Bunlardan biri de Marianna Pascal.

İzlediğim 3-5 sohbet videolarından anladığım kadarıyla kendisi 10 seneyi aşkındır Malezya'da yaşayan bir ingiliz. İlginçtir ki eşi bir çinli. Kızları ile beraber Malezya'da yaşamaktadırlar. Kendisi Malezya'ya "yerel ingilizceden evrensel olana ulaşmak amacıyla gönderilen biri." Yani amacı malaylar tarafından bozulmuş ingilizceyi yeniden o asil aksana döndürmek, hataları gidermek.
(Malezya, Güneydoğu Asya'da kuzeyden Tayland'la, güneyden de Singapur'la komşu. Türkiye'nin üçte biri kadar bir yüzölçümüne sahip olan Malezya 28 milyon nüfuslu bir ülke. Başkenti Kuala Lumpur olan ülkenin resmi dini İslâm ve resmi dili ise Malayca'dır. Malezya’da en kalabalık etnik kitle olarak nüfusun % 49’u ile Malaylardır ve Ülkeye siyasi olarak da hâkimler. İkinci büyük etnik unsur % 35 orana sahip olan Çinlilerdir. Çinlilerin içinde az sayıda Müslüman vardır. Çoğunluğu Budist, bir kısmi Hıristiyan’dır. Yüzde 10 oranında da Hindistanlı vardır. Hindistanlıların da az bir kısmi Müslüman, çoğunluğu Hindu’dur. Bir süre İngiliz sömürgesinde yaşamıştır. İngilizcenin temeli buradan gelir.)
Mağmafif Marianna hanımın hayat gayesi biriken onca anı ve deneyimden sonra tam tersine dönmüş. O ingilizcenin katı kurallarla değil sevildiği gibi, mükemmellikten uzak olmasından yana bir tutum içerisinde olmuş. Onun mottosu şu: "İngilizce derece yapılacak bir sanat değildir, sonuç alınacak bir araçtır."
Buraya bu güzel videoları bırakıyorum. Ama acelesi olana gülerken eğleneceğiniz konuşmalardan birkaç kesit de koymayı ihmal etmiyorum.
-Throughout my entire marriage, my Chinese husband has been saying get down from the car. And I've been saying "Honey we're not in the car so we can't get down. We're in the car so we get out. He says "Oooohh okay so get down" :D
-In fact I was in a taxi other day and the taxi driver said to me " Ok miss you get down here." I said "NONONONO It is You get out here!" He said "It's my taxi you get out!"
-I think the important thing is whatever english we speak is Malaysian, İndian, Canadian, ect that these days we be understood people from other cultures!
Malezyalılar ile ilgili genel bilgi google'dan bulunmuş olsa da şimdi anlatacaklarım bizzat izlediğim bir diziden olacak. SURİ HATİ MR PİLOT:

Fakat şu bir gerçek. Hayatımda ilk kez başörtülü bir başrol izledim. Bu Türkiye'deki izleyiciler için bir kilometre taşıydı. Durumu çok da sevdim. Gözüm sürekli başörtüsüne takıldı. Nasıl yapıyorlardı o şekli vb. Türk izleyiciler de sevmiş olacak ki bu diziyi izlememize vesile olan Çiğdem hanım Malezya başörtüsünü satarak ekmeğini kazandı da Endonezyaya gitti :) Harika fikirdi.
Dizinin ya da Malezya dizilerinin gelecekte muhtemlen Türkiyede tutulamayacak olmasının büyük bir sebebi var. Konuşma dilleri olağanüstü "mıymıy". Yani şimdi gerçekten kulak tırmalıyor. Malayca da Hintçe gibi ingilizceyi araya serpme olarak kullanan bir dil. Bu aslında bizim adımıza iyi bir şey ama büyük resme bakıldığında kurtarılamıyor. Bir kere Kore gibi akılda da kalmıyor. İngilizce gibi havalı da değil. Onu da Allah yaratmış ama işte nereden tutsan elinde kalıyor.
Not: Endonezceyi gerçekten sevmeye çalışmış biri olarak konuşuyorum. Yani ön yargılı olduğumu düşünmeyin. Birkaç kelime de biliyorum! Terima Kasih teşekkürler demek mesela ya da sayang sevdiğim demek :)
Hali hazırda 2 youtuber takip ediyorum. Haftalık kısa film izliyorum. Ama dilin benim adıma oluru yok... Youtuberlar: Fathia izzati ve İcazahra
Hindistanın ingilizce hintçe karışık konuşmasına tüm dünya alışmışken bu 28 milyoncuk ülkeninkilere alışamamamız saçma olurdu. Marianna hanımın dediği gibi farklılıkları kucaklamalıyız çünkü insan kendini yeterli hissedince meyve vermeye başlıyor :)
Böyle uç konuları okumaya değer bulduğunuz için teşekkürler. Bilirsiniz bazen dar bir zamanda böyle kuytu köşedekiler bizler için daha değerli olabiliyor. Ben de sınava 1 ay kala derslerin arasında bulmuştum bu hanımefendiyi. :) Umarım faydalı olmuşumdur.
Sağlıcakla kalın!
Bu diziden değil de Ombak Rindu (dram içeriyor biraz) diye bir film var ben baya etkilenmiştim ondan. Hatta yazın Malezya'ya gitme ya da üniversiteyi bir dönem orada okuma planları içerisindeyim. Ben sevdim Malayları da dillerini de.
YanıtlaSilBu arada hayırlı olsun çıktık sınav sancısı döneminden.
Allah'a emanet olun:)
Evet çok şükür bitti bu süreç :)
Silİnşallah sonuçlar güzeldir hepimiz için hayırlısı olsun
o filmi duydum galiba ama dram diye izlemeyi ileri bir tarihe attım
nedeense son zamanlarda dram izleyemiyorum...
yine de öneri için teşekkürler
ve bu kadar geç yayınlama için özür. Lütfen kusura bakmayın...
siz de Allaha emanet olun :)
Yeni yazın ne zaman gelicek? :)
YanıtlaSil