Merhaba.
Sonunda cuma günü geldi de evime kavuştum. Şükür.
Beni seven, yüksek veyahut da düşük notlarımla seven aileme kavuştum.
Neden mi böyle diyorum?
Çünkü bu hafta profesyonellerin diliyle "Kriz" denebilecek bir durum gerçekleşti.
Bu kriz Öğrencilerin dönem grubundan daha etkin bir gruba, veli grubuna bomba gibi düştü.
Fakat işin garip yanı küçük çaplı her olayda kıyamet koparıp bizi arayan veliler bu büyük olay karşısında tutumlarını değiştirdiler. Ve biz aramadıkça aramadılar.
Neyden mi bahsediyorum?
O zaman Mart'ın kazma kürek yaktırmadığı güzel ama alınan haber sonucu buruklaşan bir çarşamba gününe gidelim, 24 mart'a.
O günler yeni yeni yazılılarımız başlamış daha, psikolojisine bile alışamamıştık. Mesela ben kötü geçen bir yazılıya asla üzülmemem gerektiğini unutmuşum.
Bu hafta da iki kötü geçen yazılı birden yüklenince ve notların git gellli durumları benim kafamı kurcalayınca Biyoloji yazılısına pek mutsuz girecektim. Unutmadan söyleyim Biyoloji benim hayatımda aldığım ilk dört ortalamalı dersimin ta kendisi. Pek severim kendilerini..
Haliyle insanın içinde yapamayacağım kokusu oluyor.
Sanki Dünya'nın en iyi satranç oyuncuyla maç yapacak ve haliyle birkaç hamlede yenilecekmişsin gibi.
Her sınav öncesi yaptığım gibi dersin bitmesine son 5-10 dakika kala çıktım ve lavoboya gittim.
Bu sefer de bir arkadaşıma rast gelmiş ve seslenmiştim. Duymadı, telefonuna bakıyordu belki de önemli bir şey yapıyordu.
Bir defa daha seslendikten sonra aynada saçımı başımı düzelttim ve dönüp hey dedim. Bana döndü ve "fark etmemişim" tarzından bir tepki verdi ve elindeki telefonu işaret ederek şuna bir bak dedi.
Baktım.
Babasındandı.
"Sevgili Kızım,
Hiçbir okul hiçbir sınav senden değerli değil. Biz seni çok seviyoruz, hep seviceğiz. - ve burdan sonra uzuun bir paragraf. Ben söyleyim destan siz anlayın 6-7 satır. Ve sonunda- Gözlerinden öperim."
25 Mart 2016 Cuma
17 Mart 2016 Perşembe
Güncelleniyor %3.14
Eskiden bir hocam yapmamış olduğum ödevin sayfalarına ah vah ederek:
"Kalbim kadar temiz bir sayfalar" derdi.
Benim için o sayfalar terfi edilmiş şekliyle yeniden karşıma çıktı ve yerini taslakta bekleyen onca boş beyaz kağıda bıraktı.
Kalbim kadar temiz sayfalar... Bomboş ve elimde kalem olsa üstünü karalayacağım dijital harfler dizisi...gerçi bu sayfalar kalbimden de temiz. Ve ben kalbimi döktükçe oluşacak mürekkep izleri belki yanlış bir çizik ile kirlenecek. Olsun, sürçü lisan edersem affola diyip sizi bu kadar özlettiğim için ve gelecekte de özleteceğim için af diliyorum.
Sanırım beynimin de benim de bir güncellenmeye girip kendini yenilemesi lazım. Yeni telefonum da bunları söyleyip duruyor ve her seferinde daha sonra hatırlata tıklıyorum. Sanırım siz de böyle yapıp sekmeyi kapatacaksınız ve "inş cnm"ı belki içinizden söyleyip zaman öldürmek adı verilen kara deliğe bir kafa vuracaksınız.
Ben güncelleme programımı çalıştırdım. Yani en azından bir saat sonraya hatırlatması için kurdum çünkü şu an bir şeyler saçmalıyorum. Herneyse...
Biliyorsunuz ki güncellemeler her şeyin hızlı olduğu şu devirde çağa ayak uyduramayan küçük görünen etkisini kurulumu bitince hissettiren şeyler. Bazen sona doğru yavaşlayan bazense sizi şaşırtarak bir anda iki dokuzla insanın küçük bir şeyden bile mutlu olabileceğini hatırlatan şeyler.
Evet güncelleme.
"Kalbim kadar temiz bir sayfalar" derdi.
Benim için o sayfalar terfi edilmiş şekliyle yeniden karşıma çıktı ve yerini taslakta bekleyen onca boş beyaz kağıda bıraktı.
Kalbim kadar temiz sayfalar... Bomboş ve elimde kalem olsa üstünü karalayacağım dijital harfler dizisi...gerçi bu sayfalar kalbimden de temiz. Ve ben kalbimi döktükçe oluşacak mürekkep izleri belki yanlış bir çizik ile kirlenecek. Olsun, sürçü lisan edersem affola diyip sizi bu kadar özlettiğim için ve gelecekte de özleteceğim için af diliyorum.
Sanırım beynimin de benim de bir güncellenmeye girip kendini yenilemesi lazım. Yeni telefonum da bunları söyleyip duruyor ve her seferinde daha sonra hatırlata tıklıyorum. Sanırım siz de böyle yapıp sekmeyi kapatacaksınız ve "inş cnm"ı belki içinizden söyleyip zaman öldürmek adı verilen kara deliğe bir kafa vuracaksınız.
Ben güncelleme programımı çalıştırdım. Yani en azından bir saat sonraya hatırlatması için kurdum çünkü şu an bir şeyler saçmalıyorum. Herneyse...
Evet güncelleme.
7 Mart 2016 Pazartesi
Bir Psikiyatristin gizli defteri/ Rapor
Merhaba,
Daha önceleri -şu yazımda- biyoloji hocamızın okuyup rapor yazmamız için daha çok tıp, doğa ile ilgili kitapları performans ödevi olarak verdiğini söylemiştim söylememişsem de şimdi söylüyorum. 2.Dönemin ilk kitabı da "Bir Psikiyatristin gizli not defteri"ydi. Raporunu yazınca da bloga bu sıralar yazamıyorum boş kalmasın bari diyerek yayınladım. Fakat önce önlem almalıyım:
Bir: Bu bir rapordur, kitap tanıtım yazısı değil. İçinde spoiler olabilir fakat bu kitap için spoiler pek önemli değil.
İki: Bu bir rapordur yani zorla yaptırılan bir ödev ayrıca fazla istekli olmayarak tam not almak için yapılan :) Güzel olmasına bakmayın.
Üç: Bu bir Rapordur, blogumu okuyan bir dönemdaş(evet ben uydurdum) varsa şimdiden söylüyorum:
"Bu Raporda yer alan tüm fikir, tasarım, yazı, replik kolajları,fotoğraflar, şahsıma aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma Kanunu kapsamında koruma altındadır. İzinsiz olarak kopyalanması, kullanılması ve alıntı yapılması suç sayılmaktadır."
Dört: Bu bir rapordur ve Yarından itibaren tüm hakları sizindir :D Ne yaparsanız yapın.
GÜNCELLEME: Yazdıklarımdan utanç duyup bloguma biraz daha özen göstermeye karar verdim ve yazıyı editledim. Emin olabilrisiniz artık daha bir içten ve özgün. (Genel yapı aynı)
GÜNCELLEME: Yazdıklarımdan utanç duyup bloguma biraz daha özen göstermeye karar verdim ve yazıyı editledim. Emin olabilrisiniz artık daha bir içten ve özgün. (Genel yapı aynı)
@Ranaagashicik
“Hayatımız boyunca hepimiz duygusal çatışmalarla karşılaşırız. Bu çatışmalarla mücadele de savunma mekanizması olarak ister mizahı kullanalım ister inkarı, düşünmek hiç şüphesiz bize hem içsel bir aydınlanma hem de rahatlama sağlayacaktır.”diyor Dr Gary ve bu savaşta en büyük destekçilerden olan psikiyatri uzmanlarından biri olarak başından geçen 15 sıradışı vakayı kağıda döküyor.
Etiketler:
kitap dünyam,
kitap raporu,
okuduklarım,
psikiyatri
27 Şubat 2016 Cumartesi
Pi'nin Yaşamı
" Bu hikaye, Tanrıya İnanmanı sağlayacak"
dedi Pi ve hikaye başladı.
![]() |
| Fotoğraf bana aittir :) |
Merhaba arkadaşlar. Bütün haftamın en değerli olayı bu kitabı okumuş, filmini de biricik ailem ile birlikte izlemiş olmam. Bu nedenle hafta bitmeden tanıtıyım dedim :)
Herkesin okuması-izlemesi gereken size önemli şeyler katabilecek kaliteli bir kitap. Yorumlamam aşağıda bu faslı o zaman yapalım. Şimdi konusu:
![]() |
| Tekrar yazmaya ne gerek var diyerek 1K sitesinden bir ekran görüntüsü aldım. Tam sayfa için tıktık. |
Kitabı 2 günde bitirdim. Bazen sıkıcı bulduğum yerler oldu ama genel olarak nefes kesiciydi. Aynı arka kapaktaki alıntıdaki sözü söylemek istiyorum. Kitap "zekice işlenmiş şaşırtıcı ve dopdolu" ydu. Şaşırdığım, ürkütücu bulduğum cok yer oldu ama çoğunlukla hayran kaldım, hayret ettim. Bu arada artık en sevdiğim hayvan bengal kaplanı :)
Kitabın sonunu çok güzel olmamış diye düşünürken, kitaba başlarken okumaya üşendiğim-belki de spoiler almaktan korktuğum için görmezden geldiğim- yazarın notunu okudum ve her şeyin üzerine en büyük şoku o zaman yaşadım.
Alıntılarımı sitede görüntülemek için:
Etiketler:
1000 kitap,
instagram,
kitap,
Life of pi,
okudum,
pi'nin yaşamı
25 Şubat 2016 Perşembe
25 Şubat?? OH NO!?
Şimdi size kısa bir öykü anlatacağım. Bu öyküdeki bütün imgeler benzetmedir. Kimlerin kim olduğunu siz tahmin edin :)
Not: BUGÜNÜ SAÇMALAYABİLDİĞİN KADAR SAÇMALA GÜNÜ İLAN ETTIM. NE DE OLSA ÖNEMLİ BIR GÜN ;)
Hikayeyi okuyunca ne demek istediğimi anlayacaksınız.
"
Kızım 2014 yılının mayıs ayında vakti gelmeden doğdu biz de 2015'in Şubatına kadar küvezde(!) baktık. Dışarıya pek yüzünü göstermedi, gösteremedi Ebeveyni olarak çok yeterli biri değildim. Daha olgunlaşmamıştım.
Sonra bu böyle olmayacak diyerekten yanıma dadı aldım. Bu dadı bebeğimle ilgilenirken bana o kadar destekçi oldu ki kendimi yeniden bir anne gibi hissettim. Güzelce baktı, mamasını yedirdi ve onu giydirdi süsledi.
Aslında giydirme ve süsleme işini kızım 5-6 aylıkken birlikte yaptık. O kadar güzel kıyafetler giydirdik ki sanki kızım yeniden doğmuştu. Giderek yaşıtlarına benzediğini fark ediyor, içten içe ebeveyni olarak duyduğum vicdan azabım hafifliyordu.
Dadımız bir süreliğine tatile çıkınca kızım da kendi ayakları üzerinde durabilmeye başlamıştı. Artık mamasını kendi yiyor, kıyafetlerini tek başına hallediyordu. En önemlisi de artık konuşabiliyordu.
Biliyor musunuz kızım artık bir yaşında!
"
Blogumu resmi olarak kullanmaya başlayalı tam bir yıl olmuş. VAY BE!
Şu bir yılda çok yol kat etti, ettik.
Not: BUGÜNÜ SAÇMALAYABİLDİĞİN KADAR SAÇMALA GÜNÜ İLAN ETTIM. NE DE OLSA ÖNEMLİ BIR GÜN ;)
Hikayeyi okuyunca ne demek istediğimi anlayacaksınız.
"
Kızım 2014 yılının mayıs ayında vakti gelmeden doğdu biz de 2015'in Şubatına kadar küvezde(!) baktık. Dışarıya pek yüzünü göstermedi, gösteremedi Ebeveyni olarak çok yeterli biri değildim. Daha olgunlaşmamıştım.
Sonra bu böyle olmayacak diyerekten yanıma dadı aldım. Bu dadı bebeğimle ilgilenirken bana o kadar destekçi oldu ki kendimi yeniden bir anne gibi hissettim. Güzelce baktı, mamasını yedirdi ve onu giydirdi süsledi.
Aslında giydirme ve süsleme işini kızım 5-6 aylıkken birlikte yaptık. O kadar güzel kıyafetler giydirdik ki sanki kızım yeniden doğmuştu. Giderek yaşıtlarına benzediğini fark ediyor, içten içe ebeveyni olarak duyduğum vicdan azabım hafifliyordu.
Dadımız bir süreliğine tatile çıkınca kızım da kendi ayakları üzerinde durabilmeye başlamıştı. Artık mamasını kendi yiyor, kıyafetlerini tek başına hallediyordu. En önemlisi de artık konuşabiliyordu.
Biliyor musunuz kızım artık bir yaşında!
"
Blogumu resmi olarak kullanmaya başlayalı tam bir yıl olmuş. VAY BE!
Şu bir yılda çok yol kat etti, ettik.
Etiketler:
blog 1 yaşında,
happy birhday,
one-yeared,
sengilcukha
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




