Zeze'yi bilir misiniz?
Hani şu Yoksul bir ailenin oğlu olan 5 yaşındaki o müthiş hayal gücüne sahip çocuğu.. hani şeker portakalını kaybetmiş o küçük cocuğu...
Evet o benim en sevdiğim kitaplardan birinin, şeker portakalı kitabının ana karakteri :) Bir aralar kitaptan o kadar etkilenmiştim ki, her elime geçtiğinde belli kısımlarını tekrar tekrar okur ve ağlardım. Okumanız tavsiye edilir!
Peki IU ne alaka?
Benim de yeni edindiğim bilgiye göre IU yaklaşık 1 hafta önce yeni albüm çıkarmış. Şarkılardan birinin adı da Zezé. Açıkçası şarkı ismini ilk gördüğümde şeker portakalındaki karakter olabileceği aklıma gelmişti ama üzerinde durmamıştım. Sonradan okuduğum skandal yazıları ile anladım neler olduğunu...
Sanırım 2 hafta önceki yazımla IU ya nazar değdirdim.
Öncelikle şarkıyı dinleyin.
21 Kasım 2015 Cumartesi
14 Kasım 2015 Cumartesi
Psikopat...Hayır hayır biraz kötü.
Selam! Bugün yeni yaşadığım bir olayı sizlere anlatacağım. Baya saçma bir olay. Anahtar kelimeleriyse; Kötülük, sinir bozucu, erkek kore dizi izleyicisi?! ve biraz kötü. O zaman anlatmaya başlayayım.
Sabah, -bir nevi felsefe dersi olan- bilgi kuramı dersinde 1957 yapım filmin sonunu izleyeceğimiz için mutluydum. Dersten hemen önce kantinden aldığım çikolatalı poğaça ve Capri sun'ımı içiyordum.
Sonra yanıma dün arkadaşımı teselli amaçlı girdiği bir odada dedikodusu yapılan, hakkında herkesin sevmediği, gelen geçene küfreden veya zarar vermeye çalışan çocuk olarak bilinen okulun sondan 3.sü çocuk hızlı hareketlerle capri sun'ıma dokundu ve geri çekildi.
Neler olduğunu anlamaya çalışırken çocuğa amacın ne bakışları attım ve capri sun'ı elime alarak içmeye başladım.
İçmez olaymışım. Ben sıktıkça delinen capri sun masaya dökülmeye başladı. Koşarak çöpün yanına gittim. Olayı anlayan yunoka ve teselli etmeye gittiğim arkadaş kahkahalara boğuldular. Gerizekalı bense hala capri sun'ın nasıl bu zamana kadar dökülmediğini de şimdi döküldüğünü çözmeye çalışıyordum.
Sonra yanımdan o çocuk geçti. Gülüyor ve bir eliyle elindeki raptiyeyi gösteriyordu. O anda jeton düştü ve ben refleksen çocuğun ayağına tekme atmaya çalıştım olmayınca da son çare,
"Sen böyle devam et! Arkandan neler neler konuşuluyor haberin yok. Emin ol ki hiçbiri iyi şeyler değil." dedim.
Arkasına baktı ve sınıfına girdi.
![]() |
| This is capri sun. |
Neler olduğunu anlamaya çalışırken çocuğa amacın ne bakışları attım ve capri sun'ı elime alarak içmeye başladım.
![]() |
| Bu da delik... |
Sonra yanımdan o çocuk geçti. Gülüyor ve bir eliyle elindeki raptiyeyi gösteriyordu. O anda jeton düştü ve ben refleksen çocuğun ayağına tekme atmaya çalıştım olmayınca da son çare,
"Sen böyle devam et! Arkandan neler neler konuşuluyor haberin yok. Emin ol ki hiçbiri iyi şeyler değil." dedim.
Arkasına baktı ve sınıfına girdi.
Etiketler:
ANI,
biraz kötü,
hayatımdan kareler,
okul,
psikopat
7 Kasım 2015 Cumartesi
Beynine bir kez hava deymeye görsün/ Rapor
Her hafta 1 kitap bitirmeye çalışıyor olmama karşın, bloguma kitap yorumlarını yazmayacak kadar üşengecim. Fakat bu kitap beni o kadar derinden etkiledi ki, biyoloji hocasının 3 sayfalık raporunu 6 ya çıkaracak kadar çok yazıp bu kitabı tanıtmak istetti. Eee blog ne güne duruyor ben de burdan düşüncelerimi anlatırım^^
Beynine bir kez hava deymeye görsün kitabı, bir beyin ve sinir hastaları cerrahının olağanüstü yaşamını konu alıyor. Ve bu hikayedeki herkes GERÇEK! Ana karakterse yazar!
Eskiden izlediğim kore dizilerinden (doctor stranger, good doctor vb.) veya dinlediğim korkunç yaşanmışlıklardan dolayı cerrahlık, beynimde "küçük bir hata sonucu ölüm"le özdeşleşmişti. Sonra bu kitabı okudum ve fikirlerim 180 derece değişti...
Bu kitap bana cerrah olduğum takdirde hatam sonucu insanların öleceğini değil, başarım sonucu insanların yaşayacağını anlattı, kanıtladı.
Bununla birlikte yazarın, "Başarısızlığın başarıdan daha güçlü bir eğiticidir. Tek bir ölüm beyin cerrahının ruh halini, elli kurtarışın yapamayacağı kadar büyük bir etkiyle biçimlendirir." sözü de cerrahlığın ciddiyetini açıklar nitelikte. Çünkü cerrahlık "kibirli bir meslek" olmasına rağmen, "kolay olsaydı herkes yapardı" diyebileceğimiz kadar meşakkatlidir. Sonuçta işin ucu, ölüme kadar varıyor.
Cerrahlar "kimsenin görmek istemeyeceklerini görür", halk tarafından yüceltilmesine karşın, üstü tarafından:"Çok şey öğrenmek için buradayım dediğinde, hayır kölem olmak için burdasın" cümlesini duyacak kadar ezilir ve yaptığı en ufak hata sonucu "Suç ve ceza" romanındaki Rakolnikov'un halet-i ruhiyesine bürünebilecek kadar derinden etkilenebilir.
Cerrahlık ciddi sonuçlar doğuran bir yapıda olmasından dolayı ciddiyetin hakim olduğu bir meslektir. Fakat bana göre yazar, en sempatik ve duygusal olağanüstü cerrah olmaya aday. Bu da kitabı daha sevilesi kılarken okuyucuya rahat bir ortam sağlıyor.
Peki bu kanıya nasıl vardım?
31 Ekim 2015 Cumartesi
Hidden singer «IU≫
Kore fanlığımın ilk yıllarında -dream high'ın favorim olduğu dönemlerde- Biricik Pil Suk'un (IU) şarkılarını derinlemesine araştırıyordum.
Sonradan en sevdiğim şarkılarından biri olacak olan You and I şarkısıyla karşılaştım. Oldukça güzel bir şarkıdır Tavsiye ederim!
IU - You & I
Şimdi, asıl konumuz burdan sonra şekilleniyor.
Bir gün bu şarkıyı ararken Hidden Singer adındaki bir yarışmayla karşılaştım. O zaman önce yarışmamızı tanıtalım:
Sonradan en sevdiğim şarkılarından biri olacak olan You and I şarkısıyla karşılaştım. Oldukça güzel bir şarkıdır Tavsiye ederim!
IU - You & I
Size bilerek live versyonunu açtım böylelikle hem IU'nun sesinin her yerde güzel olduğunu hem de aradan kendi sevdiğiniz ünlülerin bile ne kadar sevdiğini seçebilin diye :)
Not: IU, sesinin yanında görünüşünün de çok güzel olduğunu düşündüğüm nadir korelilerdendir.
Şimdi, asıl konumuz burdan sonra şekilleniyor.
Bir gün bu şarkıyı ararken Hidden Singer adındaki bir yarışmayla karşılaştım. O zaman önce yarışmamızı tanıtalım:
Hidden Singer ( Korece: 히든 싱어) jTBC kanalında yayımlanan Tv eğlence programıdır. Program her dört turda ünlü şarkıcılar ve onların sesini taklit eden kişilerin, seyircilerin içlerini göremediği bir kabinde söyledikleri şarkıların 100 seyirci tarafından oylanması sonucunda gerçek şarkıcının tahmin edilmeye çalışılmasına dayanmaktadır.Şimdi daha yeni IU'yu tanımış birinden tutun müziklerini dinleyen birinin bile % 90 ihtimalle IU'yu bulamayacağı bir video izleteceğim size! Bu sırada tahmin yapmayı da unutmayıın!
29 Ekim 2015 Perşembe
Mim #19: Yemek sitili mi yaşam sitili mi?
Merhabalar!
Aramıza yeni katılan Blogger Mervenin mim pasını aldım ve sahalara geri döndüm!
Başlığa gelirsek, açıkçası bu başlığı benim yerime başka biri yazmış olsaydı her şey daha mantıklı açıklanabilirdi fakat yaşamak için yemek yiyen ben, bu başlığı yalnızca benden sonrakilerin ne düşündüğünü bilmek için yazdım.
"Yaşamak için mi yersiniz, yemek için mi yaşarsınız?"
Böyle dediysek de yemek ayrımı yapmam anlamayın. Ben sadece hiçbir yemeği yemek için yaşamadığımı belirtmek istiyorum yani kısacası yunoka kadar boğazıma düşkün değilim :D
O zaman daha fazla uzatmadan sorulara geçelim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







