Günün filmi: Hindi medium
Sistemi eleştirebilecek kadar cesur medyalar hep sorunların gerçekten çok büyük olduğu yerlerden çıkıyor. 1.4 milyarlık nüfus ve oturmamış bir sistem... Burası Hindistan. Sınıflar arası geçişin en zor olduğu ülkelerden biri.
Geçtiğimiz dönem aldığım sağlık sosyolojisi seçmeli dersinde en mutlu ülkelerin sınıflar arası geçişe en çok olanak tanıyan ülkeler olduğunu öğrendim. -Sınıflar arası geçişten kasıt fakir bir ailenin çocuğunun devlet desteği ile doktor, öğretmen, mühendis gibi prestijli meslek gruplarına geçebilmesidir-. Bu da böyle iliştirilmiş bir not olsun. Eee onca dersi boşa mı gördük!
Hindi Medium da bu sorunlarla en kolay yoldan baş edebilecek seviyede bir ailenin, olmayacak sebeplerden dolayı çocuklarını prestijli bir okula gönderirken yaşadıkları zorluğu anlatıyor. Uzun lafın kısası, Zengin okuluna zengin kontenjanınından başvuru yapılamıyor çünkü 6 yaş kontenjanı 6 sene önce dolmuş görünüyor!
Peki bu aile kızlarını nasıl o okula yazdırmayı başarabilecekler?
Ama bu bizim ülkemiz için böyle değildir herhalde? Tanıdığım pek çok başarılı arkadaşım anaokuluna bile gitmemiş. Demek ki Türkiye bu kadar yarışmacı değil.
Böyle sanıyordum, ta ki bir tanıdığımdan şunları duyana kadar...
Hayata dair
Ünlü bir üniversitenin prestijli bir anaokulunda bazı katı kurallar varmış:
- Mesela her çocuk yaşı ne olursa olsun (3-4-5-6) tuvalete yardım almadan gitmek zorundadır.
- Eğer üstünü aşını ıslatırsa bu durumla kendi başına baş etmelidir.
- Tüm programlara zamanında uyum göstermelidir.
- Asla zor kıyafetler (prenses elbisesi gibi) giymemeli okulun verdiği tarzda eşofmanlar giymelidir.
- Bu kurallara uyum gösteremeyen çocukların velisi aranarak veliye göz dağı verilecektir.
- İkinci dil olarak verilen ingilizce eğitimi sırasında hiçbir çocuk türkçe konuşmamalı.
Başarılı mı başarılı.
Welcome to TURKİ Medium
Duyduklarımdan iki şeyi saptadım: zenginlerin, şımarmış çocukları dize getirme yöntemi olarak bakımını kendisi yapmak zorunda olan bir çocuğa hayatın verdiği ders yöntemini kullanıyor olduğunu ve Türkiye'de okumuş ailelerin çocuklarını eğitim sistemindeki yarışa sokma yaşının 4 yaş olduğunu.
Hayatı giderek daha çok zorlaştırıyoruz. Sanırım herkesin tek isteği var, çocuklarının kendilerinin olduğu seviyeye -profesörlüğe- doğduklarında ulaşmaları.
Zavallı çocuklar. Keşke bu eğitim ters tepmese... Keşke erkenden ingilizce renkleri öğrenen çocuklara white pilav geliyor denerek ders tekrarı yaptırılmasa. Keşke böyle büyüyen çocuklar "İngilizce konuşma!" diye bağırarak tepki göstermese.
Neyse bu gerçekleri değil şimdilik sanallarını izleyelim. Hindi Medium'u ölmeden önce izleyin derim. Kim bilir belki bir gün çocuğunuzu prestijli bir okula yazdırmak istersiniz...
Yapmaya değer
Yaşıtınız olmayan bir ortamda çocuklarla kanka olun. Böylece aslında otomatik olarak çocukların anneleriyle de kanka oluyorsunuz. Sonra çocuk ve annenin yaşını toplayıp ikiye bölün. Aa yaşınız çıktı.
Bu benim akrabalarla iletişim formülüm. Yaşıt yoksa yaşıt oluştururuz :)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder