Komediyi amaçlamadan aşşırı komik olan bir şey izleyin! Böylece o haftanızı güzelleştirin!
İşte size örnek: AH KALBİM! Ahhh Kalbiim. (Kanal 7'nin haftasonu dizisi)
Her haftasonu ablamla oturur Ah kalbim'in yeni bölümünü izlemeye çalışırız. Bunun için uğraşırız çünkü izlerken izleyicinin önce beynini bir kenara koyması gerekiyor. Haliyle alışmak için bir süre geçmesi gerekiyor. :D

Dizide bazen kadar saçmalayabiliyorlar ki ablamla senaryoda ne olacağını kestiremez hale geliyoruz. Bu da bizi izlemeye teşvik ediyor. Senaryosu asla bir kore dizisi gibi tahmin edilebilir değil. Her an her şey olabilir. Mesela soyguna gelen kötü adamlar göründükleri ilk sahnede silahlarını düşürebilirler. Bunun çok normal bir şey olduğuna da sizi ikna edebilirler. Çünkü saçma anlarda çok normalmiş gibi davranan bir sürü karakter var ortada!
NOT: DİZİNİN HİÇBİR SANATSAL DEĞERİ YOKTUR. TEK İŞLEVİ İNSANDAKİ DALGA GEÇME İHTİYACINI KARŞILAMASI. (Ah kalbim made my week)
Benzer bir özelliği 60'ların Türk filmlerinde de görebilirsiniz. "Senin annen bir melekti" derken ne kadar ciddiler, değil mi? Fakat bu deyiş şimdi bize ne kadar komik geliyor.
En iyisi ben size gülmekten öleceğiniz bir türk filmi önereyim.
#Günün Filmi: Ayşecik canımın içi
Bu film bir seri filmiymiş. Serilerin senaryolarını ayşecik rolündeki Zeynep Değirmencioğlu'nun babası yazmış. Ayşecik de her seride farklı bir ünlü Türk filmi başrolünün kızı olmuş ve sözde dramatik filmler çekmişler.
Bana sorarsanız tam bir komedi bunlar!
Nasıl mı?
Sizi filmin 16.19. dakikasını izlemeye davet ediyorum.
Formalite icabı filmin konusunu da yazıyım: Eski bir dolandırıcıyla, çok sevdiği kızının dramatik öyküsü.
(Kısa bilgilendirme, adam kumarbazın tekidir. Yıllar önce yatılı okula bıraktığı kızının vekaletini kızın dayısına satarak kumar borcunu ödemeye karar verir. Bu sırada yıllardan sonra kızıyla karşılaşır.)
-Herhalde buraya kızınızı görmeye geldiniz değil mi amcacığım? (Sanki küçük kız sokaktan geçen tüm amcalara bu soruyu sorarmış gibi!)
-Ne-? Ah evet.
-Kızınız kim bilir ne kadar sevinmiştir. (Küçük bir kız elin adamıyla böyle nasıl konuşuyor ya büyümüş de küçülmüş sanki :'D -Bilmem.
-Hiç sevinmez olur mu!? Ben daha o zevki tatmadım. Ama bir gün babam gelince ben de o saadeti yaşayacağım. (Muhabbete bak!).
.
.
-Kızınızın kim olduğunu öğrenmek istemiyorum kıskanabilirim onu. Ama ona çok talihli bir kız olduğunu söyleyebilirsiniz. Çünkü sizin gibi bir babası var. (Ne iyiliğini gördün adamın!? iyi olması için baba olması yetti mi?)
(Bu sırada dayı gelir. Parayı getirmiştir. Baba şöyle bir bakar ve çeki yırtıp atar.)
-Bu kız değil 100.000 liraya, bir milyona bile verilmez. (SANKİ DAYI ZORLA KIZI ELİNDEN ALIYOR!)
Şimdi bile ne kadar eğlendim bilemezsiniz. Siz de isterseniz izler gülersiniz. Ama fazla izlemeyin sonr babacığım kelimeleri nostaljikleşiyor, hayırlar nayır oluyor.
İyi seyirler!
#Hayata dair
Hala daha çok hastayım. Gece gece şu yazıyı yazıyorum ya helal bana. En iyisi bir hadisle bitireyim sözlerimi böylece hayata dair de konuşmuş olurum B)
“Allah katında amellerin en makbulü az da olsa devam üzere yapılanıdır.”
Görüyorsunuz giderek yazılar kısalsa da şimdi Allah var her gün yazıyorum!
Kalın sağlıcakla!





