Selam! Bugün yeni yaşadığım bir olayı sizlere anlatacağım. Baya saçma bir olay. Anahtar kelimeleriyse; Kötülük, sinir bozucu, erkek kore dizi izleyicisi?! ve biraz kötü. O zaman anlatmaya başlayayım.
Sabah, -bir nevi felsefe dersi olan- bilgi kuramı dersinde 1957 yapım filmin sonunu izleyeceğimiz için mutluydum. Dersten hemen önce kantinden aldığım çikolatalı poğaça ve Capri sun'ımı içiyordum.
 |
| This is capri sun. |
Sonra yanıma dün arkadaşımı teselli amaçlı girdiği bir odada dedikodusu yapılan, hakkında herkesin sevmediği, gelen geçene küfreden veya zarar vermeye çalışan çocuk olarak bilinen okulun sondan 3.sü çocuk hızlı hareketlerle capri sun'ıma dokundu ve geri çekildi.
Neler olduğunu anlamaya çalışırken çocuğa amacın ne bakışları attım ve capri sun'ı elime alarak içmeye başladım.
 |
| Bu da delik... |
İçmez olaymışım. Ben sıktıkça delinen capri sun masaya dökülmeye başladı. Koşarak çöpün yanına gittim. Olayı anlayan yunoka ve teselli etmeye gittiğim arkadaş kahkahalara boğuldular. Gerizekalı bense hala capri sun'ın nasıl bu zamana kadar dökülmediğini de şimdi döküldüğünü çözmeye çalışıyordum.
Sonra yanımdan o çocuk geçti. Gülüyor ve bir eliyle elindeki raptiyeyi gösteriyordu. O anda jeton düştü ve ben refleksen çocuğun ayağına tekme atmaya çalıştım olmayınca da son çare,
"Sen böyle devam et! Arkandan neler neler konuşuluyor haberin yok. Emin ol ki hiçbiri iyi şeyler değil." dedim.
Arkasına baktı ve sınıfına girdi.