15 Haziran 2016 Çarşamba

Benim Hayallerim var.

Selamun Aleyküm!

Dünya çok karmaşık bir yer, değil mi? Bazen yaşamak yalnızca nefes almak kadar kolay geliyor insana, bazense Dünya'yı kurtarmak kadar zor.

Küçükken sıradan olmayı dilerdim. Sıradan ve...anne olmayı. Şimdi 4 yaşındaki kuzenim anne olmak istediğini söylediğinde garipsiyorum. Halbuki ben de dillendirmesem de hep diledim. Hala daha da diliyorum. Fakat Allah'tan dilediklerimiz bir taneyle sınırlı değildir değil mi?

Birkaç ay önceye kadar benim dileklerim klişelerle sınırlıydı. Evet, klişeler güzeldi ve ben dualarımda bunları sonuna kadar kullandım. İyi bir iş, eş, sağlıkla imtihan olunmayan bir Dünya ve Ahiret için de Cenneti istedim.

Fakat bir süre sonra imtihansız bir Dünya istemeye başladım. Gelecek beni korkuttu. Dünyanın gerçekleriyle yüzleşmekten, zorlanmaktan korktum.

 Zorlanmamak için yanlış düşüncelere kaydım. Çıkış yolu bulamayıp Çocukken bu dünyayı terk etmek, kısa yoldan Cenneti kazanmak istedim. Hatta biliyor musunuz, uzun bir süre çocuk yaşta vefat edenlerin ölümüne çok üzülmedim.

Fakat geçen gün güzel bir şey öğrendim. Bu düşünceler tek bana ait değilmiş. Pek çok genç çocukluğunda bu sorundan muzdaripmiş. Fakat bu güzel olan şey değil. Asıl güzel olan şey, pek sevgili hocamın bana verdiği tatmin edici cevaptı:


"Dünya'da sonuçlardan, Allah katında çabalarımızdan sorumluyuz." Belki bu gerçekliği daha önce biliyordum fakat ilişkilendirdiğim bu olayla hiç bir araya getirmemiştim. Açıklamak zor iş ha?

Sonuç olarak Diyardan gidilemiyorsa bu Dünya devesi güdülecekti(tersten bakış B).

Girişimi bu kadar uzun tutarak neyi amaçlıyordum bilmiyorum. Bildiğim tek şey var bu yazı son zamanlarda yazdığım diğer yazılardan farklı.

Dünya nasıl güdülecekti? Kim nasıl gütmüştü? Hadi şu kelimeyi değiştirelim peki neyle? Dünyayı gütmek dünyayı kazanmak mıydı? Dünyayı değiştirmek miydi?
Dünya kazanılır mıydı? Dünya değiştirilir miydi?

En önemlisi de,
Benim amacım neydi?

Dinini bilimle bir arada götüren bir babanın ve sosyalleşmekte bir numara bir annenin 3 kızından ikizlerin küçüğü olarak anılan benim amacım neydi?

İzlediğim dramalardaki karakterlerin amacı benim amacım mıydı? Aşkı bulup sonsuza kadar(?) mutlu olmak mıydı yani amacım? Kesinlikle hayır.

Belki de Birçok kore fanının örnek aldığı bu insanları benim örnek alamama nedenim tam olarak buydu. Benim amacım ile onların amacı birbirine uymuyordu. Zaten bunu şu yazımda dile getirmiştim. Söz konusu koreli oyunculara olan fanlığım ise hiç sadık değilimdir. Bunun nedeni de amaçlarımızın uymuyor olması olabilir.

Bu nedenle onlara bağlanamıyordum. Bağlanamamak? Ben ki zibilyon dizi devirmiş kişiyim ve hala bağlanamıyor muyum? Evet. Belki pek çok şeyden fazla onlara bağlandım fakat gerçek şu ki bağlılığın bile onların amacıyla bir ilgisi yoktu. Bu dizilerle yollarımız tek bir yerde kesişiyordu ve ben bu nedene sıkı sıkı tutunmuştum. (Ne olduğunu söylemeyeceğim.)

Sonra Kore sayesinde Enes Kaya ile tanıştım. Beni derinden etkiledi. Peki neden? Koreliler yapamaması fakat Enes kaya'nın yapmasının nedeni Türk olması mıydı?
sonradan anladım ki benim Enes Kaya'da etkilendiğim şey onun bu duruşuydu, Müslüman ve bir Türk olarak duruşu. Doğruyu söylemem gerekirse en çok Müslüman duruşu beni etkiledi. Evet, evet o duruşu!

Böylelikle o zaman ilk defa ciddi manada Kore'ye gitmek istedim ve yaşamak istedim. Klişe hayallerimden ilk defa sıyrıldım ve bunu hayal ettim. Gerçi bu hayal son zamanlarda daha klişe...

Şimdilerde bu hayal pek ünlü. Hatta gerçekleştirenler daha ünlü :) Mesela 2013 yılında K-pop şarkı yarışmasını kazanarak Koreye giden Nur Sena şimdi Korede okuyor ve dediğim gibi o bana bile koreye gittiğini bildirecek kadar ünlü.

Yani şimdi benim amacım, hayalim Kore mi olmuştu? Açıkçası bunu birinden duysam ona istemeden tiksinti makro ifadesiyle bakardım(Lie to me izliyorum da bu aralar)

Kore'ye sırf dizilerindeki hayatı yaşamak için gitmemeli insanlar. Bu bana göre çok boş bir düşünce olur. Ot gibi yaşamıyor olmak için çim biçme makinesiyle biçilmiş ot gibi yaşamaktır bir nevi.

Daha sonra ikinci bir fanlık yaşadım. Fakat bu durum tek bir kişiye fanlıktan daha çok fanlık dönemi diye adlandırlabilecek bir dönemdi çünkü aynı anda 3 kişiye birden tutuldum:

Merve Özcan, Nouman Ali Khan vee Haifa Besseisso

Biri türk, biri Pakistan doğumlu Amerikalı diğeri de Filistin asıllı dubaili. Üçünün de ortak noktası:

Dünya'yı değiştirebilen organize delilerdenler.(Böyle de bi kuruluş var tam içeriğini bilmiyorum ama delicesine merak ediyorum.)
Merve Özcan için Dünya diyemem o daha Türkiye çapında. Fakat Allah'ın izniyle neden olmasın?
Devamı için ise ayakta alkışlarım. Nouma Ali Khan'ı zaten milyonlarca kişi alkışlıyor ve tanıyor. Bu nedenle ben bu seferlik onu es geçiyorum ve direk ana konuma geliyorum:

Bana hayallerime karar vermemde yardımcı olan kişi: Haifa

Bugünlük bu kadar uzun bir yazı yeterli. Yarın detaylıca Fly with haifadan bahsedeceğim. Şimdiden sizi fanlığımla sıkmak istemem ^^

10 yorum:

  1. Aleyküm Selam.Ah bu hayaller! Neler hayal etmedimki? Amaişin kötü yanı hiçbirinden emin olamadım. Çabalamaya kalksam ikileme düştüm ya da saçma görenlere kandım. Kore aslında çok etkileyen ama gösterdiği güzelliği yaşamayan bir ülke. Orada yaşayan binlerce insan bizim bu hayallerimizden hiçbirini yaşamıyor. Tam tersi zor bir hayatları var. Hayatları aşkla dolu değil. Bizse sadece bize gösterilen sahte kısma inanıp hayata küsüyoruz. Aslında çok yanlış bu hayaller. Ama bunları da kurmasak nasıl yaşayacağız. Hayal de olsa bir mutluluk veriyor. Umut fakirin ekmeği işte. Enes Kaya'ya gelirsek ben de onu bir ara çok sevmiştim.Başınna gelenlere de çok üzülmüştüm.Türkiye'yi güzel temsil etti sayılır, bir iki unsur dışında. Ama onun da sonu hayal ettiğimiz gibi olmadı. Bilmiyorum ama Koreliler'in insanlara hiç değer vermediği ve işlerine geleni yaptığı çok kesin. Belki de ben hayallerime ulaşsam bile sonum Enes gibi olacak. Ondan da ayrı korkuyorum. Of bilmiyorum :(((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ya ben de Kore'nin yaşanmak için en kötü ülkelerden biri olduğunu duymuştum. Kore işi yaş gibi. Biz en iyisi önümüze bakalım. Paramızı kazanalım. Sonra da Koreye Turistlik edelim vatandaşlık değil :D

      Sil
  2. Salam, bəlkə də ən sevdiyim yazılarındandır. Özünün, gələcəyini, məqsədini axtaranlardan olmaq mənə də fərlqi gəlir. Mənim də sənin kimi tam koreya fanı olmamaq kimi bir vəziyyətim var. Mən də sonsuza qədər xoşbəxt/mutlu olmaqla bitən dramalara tam olaraq boş- hissiz baxıram bəzən. Özümü , fikirlərimi ifadə edə də bilmirəm tam. Amma bir az çox qarışıq düşüncələrimə görədir hər halda :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yoo yoo çok güzel ifade etmişsin :) Hayal dünyasının ardını gören başka insanlarla tanışmak çok hoş... Maalesef ki herkes göremiyor.
      Beğenmene sevindim^^

      Sil
  3. Ben bu yazını görmemişim , ama çok güzel bir yazı olmuş. Ben de küçükken dua ederdim günah defterim açılmadan ölmek için yanlız değilmişim. Amaçsızca güya oppalarını (bu kelimeyide hiç sevmem) görmeye koreye gitmeyi hayal edilmesi bana çok garip geliyor. Birde onları müslüman yapıp evlenme hayali olanlar var onlara hiç tepki veremiyorum .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de o kelimeyi sevmemm!!! Way be! Aslında böyle düşünenler olarak sayımız çok da pasifiz. Hahaha hakkaten o hayal tam hayal :D

      Sil
  4. Hayaller, hepimizin onlardan var mesela ben senin şu yazını okuyunca düşündüm kendimkileri bir.
    Bu yazından ilham alarak gidip benimde yazasım geldi şimdi.
    Bu arada kore dizileri hakkında söylediklerine katılıyorum seviyormuyum? evet ama karakterlerin amaçlarının benim amacımla bağdaşmıyor oluşu beni de çok düşündürüyor.
    Neyse, hayallerin hayırlısıyla gerçek olsun ve hayırlısı olsun diyorum :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaa yazını okudum şimdi gidip ona da yorum yapıcam. Hayırlısı tabii ki ^^

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...