5 Aralık 2015 Cumartesi

Yazılıya girmek mi büyük marifet yoksa alacağın puanı yiğitlikle kucaklamak mı?

Üstümden yedi yazılılı bir tır geçti. Ah pardon hafta demek istemiştim -.-

Fark ettiyseniz baya uzun bir süredir yazamıyorum. Bunun bir sebebi yurda gitmem olsa da büyük sebebi yukarıda bahsettiğim yazılılar. Ama çok şükür bitti. Peki ne kadarı?

Neredeyse bütünü bitmiş olsa da haftanın son günü yavaş yavaş puanlarımızın açıklanmaya başlamasıyla bir şeyi gözden kaçırdığımı fark ettim:

Yazılıya girmek büyük marifet değilmiş asıl marifet alacağın puanı yiğitlikle kucaklamakmış.

Yani daha yolun yarısı duruyor. En tehlikeli olan.

Not: Daha çok çocukluk travmalarımdan bahsettiğim bir yazı olacaktır.

Not 2: Lütfen başarı algımı eleştirmeyin biraz da benim bakış açımdan düşünün ^^ 50 alan bir insan için 70 güzelken hep 90'larda alan bir insan için 80 kötü bir nottur. Bunu da unutmamanız dileğiyle iyi okumalar...
Şöyle ki taze yazılı hafta gazisi olarak yeni yeni açıklanan her sınavda kalbim delicesine atmakta, atıyor. İnternet üzerinden öğrenilen yazılılarımda bile az sonra kalp krizi geçirecekmiş de o son krizi bekliyormuş gibi oluyorum.

Evet, hırslı bir yapım var. Bu özelliğimi her sınavda full ya da fule yakın yapan ikizim sayesinde elde ettim. O zamanlar ben mi nasıldım?

Özel okulda, 4. sınıfta, kolay bir yazılıda, ...vb.... ikizi 100'e yakın almışken 82'lerde almış bir insandım.
Yunoka (temsili)
Halbuki o zamanlar bile çok test çözerdim. Çözdüğüm her testte, daha fazla çözersem belki y
Yunoka'yı(ikizimi) geçerim mantığıyla çok başarılı arkadaşlarımın bile tertemiz olan kitapları bende çözülmekten yırtılacak duruma gelmiş bir haldeydi. Fakat yine de başaramıyordum. Ne kadar çok çözsem de ikizime yetişemiyor, her zaman dikkatsizliğime yeniliyordum.



Daha sonra fark ettim ki ben yalnızca test çözüyordum. Dahası asla konu çalışacak kadar mantıklı bir insan olamıyordum. Peki neden? Çünkü ben saf salağın tekiydim. Ayrıca annesi tarafından hiperaktiflik tanısı koyulan bir çoçuk tabii ki konu çalışırken sıkılır ve tabii ki yalnızca test çözer!


Tam olarak böyle çalışmalıydım!
Yıllar böyle geçti. Ben de yavaş yavaş test çözmenin asıl mantığının yapamadığın soruları sormak olduğunu tecrübe etmeye başladım. Fakat kader, başarılı olmamadım.

1 dönem daha Teogda ful çeken bir ikizin diğerine oranla çok yanlış yapmış bir kardeşi olarak anıldım, ağladım. (delice)

Ailem hiçbir zaman benle ikizimi karşılaştırmadı. Yarıştırmadı da. Peki ben? Ben çok kıskançtım. Hatta bu duygum o kadar büyümüştü ki, okulumuzdaki çalışkan arkadaşlardan birinin her sınav çıkışı Yunoka'ya kaç yanlış yaptığını sorup da yanındaki bana hiçbir zaman sormaması çok gücüme gidiyordu.
VE BÖYLELİKLE TEK RAKİBİMİ BELLEMİŞTİM.

Devamında ne mi oldu? Biricik ikizim ikinci sınavda 3 bense 1 yanlış yaparak aramızdaki 4 puan farkla onun okul 8.si olarak girdiği okula ilk nakilde girebilmeyi başardım.

Böylelikle rekabet sonlanmadı.

Lisemin başlamasına kalan son haftalarda annemle okulumuzun müdür yardımcısıyla tanışmıştık. Adama kanım o kadar ısınmıştı ki esprili bir şekilde Yunoka ile aramızdaki rekabeti, hiç bir zaman yenememiş olmamı anlattım. O ise bana dönüp:

"İddiaya girerim seneye sen onu geçiceksin" dedi.


O günden itibaren çok çalıştım azmettim, hırslandım. Hırs hiçbir zaman iyi bir duygu olmadı benim için fakat bana ders çalışmanın adabını öğreten de oydu. Böylelikle ilk dönem aramızdaki 0.40 puan farkla sonlanmıştı. Kim kazanmıştı?

BEN! Azim başarmıştı. Fakat durmadım daha çok çabaladım ve 2. dönem bu fark 1.4 puana çıktı.

İşte bu da benim bana hiçbir zaman soru sormayan o çocuğa başarımı kanıtladığım bir son olmuştu.

Not: Kadere bakın ki o çocuk(hani bana hiç sormayan) da bizim okulu istemezken istediği okula puan düşüklüğünden alınamayıp Yunokanın hemen altında okulumuza yerleşmişti. Ve ilk dönem aramızdaki fark: 10 küsür. Fakat bunu fazla bir başarı olarak saymıyorum çünkü benim tek rakibim Yunoka'ydı.

Peki ben buralara nerden geldim?

Bu beni tanımanız için okul hayatımdan bir (ne desem bilemedim) travmaydı. Hala daha devam eden bir travma olsa da böyle yaşamaya alıştım ve her şeyin der olmadığını anladım(tabii ki aldığım düşük notlar beni büyüttü :D.

Fakat bu benim yazılılara girerken rahatlamamı ya da sonuçları beklerken heyecanlanmamamı engellemedi. Hala daha sanki dünyanın sonuymuş gibi çalışır, sınava girer ve notumu öğrenirim.

Ama asıl sorum şu: Bu dünyanın sonu olaylardan hangisi benim için daha güç?



  • Çalışmak mı? Hayır. Aksine beni rahatlatan unsur bu.

  • Sınav esnası mı? Belki biraz. 

Sınavda BEN (temsili)

  • Açıklanan notun mu? Bak bu olabilir. 


Çünkü bir Rana atasözü der ki:

"DÜNYANIN EN ZOR ŞEYİ ALACAĞIN NOTU TAHMİN ETMEKTİR."

Not: Her ne kadar bunları söylesem de yurda gitmeden önce o zamanlar dahil her gün en az 1-2 bölüm izlerdim. Hatta şöyle diyim hala daha hafta sonları 5-6 bölüm izliyorum MUHAHAHAAHA!

Boş konuşmalarımı sonuna kadar okuduğunuz için TEBRİKLER! Bir de yorum yapın alın size 100 PUAN!

14 yorum:

  1. Bende küçükken hırslıydım ama daha sonra ne olduysa yerini tembellik aldı. Yunoko gibi seni hırslandırabilen biri kardeşin olduğu için bence gerçekten şanslısın. Aksi halde belki sen de benim gibi kimi dersin sınavından 50-40 alınca havalara uçan biri olabilirdin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki de haklısın. Ama bu durum beni o kadar yıpratıyor ki belki de böyle olmasaydı daha mutlu olurdum.

      Belki diye bir şey olmadığından yoluma devam etmeliyim^^

      Sana gelirsek, okulumuzdaki çoğu kişiden tecrübe ettiğim kadarıyla tembellik en büyük ruhsal hastalıklardan. Gelecekte çokça üzülmemek için aktif hayata geçmen önerilir.

      Sil
  2. Benim de tam tersi hırslı olmam gerekiyor çünkü hiç sallamıyorum. :D Sonra annem mutlu olsun diye çalışıyorum. İstersen hırsını paylaşabiliriz aramızda. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahaha ne iyi olurdu :) Ama senin de hırslı olmanı annen sağlıyo bu daha güzel^^

      Sil
  3. Benimde erkek kardeşim çok çalışkan ama onu hiç kıskanmadım ailemde hiç karsılastırmadı . yorum yaptığım için 100 aldım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de ailem hiç karşılaştırmadı ama işte ikiz çok ayrı bir şey.

      Hadi benden sana yıldızlı 100!! :DDD

      Sil
  4. Azmin zaferiii... cocuk demis ne kadar hırslı bi kıx... bence de alıcagın notu beklemek daha zor cunku yaxılıya girmeden yeterince calısıyosun yapabilirim yapcam diye dusunuyosun sonra yazılıya giriyosun bitiyo sonra da iki hafta boyunca kac alcam diye dusunuyosun mesela ben.. dil anlatımdan kac alıcam diye dusunup dusunup durdum dusunmekten bıktım acıklanıcagı zamanki heycan zaten lunaparkta bile yasanmax neyse sonuc ise husraan.. ama bik moralimi bozamaz neden cunky fizikten 93 alan ben *gunesgoxlukluemoji* cok konusmusum ve cok ugradtım cunku iki kex aynı seyi yazdım yanlıslıkla silindi simdi de ucuncu kez yazdım hadi bb -tugba

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun kalp beeen! Allahım güle güle öldüm :D Yalnız tuğba maşallah senin tahmin yeteneğin çok güçlü. Ne zaman iyi alıcam desen iyi alıyosun. Peki ben??? Asla tahminlerim tutmuyo :DDDDD

      Sil
    2. Cunku ne yanlıs yaptıgımı biliyorum cunku yaxılı sonrasında cevaplsrı konusuyorum sen konusmuyon ya belki ondandır :D -tugba

      Sil
  5. 100 aldım mi unni çok azimli sin tebrik ederim yılmamışsın

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hehehe thanks ^^
      Aldın aldın sana da gelsin kalpli bir 100 :D

      Sil
  6. Vaayy bir başarı öyküsünü okudunuz..
    !Alacağın puanı yiğitlikle kucaklamak! Olmuşsun sen :D :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başarı öyküsü olabilmesi için insanın ikizini değil dünyayı yenebilmesi lazım :DD O da olacak inşallah. Hedef büyük :)

      Olduğumu düşünmüyorum ben yalnızca makotoyu taklit ediyorum diyerek makotoya pasımı atıyım. Çünkü emin olun 9.sınıftaki ders çalışmama yön veren yegane insan makoto :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...