kendi kalbini göstermek inanın benim yapmayı en sevdiğim ilk beş iş arasında değildi."


Meggie(başasistan), yeni çıkmış olduğu art arda iki kroner baypas ameliyatının yorgunluğunu taşıyordu. Dördüncü ameliyatın raporunu gösterdiğimde yumruğunu vurup isyan etmesini bekliyordum. Böyle yapacağına muzip bir gülümseme ile bana baktı: "Frank, yaşasın bir ameliyat daha yapacağız Oh zevke bak! Bu işi sevmek lazım!! dedi. Enerjisine şaşarak, değişiklik olsun diye arada bir de bowling oynasa iyi olur diye düşündüm"

"Herkes duşun altında şarkı söyleyebilir ama kaç kişi seyirci önünde şarkı söyleyebilir, ha? Baskı altında olmak dünyanın farkını yaratır bunu bil!" 

"Ameliyat psikopatı, sabah hastanın birinin dört uzantısından da felçli bırakacak, öğleden sonra golf oynayacak ve akşam da yedinci deliği nasıl ucu ucuna ıskaladığına üzülecek biridir."

"Doktorlar bir bakıma politikacılar gibidir; iyi şeylerin üstünde durur, kötülere değinmezler."

"TIP alanında sonuçlar önemlidir, ne kadar emek sarf ettiğininizin bir önemi yoktur. Omurilik sıvısını al! Al da nasıl alırsan al ama al, hem de çabuk!"

"Üniversitede fizik aldığım son senede ilk dersinde dersi veren hoca bize yalnız bir sınav yapacağını, bu sınavın geçme sınavı oacağını ve sınavda yalnızca bir problem soracağını bildirdi. Tek istediği , bu problemin sadece cevabının , virgülden sonra dört haneye kadar götürülmüş olarak, üstünde ismimiz olan bir kağıt parçasına yazılmış olarak verilmesiydi. Cevabımız 4 haneye kadar da doğruysa A alacaktık değilse çakacaktık.
Birdenbire içinde benim de olduğum bir grup öğrenciden protesto sesleri yükseldi. Olur mu hocam? Bir soru mu? çözüm için tuttuğumuz yol doğru olsa dahi önemi yok mu?

"Hayır" dedi. "İnsanların yalnız yanıtları, doğru ve duyarlı yanıtları görmek istediği dünyaya hoş geldiniz. Eğer bir köprü çöker vekırk kişi ölürse, o mühendislerin çözümü doğru kurguladıklarına kim bakar?Yaşamda yarı yarıya haklı olmanın bir değeri yoktur." 

"Ağrının tanımı garipleştikçe, ağrının bir ruhsal kuruntu olma olasılığı o kadar artar."

"Etrafta ölü güvercin kolay kolay göremezsiniz. Neden mi? Çünkü güvercinler öleceklerini anladıkları zaman gözden uzak yerlere çekilir ve orada ölürler.Belki de yaşayanların dünyasını ölü bedenleriyle kirletmek istemediklerindendir kim bilir? Şizofrenler de aynı kuşlar gibi davranırlar."

Bitişi, beni ağlatacak kadar derinden etkilyen isimmlerle yapmak istiyorum;

Allah'ın bu dünyada ısdıraplı bir imtihana tabi tuttuğu hem sağır hem ddown sendromlu hem de kendi kendine nefes almaktan aciz olmasına karşın cennette sabrının sonucu ödüllendirileceğine inandığım:Andy'i,

Ailesinin çaresizlik içinde ölüme terk ettikleri, en az 10 defa ölümle yüz yüze gelen o bir günlük, Mc Kenna'yı,

Ölmeden önce erkek arkadaşını canlı olduğuna inanandırılarak ölmesine izin verilen, Shirley'i,

Dünya tarihindeki en kötü hastalıklardan biri olan AİDS'in ölen ilk hastası olan, William Bishop'u,

Annesi dahil herkesin 3 ay ömrü kaldı diyerek terk ettiği ancak yaşama tutunup 18 ay yaşamış bebek, Rebeccayı,

Tam bir gerizekalı olan, en sevmediğim ölen hastası olan, Charles'ı (nefretle),

Bir insanın yapacağı en büyük fedakarlık olarak, vucudunun cenin vs habis savaş alanı olmasına izin veren sevgili Sarah Clarke'yi,

Anıyor ve Ahirette Allah'ın onlara merhamet olmasını diliyorum.

İyileşerek sağlıklarına kavuşan;

Bacak ağrılarından yürüyemeyen ve torularını görememekten muzdarip olan büyükanne Grace Catalano'ya,

Yanlış zamanda yapılan muayene sonucu ölmek üzere olan ama fran sayesinde kurtulan Bay Rathman'a,

Bir günde 5 Dr. White(kalbi duran hastalar için çalan) anonsu yapılınca 6.'sını "herhalde bu doktor kaliteli diyerek yaptırtan Yaşlı adama,

Şizofren Jack'e,

Tenis hayranı azimli Connors'a(Bjorn)

Kısa vadeli felçten kurtulan Andrew'e

Kitaptaki en kolay iyileşen vaka, Alice weathers'a,

Yanlışlıkla Alzheimer teşhisi koyulan, sonunda kızlarının izni sayesinde iyileşen, Bayan Janeway'a

Gelecek hayatlarında uzun ve inançlı ömürler diliyorum.

Bu kitabı yazan Dr Frank Vertosick'e ateistlikten ya da didar olmayan hritiyanlığından kurtulup doğru yola girmesi için dua ediyorum.

Not: Kitapta yüzyılın en iyi doktoru ilan edilmiş Dr. Gazi Yaşargil'in kitapta geçmesi göğsümü kabartmadı değil.

10 yorum:

  1. Vay ne zengin içerikli bir kitapmış, gerçek olması da güzel, etkileyici! Çok güzel anlatmışsın Ranao şizofrenler ve güvercinlerle ilgili benzetmeye de çok şaşırdım. Spo. kısmını da merak etmedim değil! Alıp okuyasım geldi ;) Çok güzel bir posttu, keyifle okudum ve etkilendim 360 değil de 180 derece değişiklik yaşatması ne güzel olmuş :) İçten isteklerine bende amin diyorum ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayy bu yazıma hiç yorum geleyecek diye üzülürken bu güzel yorumunla beni ne kadar mutlu ettin bilemezsinn!

      Kitap gerçekten çok şeye değiniyor. Ayrıca hayatın içinden olduğu için hayran bırakıyor. Kesinlikle okumalısın hatta keşke bi şekilde eline ulaştırabilseydim de sen de okuyabilseydin(elimizde bu kitaptan 6 tane daha var) -internette 12 lira-

      Şimdi sıra spo'da:

      "Üniversitede fizik aldığım son senede ilk dersinde dersi veren hoca bize yalnız bir sınav yapacağını, bu sınavın geçme sınavı oacağını ve sınavda yalnızca bir problem soracağını bildirdi. Tek istediği , bu problemin sadece cevabının , virgülden sonra dört haneye kadar götürülmüş olarak, üstünde ismimiz olan bir kağıt parçasına yazılmış olarak verilmesiydi. Cevabımız 4 haneye kadar da doğruysa A alacaktık değilse çakacaktık.
      Birdenbire içinde benim de olduğum bir grup öğrenciden protesto sesleri yükseldi. Olur mu hocam? Bir soru mu? çözüm için tuttuğumuz yol doğru olsa dahi önemi yok mu?

      "Hayır" dedi. "İnsanların yalnız yanıtları, doğru ve duyarlı yanıtları görmek istediği dünyaya hoş geldiniz. Eğer bir köprü çöker vekırk kişi ölürse, o mühendislerin çözümü doğru kurguladıklarına kim bakar?Yaşamda yarı yarıya haklı olmanın bir değeri yoktur."

      Burdan da yazar, doktorların başarısının kusursuz olması gerektiğine bağlıyor :)

      Sil
    2. Aslında yazdıklarımın yanında pek spo kalmıyomuş yalnızca üşenmişim şimdi gidip bunu yazıma geçiriyim :D

      Sil
    3. Aynen, çok iyiymiş :) Bana üniversitedeki quantum hocamızı anımsattı bize de aynısını yapmıştı, çok zeki bir hocaydı kendisi dünya çapında derecesi vardı neyse tek soru, kitap, defter vs. her şey serbest başımızda da beklemedi, bırakıp gitti :) Amaç ve pratik aynı yalnız biz dr değiliz ;) Teşekkürler paylaşımın için, zahmet oldu ama güzel oldu, gizem kalktı :)

      Sil
    4. Boyke hocalarin oldugunu bilmek ne guzel :)

      Sil
  2. Yazının uzunluğunu görünce yözüm korktu bi dkckkd

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. mOKAA! Biliyorum başarabilirsin! Kim bilir belki de bu yazıyı okuduktan sonra cerrah olmak felan istersin ve hayatın 180 derece döner :D

      Sil
  3. O kadar duygulandım ki! Beyin cerrahı olmak istemem biraz da duygulandırdı! Ablam tıp okuyor ve şizofren insanlarla geçilen ders günlerinde çok güçsüz görünüyor. Ilk ders gününde eve geldiğinde şöyle dedim:"nasıldı? İlginç miydi? Nolurrrr anlat!". Cevapsa :" ONLAR ACI ÇEKIYOR! ÇOÇUKLARININ (çok ağlamaklı devamını yazamam) OLDUKLARINI DÜŞÜNÜYORLAR!. Üzgünüm. Ama cennete gideceklerine eminim" olmuştu. Ama asla güçsüz olduğunu göstermedi. Çünki bunu kabullenmiş durumda.
    En büyük korkum belki de ölü hastaya sahip olmak benim. ama güçlü olacağım! Eminim! Iyi bir cerrah olucam! Ellerimde kalsalar bile bunu kabullenicem! Bir daha olmaması için çalışıcam!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kitabı okumadan önce de okuduktan sonra da doktor veya cerrah olmak istemedim. Çünkü beni bu tür riskler gerçekten çok ürkütüyor. Ayrıca EMİNİM BASKI ANINDA HASTAYI ÖLDÜRÜRÜM. Yani anlayacağın doktorluk konusunda çok umutsuzum ama senin umutlu olman ne güzel!

      Biliyo musuuun! Benim ablam da tıp okuyo ama sanırım seninki baya ilerlemiş. Benimki daha 2. sınıf.

      "Ellerimde kalsalar bile bunu kabullenicem! Bir daha olmaması için çalışıcam!" Ayy çok korkunçç İnşallah böyle bir durumla hiç karşılaşmazsın. Eğer ki böyle bir durum olursa inşallah çabuk toparlanır ve başarılı ameliyatlar gerçekleştirirsin^^ Fightiing!

      Sil
    2. O kadar iyi dileklerin var ki! Teşekkürler çingumm(aslında unnim:D:D).

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...