17 Eylül 2016 Cumartesi

Yaz hayallerimi rafa kaldırdım...

Geçenlerde 30 yaşına giren birinin kısacık bir yazısını okuyarak yaşının umutla umutsuzluk arasındaki o ince çizgiden nasıl da güzel sıyrıldığını gözlemledim.

Yazı, bana 30 yaşından sonra genç olmanın değil, genç ruhlu olmanın gerekli olduğunu, gençliğin tecrübelerinin bu yaşa kadar tamamlanması gerektiğini hatırlattı, bir nevi bu konuda uyardı. Korktum, ya olmak istediğim kimse olamazsam..?

Ne olmak istiyorum ki ben? Kim olmak istiyorum daha doğrusu? Kendim olmamın ne sorunu var? İnsanın kendisi olması şu dünyaya yetmiyor mu?

İşte burada şu dünya giriyor devreye. ŞU DÜNYA. Yalnızca şu dünya. Peki ya öteki?

Belki de asıl orada kendim olmalı, burada olmak istediğim ve olmam gereken olmalıydım.

Fakat maalesef ki bazen abartabiliyorum.

Kendimi bir anda Ahiretim ayağına Dünya'ya kazık çakarken buluyorum.

Her türlü güzelliği burada hayal ediyorum.
Bunlar da genelde gerçekleşmesi güç ama imkansız olmayan şeyler oluyor.
İmkan varsa umut da vardır.
Peki tüm imkanlar bir arada var mıdır?

Yani Endonezya'da okuyabilirim, biliyorum çok çalışırsam dilimi geliştir, ilgi duyduğum dili öğrenirsem gidebilirim.

Aynı şekilde Boğaziçi'de de okuyabilirim. Eğer son iki sene aşşırıı fazla çalışır, sınav esnasında kendimi kontrol edebilirsem Allah'ın izniyle o da olur.

Peki hem Boğaziçi'de hem Endonezya'da okuyabilir miyim?

Şimdi de şeytan fıslıyor, tabii ki okuyabilirsin birinde sabahçı birinde öğlenci, dankek 8kek.

Fakat hayat böyle değildir, karşına milyonlarca kapı çıkar. Hepsi birden açmak istediğin kapı değildir. Aynı yere de çıkmaz.

İşte benim hayallerim de böyle birbirinden alakasız şeyler oluyor.

Her birini aynı anda düşünüyorum, Bu tıpkı aynı anda dünyayı 2 kez turlamak, 3-5 dil birden konuşur hale gelmek, pek çok alanda dünyaca ünlü bir insanı olmak oluyor.

Fotoğrafa bayıldım.

Çok hayal tek hayalden iyidir ama değil mi?

Çünkü Tek hayal sanki platonik bir aşk gibi geliyor bana. Kavuşması en riskli durum.

Gerçekleşmesi bir dert, gerçekleşmemesi bir dert.

Birden çok hayal olunca da birini gerçekleştirsem kârdır misali bodoslama dalıyorum.

Eh fena değil taktik, işe yarıyor. Fakat bazen yolumdan şaşmama, yarı yolda vazgeçmeme neden oluyor gibi... Dönüp dolanıyorum.

Bu olmadıysa öbürü olur belki misali gerçeklerle yüzleşmek yerine başka hayallerimle diğreini perdeliyorum.

Bir de benim hayaller bölünmüş durumda.

Farklı kulvarlarda, farklı mekanlarda HATTA FARKLI MEVSİMLERDE faklı hayallerim var.

Yaz'ın yapmak istediklerim kışa uymuyor, 1 seneliğine sessizliğe gömülüyor.

Yine aynısı olacak, Üzücü bir gerçek ki artık kış tarifesine geçmem gerek.

Belki İETT gibi beynime bir sms atmalıyım.

18-19 eylül itibari ile yaz hayallerine son verilecek, kış hayal daha doğrusu kariyer hedeflerine hızla yol çalışmalarına başlanacaktır.

Kariyer de her şey değildir ama çok şeydir, bu nedenle bu durma karşı çıkmaya mecalim yok.

Allah'ın izniyle Yaz Hayallerim yaz raflarında tozlanırken kariyer şehrime yeni ve inşallah sağlam binalar kurulacak. Ara sıra şehre yaz rüzgarları uğrayacak, biliyorum geçtiğimiz yıl tecrübe ettim. Fakat bu rüzgarlar derslerden boğulmamak için Tufan'da kaybolmama neden olacak bir rüzgar olacak. Yaz rüzgarlarını, yaz hayallerini anlık canlandırıp solduracak bir rüzgar...

Gitmeden önce son olarak bu yazıyı yazmama önayak olan beyfendinin beleşe reklamını yapayım.

İnsan sevdiklerini, sevdikleriyle paylaşınca sevinçle doluyor ne de olsa!

İG hesap adı: @CİZERRR



Bu hesap ne yapar?


Mantığın A'dan B'ye pahalıya götürdüğü şu devirde, hayalgücü ile beleşe sizi istediğiniz her yere götürmektedir. Günde birkaç seferi bulunurken, takipçi sayısının olması gerekenden az olması nedeni ile sefer sırasında boş koltuklara rastlamak mümkündür.


Daha mümkün olanı ise o koltuklardan birinde benim oturuyor olmamdır :)

Bu da annesinin tanımıymış, bunu da beğendim her eve bir adet bu kadar zarif öven bir anne gerek. Benimki olmadık yerde direk bodoslama giriyor konuya, rezil olduğumla kalıyorum :)

O zaman bir başka Hayaller Hayatlar seansımızda görüşmek üzere!

(Evet, kafam güzeldi. Saat gece 4.45 v eve 2'de geldik. 7-8 saatlik yolu 14 saatte geldik hem de normalden az mola vererek. Bence her zamanki gibi beni mazur görebilirsiniz.)

Son olarak belirtiyim: 30 yaş yazısını koymama nedenim yazıyı bulamamış olmam :( Uzun zaman önce rast gelmiştim yazıya. Bu nedenle bulamadım sanırsam.

Yaz kelimesinin eşsesliliğine bayılıyorum. Yaz hayallerimi.

4 yorum:

  1. Bence insan olduğu kişiyi değiştirimemeli - tabi olumsuzluklar hariç - çünkü biz o fıtrata göre yaratıldık . Eğer ki çocukken fıtratlarımız bozulmadan kaldıysa değişmemeliyiz . Hehehe hayallerin bölünmesi bende de var , bir hayalim bir diğer hayalime çok ters içimde birbirlerini yiyorlar :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence biz hala daha olduğumuz insan değiliz. Dolayısıyla neyi değiştiriyor olduğumuzu da tam olarak anlamış değilim, hayat karmaşık.
      Ahahah bendekiler de yiyo gerçektwn😂

      Sil
  2. Olmak yada olmamak işte bütün mesele bu :P
    Ben insanın tamamen değişeceğine inanmamakla birlikte, çaba göstermesi gerektiğini düşünüyorum.
    Hayallere gelirsek; "hayal" sevmek gibi bence, bazen sen farkında olmadan tükeniveriyor bazende bir tohum gibi beklenmedik anda filizleniyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vaaay bu kadar ahenkli bir yorum alacağımı düşünmemiştim ^^ haklısın öncelikle çaba gerek sonra da işleri akışına bırakmalı insan...

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...