Bunu yaparken de öyle aklımıza ilk geleni kabul etmedik. Araştırdık. Nerede araştırdınız diye sormayın çünkü beynimin kullanılmayan bölümleri henüz keşfedilmeyen bir amerika kıtasını andırıyor, adres veremem.
Ayrıca bu seferki sorunsal ekşiden değil. Beynimin ekşi kısmı sağolsun diğerine gerek kalmadı. Ekşi kadar ekşitici esprilere yol açtı. O zaman bir varmış bir yokmuş...
Ablam bir gün dedi ki, Rana biliyor musun Bakkal bak al'dan geliyor.
Bakkal denince dayanamadım.
Sonra ablam da bir pot kırdı ve bakkalınkinin değil de marketin etimolojisinin ne olduğunu merak ettiğini mırıldandı. İnsanlar iyi ki de sesli düşünürmüş. İyi ki de türkçede marketin etimolojisini düşünebilirmiş. Böylelikle dalga geçme sırası bana geçmişti ve ben de bu kelimenin ingilizceden geldiğini haha vurguları ekleyerek belirttim.
İntikamın soğutmadan yenmesi gereken bir yemek olduğuna inanıyorum.
Fakat ben bu gerçeği söylemeden önce ablam bir tahmin yürütmüştü bile.
Mark et olabilir mi?
Ben de intikam yemeğimi soğutmaya bıraktım ve yerine mark et'e odaklandım. Sonuçta ingilizcede mark diye işaret anlamına gelen bir kelime vardı ve rahatlıkla alışveriş kelimesi ile birlikte kullanılabilecek kadar anlamlı bir kelimeydi. (Nasıl bir kafadaydım merak ediyorum)
Kısa süreli düşündük. Neyi mark(işaretlemek) etmek?
Tabii ki de alışveriş listesini! Gerçi hayatımda hiçbir alışverişe elimde liste ile gitmedim ama telefonumun anımsatıcılar uygulamasını oldukça sık kullanırım. Bu nedenle mark kelimseniden gelmiş olabileceği fikri aklıma yattı.
Peki Mark et'teki et türkçe idi ise nasıl ingilizcede olsundu? (Bence bu cümle yapısıyla beni 1.sınıfa geri göndermeliler)
Cevabımız çok Türktü. O zaman et değil it'tir dedik. Mark it. İşaret et. Mark, mark it. Markit, market. Böylelikle market olmuştur dedik. Destanlaşmanın Amerikanya versyonunu 5 dakikada hallettik. Ne yaptığımızı soran olursa Abla kardeş yine dünyayı kurtardığımızı söylersiniz artık.
Bir sonraki etimoloji yazımda da belki bu süreci ikiye böler japonyalıyla çarpar milletleri toplarız ne dersiniz? Görüşmek üzere!

Biraz beynim yandı sanırım. Ama bal al mantıklı bence :D
YanıtlaSilBence de bak al mantıklı ama bakkalın asıl etimolojisi bakl yani arapça sebze anlamına gelen sözcükten geliyormuş. (Baklagil gibi)
SilGece iki gibi yazıyı (saçmaladığım yerleri) güncelledim. Genelde okuyucularımın beyinlerini yakmayı bu saatlerde beceriyorum :D
Ablar ile kız kardeşler arasında süre gelmiş bir durum :)
YanıtlaSilAblanı çok iyi anlıyorum ben ve kız kardeşim arasında 7 yaş var geçen sene vampirler gerçek demiştim o da hıhı demişti bende on takla attım kandırdım onu inandı sonra ablan gibi davrandım.
Bence ablaların böyle bir görevi var kız kardeşleri sinir etmek için böyle şeyler yapmaktan çok zevk alıyoruz .😂😂😂
Vampirler ahahha.
SilHaklısın maalesef 😄
Hahahaha ne hayırlı bir şeye kafa patlatmışsınız. Yazıyı okurken benim de kafam patladı saolasın :D
YanıtlaSilKafa patlatmak için her zaman buradayız B)
Sil