Yazı, bana 30 yaşından sonra genç olmanın değil, genç ruhlu olmanın gerekli olduğunu, gençliğin tecrübelerinin bu yaşa kadar tamamlanması gerektiğini hatırlattı, bir nevi bu konuda uyardı. Korktum, ya olmak istediğim kimse olamazsam..?
Ne olmak istiyorum ki ben? Kim olmak istiyorum daha doğrusu? Kendim olmamın ne sorunu var? İnsanın kendisi olması şu dünyaya yetmiyor mu?
İşte burada şu dünya giriyor devreye. ŞU DÜNYA. Yalnızca şu dünya. Peki ya öteki?
Belki de asıl orada kendim olmalı, burada olmak istediğim ve olmam gereken olmalıydım.
Fakat maalesef ki bazen abartabiliyorum.
Kendimi bir anda Ahiretim ayağına Dünya'ya kazık çakarken buluyorum.
Her türlü güzelliği burada hayal ediyorum.
Bunlar da genelde gerçekleşmesi güç ama imkansız olmayan şeyler oluyor.
İmkan varsa umut da vardır.
Peki tüm imkanlar bir arada var mıdır?
Yani Endonezya'da okuyabilirim, biliyorum çok çalışırsam dilimi geliştir, ilgi duyduğum dili öğrenirsem gidebilirim.
Aynı şekilde Boğaziçi'de de okuyabilirim. Eğer son iki sene aşşırıı fazla çalışır, sınav esnasında kendimi kontrol edebilirsem Allah'ın izniyle o da olur.
Peki hem Boğaziçi'de hem Endonezya'da okuyabilir miyim?
Şimdi de şeytan fıslıyor, tabii ki okuyabilirsin birinde sabahçı birinde öğlenci, dankek 8kek.
Fakat hayat böyle değildir, karşına milyonlarca kapı çıkar. Hepsi birden açmak istediğin kapı değildir. Aynı yere de çıkmaz.
İşte benim hayallerim de böyle birbirinden alakasız şeyler oluyor.
Her birini aynı anda düşünüyorum, Bu tıpkı aynı anda dünyayı 2 kez turlamak, 3-5 dil birden konuşur hale gelmek, pek çok alanda dünyaca ünlü bir insanı olmak oluyor.
![]() |
| Fotoğrafa bayıldım. |
